Bebek Katili Öcalan’a “Umut hakkı” yoluyla özgürlük getirilmesini kimler istiyor?

En başta DEM Parti, MHP, sonra da AKP...

Ya diğer partiler?

Onların böyle bir talebi olmadığı gibi, özellikle İYİ Parti, Zafer Partisi ve BBP (Büyük Birlik Partisi) kesinlikle karşı... Üstelik BBP, Cumhur İttifakı’nın ortağı...

Peki halk ne diyor?

Şehit aileleri ve gaziler ne diyor?

Millet istiyor mu bunu?

★★★

“Umut hakkı” konusunda bana çok sayıda tepki mektubu geliyor...

Bundan da anlıyorum ki, Öcalan affedilirse bu olay, milletin yüreğinde derin bir yara açacak ve siyasi sonuçları iyi olmayacak!

Hemen herkes “Öcalan’a özgürlük için referandum yapılsın, ‘Affediyor musunuz?” diye halka sorulsun” görüşünde...

Fakat nedendir bilinmez, vatandaşın sesine kulak tıkıyorlar!

★★★

Gelen çok sayıdaki mektuplardan biri kadim okurlarımdan Yaşar Altıntartı’ya ait... Özetle şöyle diyor:

“Sayın Turan,

Bugünkü yazınızdan hareketle tamamen olgulara dayanan birkaç cümle edeceğim.

Öcalan’a umut hakkı tanınması konusunda AKP, MHP ve DEM Parti’nin birlikteliği söz konusu...

Bu projeye, milliyetçi tabana hitap eden İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin itirazı çok net.

CHP yönetiminin nerede durduğu ise o kadar net değil...

Peki, bu konuda seçmen ne düşünüyor?

Böylesi önemli bir konuda ülke insanının ne düşündüğünü saptamak için referandum seçeneğini kullanmak gerekmez mi?

Halk oylamaları, çok önemli kararlar için Avrupa Birliği ülkelerinde başvurulan bir yöntemdir.

Bu konuda bir tahminde bulunacak olursam, Öcalan’a umut hakkı verilmesi için halkın görüşüne başvurulmasına partilerimizin itirazı olmaması gerekir düşüncesindeyim.

2023 Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde “Umut hakkı” temelinde kampanya yürüten bir parti yoktu...

Sonuçta halk da ona göre oyunu verdi...

Şimdi, böylesi bir ‘hat değişimine’ gidiliyorsa bunun halka sorulması gerekmez mi?

O süreçte “CE-HA-PE eşittir PKK” ve “Kandil CHP Genel Başkanı’na destek verdi” propagandası yapıldığı hatırlanmalı.

Peki şimdi, gelinen bu enteresan nokta sorgulanmayacak mıdır?”

Yanlış tahmin mağdurları!

Merkez Bankası’nın enflasyon hesabı 45 günde çöktü.

Yıl sonu enflasyon tahmininin bir buçuk ayda iki puan birden yükseltilmesi ekonomi çevrelerinde haklı bir kaygı yarattı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Kasım 2025’teki enflasyon raporunda 2026 sonu için hedefi yüzde 13 – 19 olarak açıklamıştı...

TÜİK de düşük enflasyon açıklayınca tüm asgari ücretliler, emekliler ve memurlar küçük zamlar aldılar!

Banka önceki gün “Aaa yanılmışız! Pardon valla” der gibi 2026 yılı sonu tahminini yüzde 15 – 21 aralığına yükseltti.

Tabii ki, bu da tutmayacak. Maaşlarına enflasyona göre zam yapılan çalışanlar ve emekliler “Yanlış tahmin mağdurları” olmaya devam edecekler!

Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminleri şöyle: 

2023 tahmini yüzde 22.3, gerçekleşen yüzde 64.8...

2024 tahmini yüzde 36, gerçekleşen yüzde 44.38.

2025 tahmini yiüzde24, gerçekleşen yüzde 30.89.   

Merkez Bankası yetkilileri tüm  bunlardan sonra bari efendi efendi “Biz bu işi bilmiyoruz valla” desinler! 

Tebessüm

Siyasette intikam!

Hemen her devirde iktidarlar haksızlıklara imza atarlar.

Demokrat Parti döneminde, sert muhalif Osman Bölükbaşı, iktidarın tüm baskısına rağmen ikinci defa Kırşehir Milletvekili seçilmişti. Kafası kızan Başbakan Adnan Menderes ne yaptı?

Kırşehir halkından intikam almak için koca Kırşehir ilini “ilçe” yaptı, valiyi alıp kaymakam atadı!

Bizde siyaset hep faullü nedense!

GÜNÜN SÖZÜ

Pas demiri nasıl çürütürse, çalışmayan vücut da öyle yıpranır!