Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Kör gözleri açan 3 gün!

2 Ekim 2017

Esad, yüze gülmüştü.
Arkadan vurdu.
Trump, yüze gülmüştü.
Arkadan vurdu.
Merkel, yüze gülmüştü.
Arkadan vurdu.
Barzani, yüze gülmüştü.
Arkadan vurdu.
İbadi de arkadan vurdu.
Türkiye'yi sarsan!
Kör gözleri açan!
Son 3 gün oldu!
3 gün önce:
Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakan'ı Haydar el- İbadi, “Erbil'e bir gece ansızın girer Irak'ın toprak bütünlüğünü sana bozdurmayız” dercesine Barzani'ye gözdağı verdiler.
3 gün sonra!
İbadi, Barzani pazarlığı baladı.

* * *

Dün Irak Başbakanı İbadi, Twitter hesabından yaptığı açıklamayla Barzani'ye seslendi ve “Tüm Iraklılar gibi Kürt vatandaşlarımızı koruyup, herhangi bir saldırıya maruz kalmalarına izin vermeyeceğiz. Sizler (Kürtler) Irak'ın 1. sınıf vatandaşısınız” ifadelerini kullandı.
Yani bir gece ansızın.
Türk tankları gelirse.
Karşısında bizi bulur.
Oysa 3 gün önce Türk tankları ile Irak tankları, Türk ve Irak bayrakları taşıyarak birlikte Barzani'yi “referandum yapmaktan caydırmak için” ortak tatbikat yapmışlardı. Referandum bitti. Şimdi Irak Başbakanı, dün tank gösterdiği Barzani'ye “referandum sonucunu uygulamaya koyma ben sana para göndereyim, memur maaşlarını kesintisiz olarak ödeyelim” diye teklif götürüyor ve Barzani tarafı ise “önerilen parayı az bulup, artırmak üzere” pazarlık yükseltiyor.
İbadi, 368 milyon dolar önerdi.
Barzani, 732 milyon dolar istedi.
İbadi, Barzani'ye “aynı ekmeği yiyoruz” diye damardan sesleniyor ve “Türkiye boru hattı üzerinden satılan Irak'ın petrolünün parasını ortak havuzda toplayalım, sana da düşen payı verelim” diye gel gel yapıyor.
Para pazarlığı başladı.
Petrol pazarlığı sırada.
Demek ki referandum Barzani'nin kullandığı bir pazarlık kozuymuş.

* * *

Bu tablo karşısında; Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'nın düşürüldüğü durum kör gözleri açıcı oldu. Türk Cumhurbaşkanı, ülkenin kaderini etkileyecek bir karar alırken 3 gün sonrasını göremiyor, göremedi. Türkiye'nin Ortadoğu'da izlediği dış politika yeni bir aldanma oldu ve arkadan bir tekme daha yedik.
Kaçıncı arkadan tekme oldu?
Niçin arkamızı dönüyoruz?
Sorunları, arkamızı dönme noktasına getirmeden yani savaş tamtamları çalmadan çözmek yolunu niçin bulamıyoruz? 3 gün sonrasını göremeyecek körlüğe iten alt yapı-üst yapı-alt akıl-üst akıl tıkanması; “Reis'e Saray- Halka Vergi Düzeninin” köhnemiş olmasından mı kaynaklanıyor?

Günün sorusu

İmam hatipliye açık uçlu soru!

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde “fahri doktora tevcih töreni” yapıldı. Tevcih: makam ve mevki sunma demek. Başbakan Binali Yıldırım'a “siyaset bilimi ve kamu yönetimi fahri doktoru” makamı verildi. Bu törende Başbakan, 18 milyon öğrenci ile ailesinin beklediği “eğitimin son kargaşasına” son verecek “yeni sınav sisteminde açık uçlu sorulara ağırlık verileceğini” duyurdu. Bu duyurudan bir gün sonra da Cumhurbaşkanı, yenilenip, yeniden yapılan ve adı “Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi” konulan eğitim yuvasının açılışını yaptı. Kendi mezun olduğu liseyi yeniden yapıp onaran müteahhit ve otelci işadamı Mesut Toprak'a da teşekkür etti. Oysa bu işadamı, imar planlarına aykırı, yani yasalara uymayan imar suçu işlemiş, İstanbul'un tarihi görüntüsünü (silüet) bozmuştu. Mahkemeler ve üst mahkeme tarihi görüntüyü bozan cam gökdelenlerin üst katlarını yıkma kararı vermiş, bu işadamı adaletin kararına da uymamıştı. Cumhurbaşkanı, kendi isminin verildiği İmam Hatip Lisesi'ni yeniden yapınca 5 yıldır küs olduğu bu işadamını affetti. İmam hatipliye 1 açık uçlu soru: Müteahhit ve otelci işadamının okulu yenilerken kendi cebinden yaptığı masraf, onun işlediği imar suçunu affetmeyi caiz kılacak kefaret sayılır mı? Cumhurbaşkanı'nın, şehre karşı suç işleyen bir işadamını affetmesi “İslam'da yemin bozma kefaretine” girer mi?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp