Eski Kültür Bakanı ve Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Onursal Başkanı Ercan Karakaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nde dinamizmini sürdüren yenilenme, değişim, yapısal dönüşüm tartışmalarına katkıda bulundu.

Avrupa Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu’nda dört dönem genel başkanlık yapan ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi SDP’nin çeşitli kademelerinde 11 yıl çeşitli görevlerde de bulunan CHP’nin duayen ismi, Türkiye ve Avrupa’daki tecrübeleri ışığında fikirlerini sozcu.com.tr’ye anlattı.

CHP’deki reform tartışmaları hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Dünyada Cumhuriyet Halk Partisi gibi 100 yılı aşan çok az parti var. Önce şuna bakmak lazım: Neden 100 yıl sonra CHP hala tartışılıyor, hala ikinci büyük parti? Bunun bir tek sebebi var; değişen dünya koşullarına, değişen sorunlara ve taleplere göre kendisini yenileyebilmesi. Hem parti programı, hem örgütün işleyişi, hem de halkla ilişkiler bakımından. Batı’daki sosyal demokrat partiler hızla değişen dünyada çağı yakalamak için parti programlarını her 10 yılda bir gözden geçiriyor. Mesela, göçmen sorunu, enerji sorunu, ekoloji sorunu gibi son yıllarda ortaya çıkan yeni sorunlara çözümler üretmek. Değişmeyecek şeyler ise temel ilkelerdir.

Eski Kültür Bakanı ve SODEV Onursal Başkanı Ercan Karakaş


Bu ilkeler nelerdir?

Bize Atatürk’ten kalan altı ok’tur. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, devrimcilik. Bunların üzerine, 1965 yılında Ecevit öncülüğünde büyük bir yenilik getirilmiş, altı ok ilkelerine, bütün dünyada geçerli olan sosyal demokrasi ilkeleri dahil olmuştur. Çağdaş demokrasi, özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğe öncelik vermek ve barış. Bunlar, Atatürk’ün çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma hedefine de uygundur.

Yenilenme, değişim, dönüşüm nasıl olmalı?

Reform üç konuyu kapsamalıdır: Birincisi; partinin sosyal demokrat kimliğini ve hedeflerini netleştirecek temel değerler programı. Biz kimiz, tarihimiz ne, bizi sağdan ayıran faktörler nedir, neden laik bir cumhuriyet istiyoruz? Parti programını, değişen dünya koşullarına göre yeniden gözden geçirmemiz lazım. Artık 400 – 500 sayfalık programlar değil, ana ilkeleri ortaya koyan temel değerler programı oluşturmak gerekiyor. Partinin ideolojisi, hedefi ve kimler için siyaset yaptığı hakkında topluma söylemimizin de net olması lazım.

Ercan Karakaş, SÖZCÜ muhabiri Gökmen Ulu'nun sorularını yanıtladı.


Reform için ikinci konu hangi alanı kapsıyor?

Yerel yönetimleri. Sosyal demokrat belediyeler için temel değerler programı oluşturmalıyız. Bunun en güzel ve somut uygulamasını, 1984 yılında Dikili Belediye Başkanı seçilen Osman Özgüven başarıyla gerçekleştirmiş ve tarihe geçmiştir. Özgüven, barınma, sağlık, gıda, eğitim konularında sıkıntı çeken halkına sosyal belediyecilik uygulamalarıyla nefes olmuştur. Hatta, sadece bu hizmetleri bedava sağlamakla kalmamış, su kullanımını da ücretsiz yapmıştır. Örnek alınmalıdır. Bizim, bu tecrübelerden de yararlanarak yerel yönetimler temel ilkeler programı oluşturmamız lazım. Halkın katılacağı doğrudan demokrasi yöntemini ve evrensel sosyal demokrasi değerlerini hayata geçirecek yerel yönetim temel değerlerini belirlemek ve göreve gelenler için bağlayıcı olmasını sağlamak gerekir.

Reform için gerekli gördüğünüz üçüncü koşul nedir?

Örgüt reformu. Partinin örgütsel yapısının daha sağlıklı, daha demokratik, katılımcı, üretken ve öğrenmeye dayalı hale getirilmesi gerekiyor. Bütün sol ve sosyal demokrat partiler, “Biz üye ve program partisiyiz” derler. Parti aynı zamanda bir okuldur. Üyelerine sürekli eğitim vermelidir. Üyelerin niteliği geliştirilmelidir. Ayrıca, partinin örgütlü toplum kesimleriyle iletişiminin, meslek odaları, barolar, sendikalar, sivil toplum kuruluşlarıyla etkileşiminin sağlanması lazım. Reform çalışmaları tabana ve halkın katılımına açık yapılmalı. Bir takvime bağlı olarak en geniş katılımla yapılacak reformlar, partiye olduğu gibi siyasetin demokratikleşmesine ve siyasi kültüre büyük katkı sağlayacak, CHP’nin de iktidar yolculuğunu yeniden güçlendirecektir.