TÜRKİYE ONU HALK ARENASI'NDA TANIMIŞTI
Köken, başta usta gazeteci Uğur Dündar'ın Halk Arenası programı olmak üzere birçok basın-yayın platformunda, siyaset-ticaret-sarı sendika üçlüsünün maden işçilerinin emekleri üzerine kurdukları sömürü düzenini ve yapılan haksızlıkları tüm detayları ile dile getirdi, facianın kaza değil, katliam olduğunu anlattı. Bir yandan da hem kendisinin, hem de işsiz arkadaşlarının yaşam hakkı için iş bulma mücadelesini sürdürdü. Fakat o günden bu yana iş bulamadı, iş başvurusunda bulunduğu tüm kapılar yüzüne kapandı.
"ÇİNLİLER'İ İŞE ALDILAR, BENİ ALMADILAR"
İş arayışından vazgeçmeyen Köken, sesini duyurabilmek için, geçtiğimiz yaz mevsiminde, kendisi ile aynı kaderi paylaşan iki arkadaşı ile birlikte 'Direniş Çadırı' kurarak gündeme gelmişti. Amacı memleketi Kınık'ın Elmadere Köyü'ndeki madende çalışmaktı. Fakat, söz konusu madenin karşısında sürdürdüğü bu eylemi, jandarmanın müdahalesi ile son bulmuştu. Köken, "Madende çalışma kriteri AKP'ye üye olmak. Çinliler'i bile işe aldılar ama bizim köyümüzdeki maden bize iş vermedi. Doğruları söylediğim, hakkımı aradığım için ismim kara listeye alınmış. Beni işsizliğe mahkum ederek bedel ödetiyorlar" dedi. Köken, uzun uğraşları sonucunda iki ay önce Aliağa'daki Star Rafinerisi'nde iş bulduğunu ancak 26 gün çalıştıktan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını ileri sürdü.
"EVİMDE ATATÜRK POSTERİ VE TÜRK BAYRAKLARI BULDULAR"
Köken, geçtiğimiz Haziran ayındaki 'Direniş Çadırı' eylemi nedeni ile 20 gün önce tekrar gözaltına alındığını ve hakkında dava açıldığını söyledi. Köken, yaşadıklarını, "25 Kasım tarihinde, sabaha karşı, terörle mücadele polisleri ve jandarma ekibi evime geldi. Eşim ve iki buçuk yaşındaki kızımın şaşkın bakışları arasında evimde arama yaptılar. Aramada 36 adet Türk bayrağı ve Atatürk resimleri buldular. Telefonlarıma el koydular. Sonra beni kelepçeleyerek gözaltına aldılar" sözleri ile anlattı.
"NEDEN HÜKÜMETİ ELEŞTİRİYORSUN"
Evinde gözaltına alındıktan sonra Kınık İlçe Jandarma Karakolu'na götürüldüğünü söyleyen Köken, " Tuvalet ihtiyacımı karşılarken bile kelepçeleri çözmediler. Burada ifademi sakallı, sivil jandarmalar aldı. Sözlü sorguda bana 'Soma kazasına neden katliam dedin? Neden her basın açıklamasına katılıyorsun? Cumhuriyet gazetesi hakkındaki basın açıklamasına neden katıldın? Neden hükümeti eleştiriyorsun? Niçin Deniz Gezmiş tişörtü giyiyorsun? Neden direniş çadırı kurup eylem yaptın? Facebook sayfanda neden 5 bin kişi var' diye sorular yönelttiler" iddiasında bulundu.
"EKMEK ARASI ÇORBA VERDİLER"
Bir hafta boyunca Kınık İlçe Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde tutulduğunu belirten Köken, "Ailemden ayrı kaldığım için, özgürlüğümden yoksun bırakıldığım için çok üzüldüm. Bana ekmek arası mercimek çorbası verdiler. Nezarethaneye yemek getiren yaşlı anne ve babamı tartakladılar, görüştürmediler" diye konuştu.
"TERÖRİST SUÇLAMASI YAPTILAR"
Köken, sözlü sorgulamadan sonra yazılı ifadesinin alındığını söyleyerek, "Bana 'DHKP-C üyesi misin? Bu örgütün lideri kimdir' gibi sorular sordular. Beni halkımız da bilir, devlet de bilir, ben yurtsever bir insan olarak yasadışı her türlü faaliyetin karşısında biriyim. Böyle bir suçlamaya maruz kalmak ağrıma gitti. 'Bana kumpas mı kurulmak isteniyor' karşılığını verdim. Bizim direniş çadırımızı birçok vatandaş ziyaret ederek, iş bulma mücadelemize destek verdi. İstanbul'dan da kendilerini avukat olarak tanıtan bir grup gelmişti. Bu grup çadırımızın önünde bir basın açıklaması yaptı, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı, bağlama ile bir-iki türkü söylediler ve gittiler. Daha sonra bu kişilerin Halk Cephesi üyesi olduklarını ve içlerinden bazılarının tutuklandıklarını öğrendim. Bana 'Bu şahısları nereden tanıyorsun? Herhangi bir bağın var mı' diye sordular. Ben de daha önceden tanımadığımı, hiçbir şekilde bağımın olmadığını, desteğe gelenlerin GBT'sine bakmadığımı, sadece Vatan Partisi MYK Üyesi olduğumu belirttim. Ben Atatürkçü'yüm' şeklinde cevap verdim" dedi.
"BASINA KONUŞURSAN TEKRAR İÇERİ ALIRIZ"
Bazı polis ve jandarma görevlilerinin kendisine gözdağı vermek istediklerini ve tehditte bulunduğunu iddia eden Köken, "Beni gözaltına aldıklarında, 'Bak, senin suçsuz olduğunu biliyoruz. Bir hafta sonra seni bırakacağız. Ama kesinlikle basın açıklaması yapmayacaksın. Seni bir daha toplumsal bir olayda görmeyeceğiz. Facebook sayfanı kapatıp başka bir sayfa açacaksın. Yoksa seni tekrar içeri alırız' dediler. Aynı şeyleri serbest bırakırken de üstüne basa basa söylediler" diye konuştu.
"O SAVCI VE HAKİMLER FETÖ'DEN TUTUKLANDI"
Köken, kendisi hakkında dava açan savcı ve hakimin FETÖ üyesi oldukları iddiası ile tutuklandıklarını vurguladı. Köken, "Daha önce hakkımdaki davaya karı-koca olan savcı ve hakim bakıyordu. FETÖ'den tutuklandılar. Yerlerine bir başka karı-koca savcı ve hakim geldi, onlar da FETÖ'den tutuklandı" dedi.
"ARTIK SOMA'YA GİRİŞİM YASAKLANDI"
Köken, "Bir hafta süren gözaltı sonunda çıkarıldığım mahkemede, davaya yeni atanan türbanlı hakim, beni adli kontrol şartı ile serbest bıraktı. Yurt dışı bir yana, İzmir il sınırı dışına bile çıkmam yasaklandı. Kınık'tan, Manisa il sınırındaki Soma'ya iş arayışı için gidemiyorum artık. Haftada iki gün karakola gidip imza vermek zorundayım" ifadelerini kullandı.
"HUKUK KALMADIĞINDA NE YAPARIZ"
Tutuksuz yargılanan Köken, gözaltı sürecinde yaşadıkları hakkında, "Bana yapılan muamelenin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum. Biz hakkımızı ancak hukuk ile ararız. Ama ortada hukuk da kalmadığı zaman ne yaparız" dedi. Köken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar hak arayışını sürdüreceğini söyledi. Köken, bankalara borçlandığını, ailesinin geçimi için çalışmaya ihtiyacı olduğunu, tek amacının iş bulmak olduğunu sözlerine ekledi.


