Cumartesi sabahı sadece bir futbol maçı oynamayacağız. 24 yıldır özlemini çektiğimiz bu büyük turnuvada A Milli Takımımız kader maçına çıkacak. Paraguay karşısında alınacak sonuç, ya umutlarımızı yeşertecek ya da hayalini yıllarca kurduğumuz serüveni daha grup aşamasında bitirecek. İşte bu yüzden artık ilk maçın hayal kırıklığını geride bırakmanın zamanı geldi.

Avustralya karşısında alınan mağlubiyet yalnızca skor olarak değil, ortaya konan oyunla da can sıktı. Fiziksel olarak rakibin gerisinde kalan, üretmekte zorlanan ve özgüvenini kaybetmiş bir milli takım izledik. Ancak futbolda geçmişi değiştiremezsiniz. Yapabileceğiniz tek şey önünüzdeki maça hazırlanmak ve yeniden ayağa kalkmaktır.

MÜCADELE HEM SAHA İÇİ HEM DE SAHA DIŞI

Belki de en önemli mücadele saha içinde değil, saha dışında yaşanıyor. Futbolcuların sosyal medyadan ne kadar etkilendiği artık herkesin bildiği bir gerçek. Eren'in ve Merih'in eleştiriler sonrası tarzlarını değiştirmesi, Samet'in basın toplantısında söylediği "Bir şey yapmaya korkuyoruz." sözleri bunun en net göstergesi. Milli formayı taşıyan oyuncuların üzerindeki baskı elbette normaldir. Ancak bu baskının performansı felç edecek seviyeye ulaşması, hem takım hem de ülke adına büyük bir sorun.

Bu nedenle milli takımın cumartesi gününe kadar dış dünyayla bağını mümkün olduğunca kesmesi gerekiyor. Sosyal medya yorumları, eleştiriler, tartışmalar... Bunların hiçbiri şu an sahada kazanılacak mücadeleden daha önemli değil. O 90 dakikada tribünde milyonlar olacak ama sahada sadece onlar mücadele edecek.

Kaynak olarak ekle

SADECE BİZİM İÇİN FİNAL DEĞİL

Unutulmaması gereken bir gerçek daha var... Bu maç yalnızca bizim için "tamam mı, devam mı" karşılaşması değil. Paraguay da ilk maçında ABD'ye 4-1 mağlup oldu ve onlar da bu mücadeleyi adeta bir final olarak görüyor. Paraguay basını Türkiye karşılaşmasını "zor ama imkânsız değil" sözleriyle değerlendiriyor. Onlar da biliyor ki kaybeden taraf büyük ölçüde turnuvaya veda edecek.

Kağıt üzerinde bu maçın favorisi Türkiye. Eğer Avustralya karşılaşmasından gerekli dersler çıkarılır, fiziksel mücadelede daha dirençli olunur ve özgüven yeniden kazanılırsa üç puan hiç de uzak görünmüyor. Ancak bunun için yalnızca taktiksel doğrular yetmez. Oyuncuların psikolojik olarak da ayağa kalkması gerekiyor. Şimdi geçmişi konuşmanın değil, kader maçını kazanmanın zamanı.