Orta Doğu’da savaş başladığında herkes aynı soruyu sorar...
Petrol fiyatı ne olacak?
Ama bu kez “Savaş kimin işine yarıyor?” diye soran da çok.
Çünkü ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı başlattığı askeri operasyonun arkasında sadece Pentagon yok. Bizzat Trump’ın kendisinin söylediğine göre karar sürecinde en etkili isimlerden biri damadı Jared Kushner.
Üstelik Kushner’in resmi bir devlet görevi bile yoktu.
Trump geçen hafta yaptığı basın toplantısında açıkça “Kararı verirken Steve Witkoff (Orta Doğu Özel Temsilci), Pete Hegseth (Savaş Bakanı) ve Marco Rubio’nun (Dışişleri Bakanı) yanında damadı Kushner’in de kendisini ikna ettiğini” anlattı.
Ama burada çok ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Çünkü Kushner sıradan bir danışman değil.
O aynı zamanda Orta Doğu sermayesiyle milyarlarca dolarlık iş yapan bir yatırımcı.
★★★
Trump’ın Beyaz Saray’dan ayrıldığı 2021 yılında Kushner hemen yeni bir yatırım fonu kurdu. Adı; Affinity Partners.
Fonun en büyük yatırımcısı kim?
Suudi Arabistan.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın yönettiği Kamu Yatırım Fonu, Kushner’in şirketine 2 milyar dolar yatırım yaptı.
Her yıl da bu yatırım için 25 milyon dolar yönetim ücreti ödüyor.
Yani son birkaç yılda Suudi Arabistan’dan Kushner’in kasasına giren para 100 milyon doları geçti.
★★★
Orta Doğu’daki bu para ilişkilerini anlamak için başka bir örneğe bakmak yeterli.
Geçen yıl dünyanın en büyük video oyun şirketlerinden biri olan Electronic Arts - yani FIFA, Battlefield ve The Sims gibi oyunların üreticisi - tam 55 milyar dolara satıldı.
Alıcı kimdi?
Suudi Arabistan’ın dev Kamu Yatırım Fonu. Ve yatırım ortaklarından biri de Jared Kushner’in şirketi Affinity Partners.
Yani Trump’ın damadı, Körfez sermayesiyle birlikte sadece Orta Doğu diplomasisinde değil, küresel teknoloji ve eğlence sektöründe de milyarlarca dolarlık anlaşmaların içinde.
★★★
Bununla da bitmiyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri fonları da bu yatırım ağının içinde.
Kushner 2024 yılında; yatırım fonunun o yıl 1.5 milyar doları “önceden topladığını” söyledi. Bu paranın önemli bölümü Katar’ın varlık fonu ile Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı Lunate yatırım fonundan geldi.
Yani Trump’ın en yakın danışmanlarından biri aynı zamanda Körfez monarşilerinin milyarlarca dolarlık sermayesini yöneten bir yatırımcı konumunda.
Şimdi Kushner’in yeni hedefi 5 milyar dolarlık yeni fon toplamak.
Ve ilginç bir tesadüf var.
★★★
Washington Post’un haberine göre İran’a saldırıdan önce Suudi Veliaht Prensi, Trump’ı defalarca aradı. Körfez ülkeleri Washington’da İran’a karşı sert bir operasyon için yoğun lobi yaptı.
Tam o sırada Kushner de Trump’ın en önemli müzakerecilerinden biri olarak sahnedeydi. Diplomasi masasında oturan kişi aynı zamanda Körfez sermayesinden milyarlarca dolar alan bir yatırımcıydı.
Hatta Kushner, Suudi Veliaht Prensi Selman’ın de facto Dışişleri Bakanı’ydı.
Trump’ın İran saldırısını gerekçelendirdiği iddia “İran’ın ABD’ye saldırmak üzere olduğu” idi.
Ancak ABD istihbarat raporları bu iddiayı desteklemiyor.
CNN ve ABC News’e göre kongreye verilen gizli brifinglerde Amerikan istihbaratı şu değerlendirmeyi yaptı... “İran ABD’ye karşı yakın bir saldırı hazırlığında değildi.”
Yani ortada net bir tehdit kanıtı yok. Ama buna rağmen savaş başladı.
★★★
Peki İran neden hedefte?
Elbette resmi gerekçe nükleer program. Ama mesele sadece nükleer silah değil.
İran aynı zamanda Orta Doğu’daki güç dengelerini belirleyen tek büyük devlet. Suudi Arabistan ve Körfez monarşilerinin en büyük rakibi. İran zayıflarsa bölgede yeni bir ekonomik düzen kurulabilir.
Yeni enerji hatları... Yeni ticaret koridorları... Yeni yatırım alanları... Ve tabii yeni milyarlar...
Trump’ın siyaset anlayışını bilenler için bu tablo şaşırtıcı değil.
O bir ideolog değil. Bir emlak geliştiricisi...
Onun dünyasında diplomasi bile bir tür “deal.” (sözleşme)
Nitekim Trump bunu saklamıyor.
Başkan olduktan sonra sık sık “Orta Doğu’da büyük anlaşmalar yapacağız” cümlesini kullanmıştı.
★★★
Damadı Jared Kushner ise bu modelin merkezinde duran isim. İsrail’le Arap ülkeleri arasındaki Abraham Anlaşmaları’nın mimarıydı.
Şimdi de Körfez sermayesinin Wall Street’teki temsilcilerinden biri.
Bu yüzden İran savaşına bakarken sadece füzeleri görmek yetmez.
Paranın izini de takip etmek gerekir.
Çünkü modern çağın savaşları tanklarla değil yatırım fonlarıyla başlar.