Ekonomi ile ilgilenen bir birey görüldüğü zaman sorulan ilk sorudur: “Ne olacak bu dolar?” Devlet bunun cevabını verdi. Dedi ki: 2015 ortalaması 2.7350 lira olacak. 2016 ortalaması 3.0895 lira olacak. 2017 ortalaması 3.2503 liraya çıkacak. 2018 sonunu ise 3.30 lira ortalamayla kapatacak.
Koskoca Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’nın hesapları işte bu kur rakamları üzerinden yapılıyor. Yazmışlar, çizmişler, çalışmışlar bu sonuçları çıkartmışlar. Tutar mı? İnanan, devletine güvenen buyursun bu rakamlar üzerinden hesabını yapsın!

Fakirleşiyor muyuz?

Bu rakamlara inanarak hesap yapmaya devam edelim. Doların ortalama fiyatı bu yıl için 2.7350 olunca, Türkiye’nin milli hasılası 802 milyar dolardan 706 milyar dolara gerilemiş olacak. Bölelim nüfus sayımıza... Yıl ortalamasını, 77.7 milyon nüfusa bölünce kişi başı gelir 9.081 dolara düşecek. 2016 yılında 8.834 dolar olacak.
Şimdi meydanlara çıkıp bunu böyle dank diye söylerlerse kitlelerin kafasına “fakirleşiyor muyuz?” diye bir soru takılabilir. Söylemezsen çoğu anlamaz bile ama maazallah anlayanlar durumu sorgulayabilir. Sorgularlarsa oy kaybedilebilir. Bu durum kabul edilemez.
O halde ne yapılabilir? “Güzel kardeşim biz Satın Alma Gücü Paritesine göre hesap yapıyoruz... Buna göre senin gelirin yıllık 19.506 dolar” denilir.

Kafan karışsın yeter

Tabiatıyla söyleyenin yüzüne bön bön bakarken, o da açıklama ihtiyacı duyar; “Sen Amerika’da olsan bu çorbayı 3 dolara içerdin, burada 1 dolara içiyorsun. Yani Türkiye’de 1 dolar kazanmak Amerika’da 3 dolar kazanmakla aynı şeydir. Hesabı oradan yap!”
Haliyle kafan karışır. Önce “Amerika’da çorba mı satsam?” diye düşünürsün. Sonra bir ferahlama gelir. “İyiymiş” deyip kuzu kuzu evine dönersin.

Çareler tükenmedi

Halbuki iktidar, hesaplarken sokakta 2.95 liradan satılan doları bir anda 1.28 liraya indiriyor. İyi de ithalat yapılırken bu endeksi kullanıp ithalatçı senden 1.28’den dolar talep ederse, ödeyecek mi? Yoo! Hesaplarken arada kaynıyor işte...
Neresinden baksanız saçma bir durum. Halbuki milli gelirimizi eski Aztek medeniyetinin hesaplama yöntemini kullanarak Maya takvimi ile hazırlasalardı, yüzde 35’lik bir artış daha yakalayabilirdik. Neden bunu düşünemediler?