Zekeriya ALBAYRAK / ANKARA
Bir gün önce “Barış” için yapılacak toplantıya ev sahipliği yapacak olan Sıhhıye Meydanı, bunun yerine barış için gelenlerin “yas ve gözyaşına” ev sahipliği yaptı. Önceki gün Ankara Tren Garı’nda meydana gelen ve resmi rakamlara göre yaşamını yitiren 95 vatandaşımız için Sıhhıye Meydanı’nda “gıyabi cenaze töreni” düzenlendi. Ölenlerin anısına gıyaplarında, Meydan’daki ünlü Geyik Heykeli’nin önüne karanfiller bırakıldı.
“Barış, Demokrasi ve Emek” mitinginin düzenleyicileri, KESK, DİSK gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, saldırıda hayatını kaybedenlerin mensup olduğu siyasi partiler, HDP, CHP, EMEP’in temsilcileri, sabah saatlerinde ilk iş olarak, saldırının gerçekleştiği tren garının karşısındaki alana karanfil bırakmak istediler. Ancak, saldırının gerçekleştiği gün “yeterli önlem almamakla” suçlanan polis, karanfil bırakmaya izin vermedi. Gerginlik çıktı ve karanfil bırakmak isteyen gruba biber gazı sıkıldı. Valiliğin devreye girmesiyle birlikte temsilcilerden oluşan bir grubun karanfil bırakılmasına izin verildi. Polisin bu tavrı kalabalık tarafından, “bombalara karşı önlem almayan polis, karanfile karşı önlem aldı” şeklinde eleştirilere yol açtı.

“HIRSIZ, KATİL ERDOĞAN”
Törene, aralarında HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile çok sayıda HDP ve CHP milletvekili ile STK temsilcisinin olduğu binlerce kişi, “barış kurbanları”nı uğurlamak için Meydan’a toplandı. Kalabalık sık sık “Hırsız, katil Erdoğan”, “Hırsız, katil AKP”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. CHP-HDP’li vekillerin alana kol kola gelmeleri dikkat çekti.
POLİSİN YERİNE GENÇLER TEDBİR ALDI
Meydan’a girişlerde, sadece Kızılay yönündeki girişlerde tedbir alan polisin arama yapmadığı, miting görevlisi gençlerin kontrol noktası oluşturarak arama yaptıkları görüldü. Görevli gençlerin dedektörle arama yaptıkları da görüldü. Tören sırasında yakınlarını kaybeden çok sayıda vatandaşın baygınlık geçirdiği ve siniri krizine girdiği de görüldü.

DEMİRTAŞ: 128 YOLDAŞIMIZI KAYBETTİK
Törende konuşan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, resmi rakamların açıkladığı 95 yerine, 128 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. Demirtaş, “Yüreğimiz yanıyor. Şu ana kadar maalesef 128 yoldaşımızı yitirdik. İntikam ve kinle hareket etmeyeceğiz. Ama hesabını da soracağız. 1 Kasım da bunun ilk adımıdır. Sizin bitişinizin sonu 1 Kasım olacak. Kasım’da diktatörü devirmek başkadır, diyeceğiz ve oradan başlayacağız işe” dedi.
“DİKTATÖRLERİN EN KORKTUKLARI ŞEYİ YAPMAYA GELİYORLARDI”
Sıhhiye Meydanı’ndaki anma töreninde, KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in ardından, açıklama yapan Demirtaş, “Dün burada on binlerle, yüz binlerle ülkenin dört bir köşesinden bu barbar ve faşizan anlayışa karşı barışı, özgürlüğü, demokrasiyi savunan sizler gibi yiğit insanlar olacaktı. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Ermenisi, Sünnisi, Alevisi ama her birinin yüreğinde barış türküsü olacaktı. En korktukları şeyi yapmaya geliyorlardı diktatörlerin. Halkların birlikteliğini, ezilenlerin gücünü Sıhhiye’de göstermeye geliyorlardı. Faşizmin en korktuğu şey budur. Biz bunu inadına, ısrarla yapmaya devam edeceğiz. Ezilenler olarak ısrarla yan yana duracağız. İnadına özgürlük, inadına direniş diyeceğiz” diye konuştu.
“ELBETTE HESAP SORACAĞIZ”
“Elbette hesap soracağız, diyerek buradan kardeşlerimizi uğurlayacağız” diyen Demirtaş, “Gün gelecek, devran dönecek. O günler de uzak değil. Siz bu ülkeyi teslim aldık. Devlet bizim malımız, ülke bizim malımız; diyenler halka hesap vereceksiniz. O günler gelsin diye sizlere inat direnerek kazanacağız” ifadelerini kullandı.
“BİZİ KATLEDENLERLE ACIDA NASIL BULUŞALIM?”Devletin, Ankara’da meydana gelen saldırıyı önlemediğini ve saldırının önünü açtığını savunan Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun saldırı sonrası açıklamalarını eleştirerek “Dünden bu yana Ankara’nın göbeğinde kuş uçsa kanat çırpsa haberi olan devlet, Ankara’nın göbeğinde bir katliamı önlememiştir. Önünü açmıştır. Diyarbakır’daki, Suruç’taki gibi. Dün akşamdan bu yana Başbakan yaptığı açıklamanın yarısından fazlasını bize tehdide ayırmıştır. Bizi suçlamaya ayırmıştır. En azından acıda, katliamda birleşebilmeyi çok isterdik ama biz katillerimizle acıda nasıl buluşalım? Bizi katledenlerle, arkamızdan sırıtıp gülenlerle biz acıda nasıl buluşalım? Faşizmle acıda nasıl buluşalım? Yoksa yüreğinde vicdanın, insani değerlerin kırıntısını taşıyanlar birleşmiş durumda” şeklinde konuştu.
“KASIM’DA DİKTATÖRÜ DEVİRMEK BAŞKADIR”
Saldırının hesabını ilk olarak 1 Kasım’da soracaklarını kaydeden Demirtaş, intikam ve kinle hareket etmeyeceklerini belirterek “Sizler şunu unutmayın. Kimliklerimiz, inançlarımız ne olursa olsun; bizler ezilenler olarak bu devlet bizim, bu vatan ortak malımızdır, diyeceğiz. Kimsenin gelip yukarıdan tepeden özgürlüklerimize, ülkemize, haklarımıza el koymasına izin vermeyeceğiz. Aynı anda ayağımızı asfalta vursak Saray’ın camları titrer. O kadar çoğuz biz, o kadar kalabalığız. İntikam ve kinle hareket etmeyeceğiz. Şiddet, şiddeti doğurmasın diyeceğiz. Ama hesabını da soracağız. 1 Kasım da bunun ilk adımıdır. O gün her şey bitmeyecek. Ama sizin bitişinizin sonu 1 Kasım olacak. Kasım’da diktatörü devirmek başkadır, diyeceğiz ve oradan başlayacağız işe” açıklamasında bulundu.
“AFFEDİN BİZİ”
Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Demirtaş, “Kaybettiğimiz bütün kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine, bütün halkımıza baş sağlığı ve sabır diliyorum. Onlar büyük bir umutla, sevinçle Ankara’ya geldiler. Koruyamadık onları maalesef koruyamadık. Affetsinler bizi. Tabutlarla geldikleri yerlere onları geri gönderiyoruz. Affetsinler bizi. Ama biz geride kalanlar tıpkı onlar gibi dimdik duracağız. Yaşam ve direniş iç içe olacak. Halkımızın şehitleri yolunuz açık olsun” dedi.
2 GÜNLÜK BOYKOTA DAVET
KESK Başkanı Lemi Özgen de konuşmasında, hesap sorulacağını dile getirdi ve tüm çalışanları Pazartesi ve Salı günü greve çağırdı.
Törenin ardından kalabalığın dağılması sırasında Kızılay yönünü kapatmış olan polisin, alanın boşaltılması için başka yönleri işaret etmesi gerilime yol açtı. Ancak tören görevlilerinin “provakasyona karşı uyarısı” üzerine herhangi bir arbede yaşanmadan kalabalık dağıldı.
