Ecevit, Demirel, Erbakan, Baykal, Özal, Erdoğan sevelim ya da sevmeyelim siyaset sahnesinin ‘özgün’ karakterleri.

Bir de özgün olmayanlar var. Çakma desen çakma bile değil. Birinin yol vermesiyle, ‘bizim oğlan bizim kız’ demesiyle, emanetçi ve de kendisinden ne istenirse ‘hayır’ demeyenler var.

Yıldızı kaşla göz arasında parlayıp sönenler!

Arşive bak isimleri bir dönem bilinir, kullanma süreleri dolunca unutulup gitmişlerdir. Denizde kum bizde böylesi çoktur.

Siyaset esnafı iyi bilir.

Bu işin piyasasında ‘evet’ demeyenler, kırmızı çizgim, ilkelerim var, yuh be kardeşim ben nasıl böyle bir şeye imza atarım, nasıl söylerim o lafı diyenler azdır. Diyenler de dokuz köyden kovulur!

Herşeye evet diyenlerin elinde kalan sadakati kadar kazançtır.

Yapana ne mutlu(!)

*

Son yerel seçimde 5 milyon İstanbullu’nun oyu ile belediye başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu bir davetten söz etti.

“İlk kez oluyor. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sisteminin açılışına Ulaştırma Bakanı beni de davet etti. Teşekkür ediyorum. Pazartesi gideceğim. O bakanlık, o makamlar, onlar kadar benim. Benim makamım, İstanbul Belediyesi benim kadar onların” dedi.

Duyunca ‘ne medeni bir hareket, ulaştırma bakanına bravo valla’ demiştim. Kursağımda kaldı medeniyet sevinci!

Daveti yapandan değil ama İmamoğlu’nun rakibi, zam bekleyen taksicilerin ‘taksimetreleri kurun geliyor Murat Kurum’ diye mani düzdüğü AKP’li Murat Kurum’dan ‘yalanlama’ geldi.

Özetle “Ne daveti? Davet mavet yok. Davet edildim edilmedim... Yani davet edilseeen ne olur edilmesen ne olur” dedi.

Haydaaa!

Birisi yalan söylüyor ama acaba kim?

Söyleyeni bilemeyeceğiz artık. Fakat gerçeği taksicilerin zam umudu Murat Kurum bile biliyor.

O da şu...

Pek kıymetli belediye başkanı adayı siz kimsiniz? Bu memleketin sahibi misiniz, baba malı mı açılışı yapılacak raylı sistem? Yurttaşların vergileriyle yapılmadı mı bu hizmet? Ulaştırma bakanının davetini mi bekleyeceğiz. Sizi bakan yapan, oradan alıp vekil yapan, hazır vekil seçilmişken sen şimdi de belediyeye aday ol diyen dünya liderimizin davetini mi arayacağız? Siz lütfedip davet ederseniz mi geleceğiz raylısı raysızı açılışlara?

İstanbul’un bir yerinde yaşayan sade yurttaş da gelir kendi parasıyla yapılan hizmetin açılışına, İstanbullular’dan 5 milyon oy alan Belediye Başkanı İmamoğlu da.

Size ne?

Eskiden çocuklar mahalledeki inşaatın kum yığınında kumdan kale oyunu oynardı. Biri tepeye çıkar, yerine geçmek isteyenleri iterdi aşağıya. Çocukluk işte...

Zaman geçti işler değişti, bugün oyun da kum yığınları da güya büyük ama kumdan kale oynamayı sürdüren çocuklar bildiğiniz gibi!

*

Başa döneyim...

Siyasette özgün karakter olmak, kalıcı olmak siyanürü toprağa basarak altın bulmaktan bile zor.

Zor olunca ne yapacaksın? Mühim ve de etkili-yetkili biri elindeki feneri yüzüne ne kadar tutarsa o kadar parlayacaksın sahnede. Feneri tutan el ışığı kapatınca da oyun bitecek. Alkışlayanlar dağılıp gidecek, evli evine köylü köyüne!