Yaz aylarıyla birlikte en önemli hazinelerimizden biri olan cildimizi güneşin zararlı ışınlarından saklayabileceğimiz günler de geride kalacak. Bu yüzden eğer siz de selülit tedirginliği yaşayanlardansanız bazı sorular zihninizi meşgul edebilir. Nasıl oldu da selülitleriniz bu kadar arttı? Kışın aldığınız kilolarla mı fazlalaştı? Çay, kahve, gazlı içecekler, tuz, şekerli ve rafine karbonhidratlar mı suçlu? Yeteri kadar su içmediğiniz için mi selülit yoğunlaştı? Genetiğin bununla bir ilgisi var mı? Bütün bu soruların cevabı çoğunlukla evettir… O halde selüliti her açıdan öğrenelim ve bir an önce kurtulalım...

Selülit  oluşumunu etkilediği düşünülen teoriler şu şekilde özetlenebilir: 

İşte sebepleri


1. Teori: Deri altındaki yapının çok farklı olmasıyla bağlantılıdır. Yağlı dokuyu taşıyan doku, deri altında farklı yaş gruplarında ve cinsiyetlerde ön plana çıkmasıyla ilgili farklılıklar gösterir. Bundan dolayı kadınlardaki yağ fazlalığı özellikle kadınlarda selülit oluşumunu erkeklere göre ön plana çıkarır.
2. Teori:  Kolajen ve bağ dokusunun parçalanmasıyla meydana gelen oluşumdur. Eğer bu dokular yıkılırsa yağ dokusu ön plana çıkar ve görünür hale gelir.
3. Teori: Bu bölgedeki vasküler (dolaşım) sistemin ne kadar etkinlikte bir  dolaşım sağladığı ile bağlantılıdır.
4. Teori: Enflamasyon süreçlerinin selüliti oluşturabilecek sebeplerden bir tanesi olabileceği yönündedir. Hücre biyopsileri sonucunda selülitli hücrelerde kronik enflamasyon görülmüştür.
Bütün bunlarla beraber, selülit konusundaki teorilerin yenileri de keşfedilmektedir. Fakat beslenmenin bu konuda anahtar rolü olduğu artık kabul edilmiş bir gerçektir. Selülit her zaman çok şişmanlık ve obezitenin sonucunda oluşmamasına karşılık, yağ dokusundaki azalma her zaman selülit dokusunda bir iyileşme görülmesini sağlamıştır. Bununla beraber bazı bulgular spesifik gıdaların ve gıda destek gruplarının, bu problemi çözmede, anti -selülit diyetlerinin sadece yağ kaybettirici diyetlerden daha etkin olduklarını kanıtlamıştır.


Kolajen yıkıcı ve kolajen yapıcı gıdalar


Kolajen cilde destek ve esneklik sağlayan önemli bir yapısal proteindir. Eğer kolajen yıkımı sizin için selülit sebebi ise bu yıkıma bir dur demeniz gerekir. Bu yıkımı durdurucu veya yavaşlatıcı gıdalar da size bu konuda destek olacaktır.
Soya: Östrojenin yaptığı işlerden bir tanesi de özel olarak kolajeni yıkmaktır. Soya içerdiği fitoöstrojenle östrojeninin görevini taklit ederek östrojen hücre reseptörlerine bağlanır ve kolajen yıkımını engeller.



Biyoflavonoitler: Bu grup kolajeni yıkan iki enzimi bloke ederler. Toz kakao, kırmızı şarap, üzüm suyu, üzüm çekirdeği ektresi, üzüm kabuğu gibi proanthocyanidinler’den zengin gıdalar bu iki enzimi bloke ederek yıkımı da önlemiş olurlar. Kolajen yıkımını önlerken aynı zamanda kolajen ve yeni bağ doku yapımına da destek olmamız gerekir. Bazı besin maddeleri de bu konuda etkinlik göstermektedir.
C vitamini: Çok kuvvetli bir antioksidan olan C vitamini, aynı zamanda güçlü bir kolajen yapıcıdır. C vitamininden zengin turunçgiller, çilek, brokoli, karnabahar, yeşilbiber gibi sebze ve meyveler de kolajen yapımında önemli rol oynarlar.
Jelatin: Özellikle üç aminoasit açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Bunlar, proline, hidroksiprolin, glisindir. Hidrolize edilmiş jelatin (beslenme desteği olarak bulunabilir) içerisindeki oligipeptitler sayesinde kolajen sentezine destek olur.


Dolaşımı rahatlatmak ve ödemi önlemek için…


Bol bol su için: Su biyokimyasal olayların oluşumunu maksimize eder ve vücuttan  toksin ve atıkların atılmasına yardımcı olur. İhtiyaç kadar içilen sıvı normal kan basıncını sağlar, kan akışını ve hücre içerisinde sıvı oranını düzenler.
Kuşkonmaz: Doğal bir ödem söktürücüdür. Selülit oluşumunu da engeller.
Yağlı balık: İçerdiği omega 3 damarları genişleterek kan dolaşımını ve kan akışını kolaylaştırır.



Sarımsak ve soğan: Kan basıncının düşmesine sebep olarak dolaşımın ve kan akışının rahatlamasını sağlar.
Zencefil: Aspirin gibi etki göstererek kan damarlarında plak oluşumunu engeller, daha az yapışkan hale getirir. Aynı zamanda kanı inceltici etkisinden dolayı dolaşımı ve kan akışını  rahatlatır.
Kereviz: İçerisindeki maddeden dolayı (3-butylphthalide) kan damarlarının kasılmasını önleyerek dolaşımı rahatlatır.
Muz: İçerisinde bulunan potasyumla (yaklaşık  500 miligram / meyve) kan basıncını düşürür ve dolaşıma yardımcı olur.


YARIN: Selülitten kısa sürede kurtulma yolları ve selülit diyeti