Reklamsız Sözcü

DTK’dan küstah bildirge!

Diyarbakır'da toplanan Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) sonuç bildirgesinden, 'Demokratik Özerk Bölgeler' teklifi çıktı. Teklif ayakta alkışlandı.

08:1828 Aralık 2015
DTK’dan küstah bildirge!
Diyarbakır'da toplanan Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) sonuç bildirgesinden, 'Demokratik Özerk Bölgeler' teklifi çıktı. Teklif ayakta alkışlandı.

DTK’nın Diyarbakır’da 2 gündür devam eden olağanüstü kongresinin ikinci gününde, sonuç bildirgesi açıklandı. DTK Eş Başkanı Selma Irmak’ın Kürtçe okuduğu ve 14 madde ile altı doldurulan sonuç bildirgesini DTK Eş Başkanı Hatip Dicle Türkçe okudu.  Bildirgede “Bir veya birkaç komşu şehri kapsayacak biçimde demokratik özerk bölgelerin oluşturulması” gibi maddeler yer alıyor.

FOTO:DHA Bildirgenin Türkçe bölümünü Hatip Dicle okudu

“KÜRT HALKI, ÖZ GÜCÜNE DAYANAN MÜCADELE SÜRECİNDE”

İmralı’da yürütülen görüşmelerin sonlandırılıp, varılan mutabakatın yok sayılarak savaş kararı alındığını  savunan Hatip Dicle, PKK’ya dönük operasyonlarının başlatıldığını, en meşru demokratik taleplerinin şiddet yöntemleriyle bastırılmaya çalışıldığını söyledi. Bunun sonucunda bazı il ve ilçelerde halk meclislerinin ‘özyönetim’ kararı alındığını belirten Dicle, “Özyönetim ilan edilen yerlerde bir yıldır sakız gibi çiğnenen kamu güvenliği adı altında seçilmişlere, sivil halka, siyasetçilere ve gençlere yönelik tutuklama ve infazlara yönelmesi, özyönetim alanlarını hendekler ve barikatlarla savunma durumunu ortaya çıkarmıştır. Bugün, sorunu hendeklere sıkıştıran ve bunun üzerinden geliştirilen devlet terörünü meşrulaştıran politikalara karşı halkımızın geliştirdiği meşru direniş, özünde kendi kendini yerelden yönetme, yerel demokrasiyi inşa etme talebi ve mücadelesidir. Kürt halkının hukuki, siyasi ve statü talebi kabul edilmediği için Kürt halkı da kendi öz gücüne dayanan bir mücadele sürecine girmiştir. Bu mücadele toplumsal sorun üreten iktidarcı, merkeziyetçi ve erkek egemen yönetim anlayışlarına alternatif olarak demokratik siyaset anlayışını, yönetim modelini ve sistemini benimseyen, toplumsallığı ve birlikte yaşamı, Kürt sorununun siyasi statü temelinde demokratik çözümünü esas almaktadır. Bu da, sorunun esas olarak bir demokrasi ve özgürlük sorunu olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE AÇIKLAYACAĞIZ

Demokratik özerkliğin içeriğini doldurarak önümüzdeki günlerde, kamuoyuna açıklayacaklarını anlatan Dicle, “Bu açıdan daha önce DTK’nin kamuoyuna sunduğu, HDK, DBP ve HDP’nin de programlarına aldığı demokratik özerkliğin içeriğini doldurarak kamuoyuna deklare etmek istiyoruz. Böylece özyönetim ilan eden halkımızın amacı ne, ne istiyor? Soruları daha iyi anlaşılacaktır” dedi.

FOTO:DHA Salondaki Apo posteri ve PKK’yi simgeleyen bayraklar dikkat çekti

İŞTE 14 MADDELİK BİLDİRGE

DTK genişletilmiş olağanüstü genel kurulunda alınan kararlarla ilgili Hatip Dicle tarafından açıklanan 14 maddelik sonuç bildirgesi şöyle:

“1- Ülke genelinde kültürel, ekonomik, coğrafi yakınlıkları dikkate alınarak bir veya birkaç komşu şehri kapsayacak biçimde demokratik özerk bölgelerin oluşturulması.

2- Tüm bu özerk bölgelerin ve kentlerin demokratik esaslarla seçilmiş meclisler ve meclisler içinden seçilmiş özyönetim organları tarafından Türkiye’nin yeni demokratik Anayasası’nın temel prensipleri çerçevesinde yönetilmesi. Özerk Bölgelerin halk iradesinin ayrıca TBMM ve merkezi yönetimde de demokratik esaslar temelinde temsil edilmesi.

3- Demokratik özerk bölgeler ve diğer idari birimlerde merkezi yönetimin seçilmişler üzerindeki her türlü vesayetine son verilmesi, seçilmişleri görevden alma yetkisinin kaldırılması. Merkezi yönetim organlarının, yeni demokratik anayasa ilkelerine uyulması doğrultusundaki denetimleri dışında bölgesel ve yerel yönetimler üzerindeki her türlü vesayetinin son bulması.

4- Özerk bölge ve kentlerde şehir, mahalle, köy, kadın ve gençlik meclislerinin, farklı halklar ve inanç toplulukları meclislerinin, sivil toplum örgütlerinin karar alma ve denetleme süreçlerine doğrudan katılımının sağlanması.

5- Demokrasinin derinleşmesi, kapsamlılaşması, özgür ve demokratik yaşamın sağlanması açısından kadınların meclislerde, tüm karar mekanizmaları ve özyönetim kademelerinde eşit temsilinin tanınması. Kadınların ihtiyaçları doğrultusunda meclis, komün ve toplumsal kurumlar kurabilmesi; kadın kurumları ve kadınlarla ilgili kararların tamamen kadın meclislerinin onayından geçmesi. Kadının her alanda özgür ve özerk örgütlenmesinin tanınması.

6- Gençliğin karar mekanizmaları ve özyönetim organlarında yer alması. Bu açıdan gençliğin her alanda özgün örgütlenmesi ve karar mekanizmalarına özgün kimliğiyle katılmasının sağlanması.

7- Her kademede eğitimin özyönetimlere bırakılması. Türkçenin yanı sıra bütün anadillerin de eğitim ve öğretim dili olması. Eğitim müfredatında genel müfredat dışında yeni demokratik anayasa, evrensel değerler ve insan hakları çerçevesinde yerelin tarihi, kültürel ve toplumsal özgünlükleri ve ihtiyaçları temelinde müfredata eklemeler yapılması. Türkçenin yanında yerel dillerin de resmi dil olarak kabul edilmesi.

8- Dil, tarih ve kültür alanında her türlü çalışma yapabilmek. Aynı zamanda İnanç ve ibadet hizmetleri sunan kurumların özerk kurumlar olarak örgütlendirilmesinin sağlanması.

9- Bütün düzeylerdeki sağlık ve tedavi hizmetlerinin özerk yönetimlerce sunulabilmesi.

10- Yargı Sistemi ve Adalet Hizmetlerinin Özerk Bölge Modeline göre yeniden düzenlenmesi.

11- Toprak, Su ve Enerji kaynaklarının Ekolojik çerçevede toplum yararına işletilmesi,denetlenmesi ve üretimden pay alma yetkisinin Özerk Bölge Yönetimine verilmesi.Öz yönetimin tarım, hayvancılık, sanayi ve ticaret dahil her alanda genel demokratik anayasa ilkelerine ters düşmeden her türlü üretim ve işletme birimleri oluşturma,bu tür toplumsal ve bireysel girişimleri destekleme, teşvik etme,hibe desteği sunma yetkisine sahip olması.

12- Özerk Bölgenin yönetim alanında ve kent içinde, her türlü kara, hava, deniz ulaşım hizmetlerini sunması ve denetimini sağlaması. Trafik hizmetlerinin merkezi trafik kurumları ile uyumlu halde yerel yönetim organları denetimindeki birimlerce yürütülmesi.

13- Yukarıda belirtilen hizmetlerin sunulabilmesi için yerelde bütçelemenin Özerk Bölge Yönetimine devredilmesi ve kadın odaklı bütçelemenin esas alınması; merkezle ve diğer yerellerle varılacak anlaşmalara ve hakkaniyet ilkelerine bağlı olarak bazı vergilerin özyönetim birimleri tarafından toplanması. Merkezin yerelden topladığı bütün vergi gelirlerinden yerele pay verilmesi. Merkezin bölgelerin gelişmişlik farkını giderecek şekilde gerekli tedbirleri alması.

14- Özerk Bölge Yönetiminin denetiminde, yereldeki asayişin tümünü sağlayacak resmi yerel güvenlik birimlerinin kurulması, bu birimlerin Anayasal kurallar çerçevesinde ihtiyaçlara bağlı olarak kurulmuş merkezi savunma ve güvenlik birimleriyle koordineli olarak çalışması”

FOTO:DHA HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da bildirgeye destek verdi

DEMİRTAŞ:YOĞUN BİR MÜCADELE SONUCU ORTAYA ÇIKTI

DTK sonuç bildirisinin okunmasının ardından, DTK’yı oluşturan siyasi parti temsilcileri de birer konuşma yaptı. İlk konuşmayı yapan HDP Eş Genel başkanı Selahattin Demirtaş, okunan deklarasyonun herkese hayırlı olması diledi. Demirtaş, “Yoğun bir mücadele, emek, tartışma sonucunda ortaya çıkmış, Türkiye ve Ortadoğu’da demokrasi adına çözüm herkes için önemli bir çerçeve sunan bir demokrasi manifestosu, bir yol haritası olarak tanımlayabileceğimiz bu deklarasyonu HDP olarak yürekten destekliyoruz” dedi.

HDP’nin bütün gücüyle bu deklarasyonda ifade edilen çerçevenin Türkiye’de hakim bir yönetim biçimi haline gelmesi için elinden geleni yapacaktır, mücadelenin içinde olacağını belirten Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Umut ediyorum ki bu deklarasyonun muhatapları, bu deklarasyonu yayınlayanlarla aynı ciddiyetle deklarasyona yaklaşacaklardır. Eleştiriye ve öneriye açık bu deklarasyon, çatışmaların sonlanması, mevzunun hendek ve barikat olmadığı, demokrasi sorunu olduğu noktasında tartışmaları ve mücadeleyi siyasi bir zemine çekme konusunda çok önemli bir fırsat sunuyor. İnşallah muhataplarımız bu ciddi deklarasyonu serinkanlılıkla dinleyip, okuyup aslında öz yönetimin, özerkliğin hepimiz açısından, birlikte yaşam açısından çok önemli bir fırsat sunduğunu göreceklerdir. Siyaset küskünlükler, kaprisler üzerinden yapılmaz. Ne olursa olsun konuşabilmektir siyaset. Biz HDP olarak bu noktadayız. DTK’nın deklarasyonda ifade edilen mücadele anlayışı ve öz yönetim çerçevesine bağlı kalarak bir siyasi mücadeleyi yürüteceğimizi belirtiyoruz.”

Demirtaş’tan sonra HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile DTK bileşenleri siyasi partilerin eş genel başkanları da birer kısa konuşma yaptı ve bildirgeye destek verdi.

(DHA)

Son güncelleme: 08:2328.12.2015
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp