Reklamsız Sözcü
ZEYNEP GÜRCANLI

Enerji mi, ülkenin bekası mı?

31 Temmuz 2017

Bu da enerji konusunda bir “zor yazı”.
Zor çünkü AKP iktidarının son birkaç yılında izlenen enerji politikaları, Türkiye'nin dış politikasındaki “kırmızı çizgileri” teker teker sildi.
“Türkiye'nin kalkınması”; “enerji açlığı”; “Büyük Türkiye” sloganları arasında Kıbrıs, Filistin, Ortadoğu gibi Türkiye'nin -ve aslında AKP tabanının da- tüm hassasiyetleri yok edildi. Daha da kötüsü, Türkiye'nin en stratejik konusu olan “enerji arzı çeşitliliğine” zarar verildi. Enerji konusunda Rusya'ya yönelik bağlılık, Ruslar Irak enerji piyasasına da sokularak daha da artırıldı.
İşte size birkaç örnek:

KIBRIS'TA RUMLARA DOĞALGAZ ARAMAK İÇİN GÖZ YUMULDU- 2015 yılının Ocak ayında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu Kıbrıslı Rum lider Anastasiades ile Davos'ta gizli bir görüşme yaptı. Görüşme içeriğini de bundan iki yıl sonra Rum Kesimi'nin Cyprus Mail Gazetesi yayınladı. Cyprus Mail'in haberine göre, ABD'nin o dönemdeki Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın devreye girmesiyle gerçekleşen görüşmede Davutoğlu, Türkiye'nin 2014'te yaptığı “Türk kıta sahanlığı içinde petrol arama çalışması, savaş nedenidir” açıklamasından vazgeçti. Böylece Rumların, KKTC'nin, Kıbrıslı Türklerin hatta Türkiye'nin Akdeniz'deki haklarını hiçe sayarak, petrol/doğalgaz aramalarının önü açıldı. Yani siz bakmayın şimdi Kıbrıs açıklarına göstermelik savaş gemisi filan gönderilmesine… İş işten geçti.

TÜRKİYE'NİN KORUMAK İÇİN MEHMETÇİK GÖNDERDİĞİ KATAR, RUMLARLA DOĞALGAZ ARAMA ANLAŞMASI YAPTI- AKP iktidarı, Ortadoğu'da Katar'a arka çıkabilmek için geleneksel Ortadoğu politikasını hiçe saydı. Araplar arası çatışmada doğrudan taraf oldu. O kadar ki, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın “kardeşim” dediği Katar Emiri'ni korumak uğruna bu ülkeye Mehmetçik konuşlandırılmaya başlandı. Peki tüm bunlara karşılık Katar ne yaptı? Kıbrıslı Rumlarla Nisan 2017'de “doğalgaz arama anlaşması” imzaladı. Bu anlaşma kamuoyuna açıklandığında ne Erdoğan'dan, ne de AKP hükümet üyelerinden cılız da olsa Katar'a yönelik herhangi bir eleştiri gelmedi. Katar anlaşma uyarınca Akdeniz açıklarında önümüzdeki yıldan itibaren doğalgaz/petrol aramaya başlayacak. Soru şu; AKP'nin Kıbrıs açıklarına gönderdiği savaş gemileri, Katar'ın petrol arama gemilerine de müdahale edecek mi? TSK'ya bağlı askerler Katar'ı korumak için bu ülkede konuşluyken, TSK'ya bağlı savaş gemileri Katar gemilerine gözdağı mı verecek?

FİLİSTİN'İN HAKLARI YOK SAYILDI, AKP HÜKÜMETİ İSRAİL'LE DOĞALGAZ PAZARLIĞINA GİRİŞTİ- Lafa gelince, AKP'nin en hassas olduğu konudur Filistin meselesi. Peki Filistinliler ve onların hakları konusunda bu kadar hassas olan AKP hükümeti ne yaptı? İsrail'le doğalgaz boru hattı için masaya oturdu. Yapılması planlanan boru hattından, İsrail'in Akdeniz'den çıkarmakta olduğu ve gelecekte çıkaracağı doğalgaz geçecek. Peki denizden çıkarılacak o doğalgazda Filistinlilerin hiç mi hakkı yok? Kıbrıs'ta Rumların Akdeniz'de doğalgaz aramasına “O doğalgazda Kıbrıslı Türklerin de hakkı var” diye karşı çıkan AKP hükümeti, söz konusu İsrail olunca Filistinlilerin hakkını hiç konu etmiyor. Pazarlıklar o kadar ileriye gitti ki, yakında Enerji Bakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ın İsrail'e giderek, son imzaları atacağı konuşuluyor.

KERKÜK UNUTULDU, IRAKLI KÜRTLERE “BAĞIMSIZLIĞIN” ÖNÜ AÇILDI- Türkiye'nin vazgeçilmez politikalarından biri de Kerkük'ün bir Türkmen kenti olduğu idi. Ancak AKP iktidarının son birkaç yılında Kerkük Iraklı Kürtlere -deyim yerindeyse altın tepside- teslim edildi. Irak Kürt petrolünü ve doğalgazını -Bağdat yönetimini de devre dışı bırakarak- pazarlamak üzere Irak'ta “Kürdistan bağımsız devletine” yeşil ışık yakıldı. IKBY Başkanı Mesud Barzani'nin “bağımsızlık referandumuna”, cılız bir Dışişleri açıklaması dışında hiç ses çıkarılmadı.

IRAK'TAN GELECEK PETROL VE DOĞALGAZDA RUSYA'YA SÖZ HAKKININ ÖNÜ AÇILDI- AKP hükümeti bir yandan Iraklı Kürtlerin önü bağımsızlık için açılırken, diğer yandan pazarlıklarda müthiş bir stratejik hata yapıldı. Paraya sıkışan Kürtlerle pazarlık sırasında “bunlar bize mecbur, ne istersek alırız” politikası izlendi. Ancak “köşeye sıkışmış kedi” misali Iraklı Kürtler, AKP hükümetinin pazarlıkta el yükseltmesine karşılık Türkiye'ye daha fazla taviz vermek yerine hiç beklenmedik bir hamle yaptı; Rusya'yı devreye soktular. Irak Kürdistan Bölgesi ile Rusya arasında 2 Haziran 2017'de Saint Petersburg'da bir anlaşma imzalandı. Anlaşma ile Rusya, Irak Kürdistan bölgesine sağlayacağı finansmana karşılık bu bölgede petrol arama, satma ve en önemlisi de boru hatları kurup işletme konusunda söz sahibi oldu. Türkiye devletinin bekası için en kritik konulardan biri olan “enerji arzı çeşitliliği”, bizzat AKP hükümetinin yanlış politikaları sonucunda büyük yara aldı. Zaten Rus doğalgazına bağlı olan Türkiye, bir de güneyinden, Irak'tan gelecek petrol ve doğalgazda Ruslara söz hakkı tanımış oldu. İleride Rusya ile doğabilecek bir anlaşmazlıkta, Rus petrol ve doğalgazına Irak'ın alternatif olabilmesi, bizzat AKP hükümetinin “bakkal pazarlıklarına kalkması” nedeniyle ortadan kalktı.
Tablo çok vahim.
Türkiye'nin kalkınması için yola çıkan, adında da “kalkınma” kelimesi olan AKP'nin enerji politikaları değil Türkiye'yi kalkındırmak…
Ülkeyi bir beka sorunuyla karşı karşıya getirdi.

ANKARA FISILTISI

TPAO'da 55 yaş üstü emekli edilecek

Enerjiyle başladık, enerjiyle devam edelim.
Ankara kulislerinde bugünlerde Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın imzasını taşıyan bir yasa değişiklik taslağı konuşuluyor.
Kulislere göre, Enerji Bakanlığı TPAO personelinden 55 yaş ve üstü olanları emekli etmek için TPAO Yönetim Kurulu'na yetki veren bir yasa taslağı hazırlamış. TBMM yeni dönem için açılır açılmaz gelecek ilk torba yasaya bu değişiklik tasarısının da eklenmesi planlanıyormuş.
TPAO'nun “gençleştirilmesi” adı altında içinin boşaltılmasının önünü açacak yasa tasarısının olumlu bir yanı da varmış. “Personeli gençleştirme” adına tüm tecrübeli isimlere yol verilecek ve adeta içi boşaltılacak TPAO'nun yıllık bilançosunda da “personel gideri” rahatlaması sağlanacakmış.
Böylece Varlık Fonu'na devredilen TPAO'nun -mesela Katarlı bir şirketin- Türkiye'de yapacağı yatırıma karşılık “rehin” verilmesinin de önü açılacakmış.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more