Enkaz, döküntü, hasar, harap, yıkıntı; hangisini seçerseniz, seçin. Bugün ülkemizin yaşadığı ekonomik tabloyu tek kelimeyle anlatmış olursunuz.

Yıkıntı diyelim.

Sabit gelirliler.

Maaşlılar.

Ücretliler.

Emekliler.

Çalışan ve çalışırken yoksullaşan bu kesimler, 22 yılda yaratılmış yıkıntının kaldırılabilmesi için IMF programlarının aynısı “kemer sıkmaya” zorlandılar. Onlar kemer sıkarken yıkıntının ayaklandığını dile getiren ise “kendisine yıkıntıyı kaldıracak diye umut bağlanan” kişi oldu.

Yıkıntı kaldırıcı.

Valileri topladı.

★★★

Uyanın valiler.

Durum kötü.

İç denge

(bütçe dengesi)

Feci açık veriyor.

Dış denge

(döviz dengesi)

O da feci.

Kapanmıyor.

Valilere, “bu harcadığınız paralar babanızın parası değil, milletin parası” dedi. Ve iktidar partisi ile Cumhurbaşkanı’nın her seçimde oy alabilmek için bütçeye koyduğu “sosyal yardımların 500 milyar lira sınırına gelip dayandığını” anlattı. Gerçekte yoksul ve muhtaç olmadığı halde devletten yardım alanların milyonu geçtiğini de valilere söyledi.

★★★

Valiler de bu sözleri söyleyen enkaz kaldırıcı Mehmet Şimşek’e ışığı olmayan donuk gözlerle baktılar.

Bu valiler!

Bir konuşsalar.

Gerçeği anlatsalar.

Valiler, iktidar partisinin il başkanları ile birlikte çalışmaya teşvik edildiler ve parti valisi oldular. İşi var, evi var, bankada parası, köyünde tarlası, bahçesi, harcamalarına yetecek geliri, kendine bakacak oğlu, kızı da var ama “yoksulum-muhtacım, sahipsizim” diye devletten yardım alan avantacı vatandaşı valiler biliyor, tanıyorlar ama dur diyemezler. Dedikleri anda iktidar partisinin il başkanını karşısında bulur ve aynı gün valilikten sürülürler.

★★★

Valiler!

Kanun bilirler.

Kanun ezberlerler.

Çok pahalı lüks makam araçlarını “Taşıt Kanunu’nun 4. Maddesi’ne” dayanarak Ankara’daki parti devleti veriyor. Valiler, Parti Başkanı Ankara’da 22 yıldır neye biniyor diye baktılar.

Gözleri var.

Gördüler.

Valiler de alışır!

Lükse bayıldılar.

Parti valisi oldular.

★★★

Valiler!

Okumuş insanlar.

Denge bilirler.

Bugün iç dengenin ve dış dengenin feci şekilde bozularak yarattığı ekonomik, siyasi, toplumsal yıkıntıyı;  parti devletinin, otoriter,  israfçı, savurgan, dış bağımlılığı en yükseğe çıkaran, zarar üreten, kara delik yaratan, çok pahalıya ve dış borçla “gösteriş yatırımları” yapan ve bu yolla da tıpkı Osmanlı döneminin kapitülasyon anlaşmaları gibi Türkiye’nin sırtından yabancı şirketlere gelir transfer eden anlaşmaların sonucu olduğunu valiler, görür, bilir, izler oldular.

★★★

Örneklere baktılar!

Ankara- İzmir tren Hattı.

Pazarlık usulüyle verildi.

2.163 milyar Euro.

Mersin- Adana- Osmaniye- Gaziantep Hızlı Tren hattı:

Pazarlık usulüyle verildi.

6.749 milyar TL.

Yerköy-Kayseri Tren Hattı:

Pazarlık usulüyle verildi.

16.946 milyar TL.

Her 3 ihalede 2023 yılında bitirilip teslim edilecekti. Her üç ihalede de dış kredi anlaşmaları dış bankalarla yapılmıştı, fakat neredeyse tek çivi çakılmadı. Yüksek kur nedeniyle maliyetlerin artması yüzünden bu projeler için kaynak şimdi ağır borç anlaşmaları altına girilerek bulunabilme noktasına geldi.

★★★

Osmangazi Köprüsü.

1.2 milyar dolara bitti. 20 milyar dolar Hazine garantisi verdi.

Yavuz Sultan Köprüsü:

2023 Eylül’de devlete geçecekti. Geçmedi. Hazine garantili müteahhit şirket sadece köprü kısmından yılda 825 milyon dolar alıyor.

Çanakkale Köprüsü.

Garantisi verilen araç sayısı ile geçen araç sayısı arasında uçurum devam ediyor.

Zafer Havalimanı.

Garantisi verilen yolcu sayısı ile bulunabilen yolcu sayısı arasında uçurum devam ediyor.

★★★

Yüzlerce örnek var.

Hangisini yazayım.

Yıkıntı başkaldırdı.

Enflasyon inmiyor.

Faizler inmiyor.

İşsizlik artıyor.

İhracat düşüyor.

Hasta garantisi verilen şehir hastaneleri satılıyor!

Dün haber sitelerinde ve TV ekranlarında “hasta garantisi verilen şehir hastanelerinin de satılığa çıkarıldığı” iddiası yer aldı. Bu iddiayı dile getirenler; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun; “bir şehir hastanesinin satışı için Körfez ülkesinden bir yatırımcı şirket ile görüşüldüğü” bilgisini verdiğini de yazdılar. Bu hastaneleri yapacak şirkete araziyi devlet verdi, yapım için gerekli dış kredi için devlet garantisi, hastanenin otel gibi çalıştırılarak ek gelir elde edilmesi garantisi ve yüzde 70 oranında hasta garantisi verilerek yapıldı. ODATV’nin haberine göre; “Bu yıl Sağlık Bakanlığı bütçesinde şehir hastanelerine kira ve hizmet alımı için 83 milyar 700 milyon TL ödeme” öngörüldü. Bu öngörü; 100 milyar TL’yi bulur.