Fazla uzatmayalım. Hakem bu maçı yönetecek kalitede bir hakem değil. F.Bahçe’yi kalecileri yaktı. Sarı-lacivertlileri yakan ilk isim, penaltıyı laubali şekilde kaçıran Talisca’ydı. G.Saray da bu işi, ‘armut pişti ağzıma düştü’ diye bir güzel yedi. Zaten bu saatten sonra da F.Bahçe dikiş tutmaz.
G.Saray’ın hakem tarafından vermediği bir penaltısı var. Dakika 22. VAR çağırmadı. Nedendir bilinmez, günahı boynuna. Sonra hakemin G.Saray lehine Yunus’un hareketine verdiği bir penaltı var. Penaltı değil. VAR yine çağırmadı yine günahı boynuna.
Öyle bir maç izledik ki ‘Dünya derbisi’ diyoruz. Nasıl bir dünya derbisi ise bilenler bana söylesin!
Şu da bir gerçek: Bu G.Saray’ın, bu kadrosuyla, buraya dört puan önde gelmesi Okan Hoca’nın beceriksizliğidir. F.Bahçe öyle goller yedi ki uzatma dakikalarında, bu haftaya dört puan arkadan girmeleri yine de onların başarısıdır, bu kadroya rağmen.
“Bu saatten sonra da artık bu iş bitti” diyelim. Öyle şeyler oldu ki bu maça kadar, “Bu hakem, şu VAR, bu VAR” dedik ama F.Bahçe bu sezon için özellikle arkadan itilmesine rağmen bu işi başaramadı. İşin özü bu. Bu tür maçlarda yok 4-3-3, yok 3-5-2, yok alan savunması baskı-maskı hepsi hikayedir.
G.Saraylı oyuncular, F.Bahçeli oyunculara göre daha dikkatli oynadılar, daha iyi işler yaptılar, maçı da artık şampiyonluğu da bence kazandılar.
F.Bahçe camiasının “Yeter artık” demesi lazım. Kulüple tenis topu gibi oynayan başkan ve başkan adaylarına “Yeter arkadaşlar” demek lazım. Ve bu F.Bahçe’yi bu badireden kurtarmaları lazım. G.Saray takımının kadro zenginliğine, bu kadar yatırıma rağmen bu kadar zorlandığı için şapkayı önlerine koyup, “Biz nerede hata yapıyoruz ki çok rahat edemiyoruz?” demeleri gerekir.
Bu sene yaptıkları en doğru iş Uğurcan’ı transfer etmeleridir. Çok doğru bir iş yaptılar ki F.Bahçe’nin kalecilerini gördükten sonra buna daha net karar verebiliyoruz.