Aylar önce TFF Başkanı ile Galatasaray Başkanı arasında bir sohbet geçiyor. Herkes bir yorum yapıyor. Ama bu herkes gazetelerde yazmıyor ve televizyonlarda konuşmuyor. Mahallenin delisi olan ben çıkıyorum SÖZCÜ Televizyonu’nda, “Dursun Özbek, İbrahim Hacıosmanoğlu’na ‘Sakın ha’ diyerek ne demek istedi, herkes değişik yorumlar yapıyor, bunu bir açıklayın” diyorum. Bunları konuşurken saat 22.30 civarı. Sabah 09.00’da telefon geliyor. Geç yattığım için hanım açıyor. Diyor ki, “Seni adliyeden çağırıyorlar”. “Allah Allah” diyorum, gidiyorum saat 10 civarı. Avukat eşim diyor ki “Ben geleyim mi?”. “Gelmene gerek yok. Ne olduğunu bilemediğim bir işe çağırıyorlar.” Çıkıyorum, Allah Allah en üst kat. Beni bekleyen bir terör savcısı! Savcının önünde bir bilgisayar var ve bana “Nereden duydun?” diye soruyor. Ben de diyorum ki “Bu ‘Sakın ha’yı herkes konuşuyor, ben de merak ettim ve sordum. Ben gazeteciyim, herkesin konuştuğunu söyledim.” Önce tanık olarak çağırılmışım, bu konuşmadan sonra sanık oldum. “Avukatını çağır” dediler, evden hanımı çağırdım. Sonuç yurt dışı yasağı, 15 günde bir imza. Çıkışta en az 20 adliye muhabiri, “Hocam ne oldu, bu konuda ne diyeceksiniz?” diye soruyorlar. “Bu soruyu bana sormayın, TFF Başkanı ile Galatasaray Başkanı’na sorun” cevabını verince muhabirlerin bana soracakları hiçbir şey kalmıyor, ben de yürüyüp gidiyorum. Sonra bugünlere geliyoruz.

Bakınız beyler! Türk futbolunda bunlar oluyor, bunlar yaşanıyor. Olay nerelerden nerelere gidiyor ama ortada bir orta oyunu var, orta oyunu ciddi bir orta oyunu. Kulüp taraftarlarının sinir uçlarıyla oynamayın, çok tehlikelidir. “Allah muhafaza” diyorum. Çünkü birkaç cümle daha yazarsam belki bir savcı daha beni çağırabilir. Şimdi gelelim sadede...… Kimse kimseye suçlama yapmasın. Galatasaray Başkanı, herkesin merak ettiği “Sakın ha”yı TFF Başkanı’na söylemişken ve TFF Başkanı da bunu açıklamazken, Galatasaray Başkanı için bir şey söylemek istemiyorum çünkü o kendi takımının başkanı, taraf. Ama TFF Başkanı, Türkiye’deki futbolun başı. Bunu açıklayamadı. Ne oldu? Şu anda Galatasaray TFF ile bütün köprüleri atmış. Ben buna şunu derim: “Vay anasını sayın seyirciler.”

Gelelim Fenerbahçe’ye... Onlar bu konuda haklılar. Bu ‘Sakın ha’yı futbol kamuoyu dahil Fenerbahçe de kovalıyor. Bir bildiri yayınladılar. Neden? Çünkü pazar günü dananın kuyruğu kopacak bir maç oynanacak. Peki bu maçın hakemi kim? Yani danadan kuyruğu koparacak hakem kim? Yasin Kol! Bu arkadaş Türkiye’de bulunmaz Hint kumaşı. Futbol kamuoyu 15 gündür bunu konuşuyordu ‘Verilir mi verilmez mi?’ diye, verildi. Şimdi ikinci kısmı var. VAR kim olacak? VAR’a Abdullah Buğra Taşkınsoy’u verin tekmili birden bir maç seyredelim. Öyle şeyler oluyor ki inanılır gibi değil. Yıllar önce bir ofsayt pozisyonu olmuştu. VAR’daki arkadaş ‘Ofsaytımsı’ demişti, sonu oldu. Şimdi VAR’daki bir arkadaş (Abdullah Buğra Taşkınsoy) ‘Coğrafi ofsayt’ diyor. Konuşmayı dinledim yani hakeme diyor ki, “Arkadaş buna ofsayt ver”. (Bir bu cümleyi söylemediği kalıyor. Çok zeki ya) O da evlere şenlik bir kararla Galatasaray’ın net golünü iptal ediyor. Bütün bunları gördükten sonra tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki “Türkiye’de şampiyon son maçta hakem düdüğü çalmayana kadar belli olmayacak.” Bu cümleyi neden söylüyorum çünkü futbol hayatımda böyle şeyler yaşamadım, ilk defa yaşadım. Sonu bilinmeyen bir filmi seyrediyorum. Satranç nasıl oynanıyor, merak ediyorum, kim 1., kim 2., kim 3. olacak? Bu biliniyor mu yoksaaaaaa?!!!!

NOT: Maçın ne olacağını bilmiyorum ama spor yorumcularına gazetelerde ve televizyonlarda büyük iş düşeceği kesin!