Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Kazın ayağı

30 Nisan 2015

Bizim tüm gazete ve televizyon ekranlarında Çanakkale'deki Anzak töreni vardı.
Prens Charles, Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Yeni Zelanda Başbakanı John Key gibi devlet adamlarının törende olmasından başta Erdoğan olmak üzere AKP'liler gurur duydu! Öyle ya, demek hâlâ Türkiye'nin dünyada saygın bir yeri vardı!
Kimi ise, dünyanın öteki ucundan törene katılan 10-12 bin Avustralyalı-Yeni Zelandalıyı kıskandı!
Ne diyor bizim güzel atasözümüz: Kazın ayağı öyle değil!..
Ekmel Bey cumhurbaşkanı adayı yapılır; ben, “kazın ayağı öyle değil” derim, kızarsınız.
CHP'yi, HDP'yi, MHP'yi eleştirip; “kazın ayağı öyle değil” derim, kızarsanız.
Bu köşede AKP-Erdoğan hakkında “kazın ayağı öyle değil” derim, benden iyisi yoktur, sevinirsiniz.
En iyisi Avustralya'yı yazmak!..
Öyle ya…
Hadi biz 100 yıl önceki Çanakkale Direnişi'yle haklı olarak övünüyoruz.
Bu Anzak torunlarına ne oluyor? İktisadi krize rağmen Avustralya, bu yıl etkinliklere 1.5 milyar dolar harcadı!
25 Nisan günü; ülkedeki tüm işyerleri kapandı; yürüyüşler, koreografili törenler, konserler yapıldı. Ana okulları dahil her okul törenlere özel olarak hazırlandı.. Askerler dahil, 7'den 70'e herkes sokaktaydı.
Çanakkale'ye gitmek “hacca” gitmekle eşdeğer tutuldu. Televizyonlara çıkarılan “Gazi” Anzak askeri “aziz” muamelesi gördü.
Sahiden ne oluyor?
– Birinci Dünya Savaşı'nı neden bu derece meşrulaştırıyorlardı?
– Yenik çıktıkları savaşı neden bu kadar yüceltiyorlardı?
Savaşa-militarizme bu derece övgünün/ milliyetçiliği bu derece körüklemenin bir sebebi olmalıydı…
Öyle ya… Avustralya Başbakanı Abbott neden ısrarla hep aynı cümleyi söyledi:
“Onlar görevlerini yaptılar; göreve çağrıldılar ve sadakatle bunu yerine getirdiler. Şimdi sıra bizde, biz de yapmalıyız. Onlar bize bir örnek verdi; şimdi, biz bu örneğe layık olmalıyız!”
Birinci Dünya Savaşı'nın özgürlükle, demokrasiyle ne ilgisi varsa; Abbott'un konuşmalarına, günümüzün bu “sihirli” sözcüklerini sokuşturmasının anlamı neydi?
Evet, vardı bir sebebi…

Gazeteci kovuldu

Bir gazeteci…
Başbakan Abbott'a, “ama onlar İngiliz Kralı için, İngiliz emperyalizmi için öldüler” dedi… (Bir ekleme yapayım: Avustralya'nın yönetici elitleri, salt İngiliz İmparatorluğu'nun emriyle hareket etmedi; Hint ve Pasifik Okyanusu, özellikle Yeni Gine'deki Alman kolonilerini kapmak için bu kan gölüne atıldı.)
Gazetecinin adı, Scott McIntyre…
Avustralya Special Broadcasting Service (SBS) spor yorumcusuydu.
25 Nisan 2015'te sosyal medyaya yazdığı Anzak Günü yorumları nedeniyle, SBS'den sorumlu Haberleşme Bakanı Malcolm Turnbull tarafından görevine son verildi!
Ne mi yazmıştı gazeteci McIntyre; “Türkiye'nin emperyalist bir çıkar için işgal edilmek istenmesi neden kutlanır ki?”
Ardından eklemişti; “Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atan ABD bunu kutluyor mu?”
Bu sözler; saldırgan, uygunsuz ve aşağılık bulundu. Gazetecinin, -günümüzün moda deyimiyle- “nefret suçu” işlediği söylendi-yazıldı.
Avustralya'da Anzak Günü'nde farklı bir ses istenmiyordu. Zaten değiştirilen terör yasalarıyla, muhaliflerin evlerine baskın yapılıp gözaltına alınmaları artık sıkça görülmeye başlanan sıradan olaylardı!
Örneğin…
Anzak Günü'nden 10 gün önce, 15 Nisan 2015'te, Irak'a 300 asker daha gönderilmesini eleştiren savaş karşıtları gözaltına alındı! Miting/ toplantı yapmalarını izin verilmedi.
Sanırım, mesele yavaş yavaş aydınlanıyor…
Devam edelim…

Asya-Pasifik kapışması

Avustralya'nın abartılı Anzak Günü kutlamalarının sebebi; kapitalizmin derinleşen toplumsal ve ekonomik kriziyle bağlantılıydı. Şöyle…
Neoliberalizmin 2008 küresel mali/finans krizi Avustralya'yı da vurdu. Bu kaçınılmazdı; çünkü, ekonomi finansmanlarının ayrılmaz parçası NewYork'taki finans merkezi Wall Street idi.
Avustralya hükümetleri kurtuluşlarının; ABD emperyalizminin Asya-Pasifik'teki ekonomik ve stratejik hegemonyasına tam destekle mümkün olacağını düşündü.
Öyle ya… ABD Ulusal Güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski “Büyük Satranç Tahtası” kitabında, yeni yol haritası olarak Avrasya'yı göstermemiş miydi? Avrasya'yı kontrol eden dünyayı kontrol ederdi!
Yani… Hedef, Rusya'ydı; hedef dünya devi Çin'di!..
ABD'nin bu coğrafyada iki vazgeçilmezi vardı: Japonya ve Avustralya. (Bu iki ülkenin medyasında –Japonya Başbakanı Shinzo Abe de dahil– Çin'in gelişmesi, Nazi Almanyası ile karşılaştırıldı! Bunlara göre, ABD değil ama Çin emperyalist bir yayılmacı idi! Şaka gibi…)
ABD ile Avustralya arasında ardı ardına askeri anlaşmalar yapıldı. Bunun sonucu ABD, Çin'in hayati deniz yolu üzerindeki askeri üs sayısını ve limanlarının kullanımını artırdı.
Avustralya artık ABD'ye danışmadan dış politikayla ilgili açıklama bile yapmamaya başladı. Avustralya eski başbakanı Kevin Rudd; 2010'da Çin ile ABD sürtüşmelerini hafifletmek için arabuluculuğa soyundu ve hemen üzeri (İşçi Partisi içindeki bir grubun yardımıyla) ABD tarafından çizildi; koltuğundan oldu!
Yeni başbakan Abbott, ABD'ye kayıtsız şartsız boyun eğdi; bu amaçla, Ukrayna'daki ABD destekli kukla faşist partiyi bile savundu; Rusya'yı kınadı. Doğu Çin Denizi'ndeki hava savunması konusunda Çin ile karşı karşıya geldi.
Doğu Timor'dan Libya, Suriye'ye kadar ABD liderliğindeki neo-kolonyal müdahaleler için bahane olarak kullanılan sahte “insan hakları” kampanyalarıyla halkını kandırdı. (Ülkenin sözümona kimi solcuları bile bu politikaları destekledi.)
Yani…
Anzak Günü, Avustralya kamuoyunu yeni savaşlara hazırlamak için kullanılmaktadır.
“Vay canına elin adamı, atası/dedesi için ta nerelerden geliyor” demeyin!
Kazın ayağı öyle değil…

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more