Reklamsız Sözcü

AKP’nin ekonomi karnesi kırıklarla dolu

Öğrenciler bir öğretim yılını daha bitirip karnelerini alırken biz de AKP’nin 16 yıllık ekonomi karnesini çıkardık. Sonuç: Borç, enflasyon işsizlik ve hayat pahalılığı tırmanırken hükümet, sınıfı geçemedi.

android-time 09:25 10 Haziran 2018
AKP’nin ekonomi karnesi kırıklarla dolu
Öğrenciler bir öğretim yılını daha bitirip karnelerini alırken biz de AKP’nin 16 yıllık ekonomi karnesini çıkardık. Sonuç: Borç, enflasyon işsizlik ve hayat pahalılığı tırmanırken hükümet, sınıfı geçemedi.

Nuray Tarhan-SÖZCÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde yaptığı konuşmalarda sık sık Türkiye ekonomisinin çok iyi durumda olduğunu söylüyor. Biz de hazır 18 milyon öğrenci karne almışken, AKP hükümetinin ekonomi yönetiminde aldığı notları çıkarıp tabloyu sizlere sunalım istedik. Ortaya çıkan tabloda gördük ki, AKP hükümetinin 2001 krizinin ardından neredeyse bir enkaz olarak devraldığı ekonominin durumu aradan geçen 16 yıla rağmen, 2002 yılındaki durumdan çok da iyi durumda değil.

AKP hükümeti her fırsatta Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) borç almamakla övünürken, rakamlar Türkiye'nin iç ve dış borçlarının 16 yılda katlanarak arttığını gösteriyor. 2002 yılında Türkiye'nin toplam dış borcu 129.6 milyar dolarken şu anda yüzde 249.6 artışla yani yaklaşık 3 kat artarak 453.2 milyar dolara çıkmış durumda.

icerdeeee

HALKIN ALIM GÜCÜ ERİDİ

2002 yılında dış borçların milli gelire oranı yüzde 54.8'ken, 2003'te yüzde 48'in altına gerilemesi umut vermişti. Ancak son rakam, oranın yeniden yüzde 53.3'e çıktığını gösteriyor. İç borçlarda da durum çok parlak değil; 16 yılda 4 kat artışla 155.2 milyar TL'den 596.6 milyar TL'ye çıkmış durumda. Özel sektörün borcu da 8'e katlanarak 29.2 milyar dolardan 221.3 milyar dolara yükseldi. Hane halkı borcundaki artış ise korkutucu boyutta: Hanelerin 2002'de 6.7 milyar TL olan borcu tam 86 kat artarak 574.5 milyar TL'ye çıktı. Hane halkı borcunun kullanılabilir gelire oranı 2002'de sadece yüzde 3'ken 2017'de 18 kat artışla yüzde 55'e çıktı. Yani halkın gelirinin yüzde 55'i borca giderken alım gücü de her geçen gün azaldı.

Hazine eski Müsteşarı ve CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, iktidarın ekonomi karnesinin kırıklarla dolu olduğunu belirterek, şunları söyledi:

İŞSİZLİK ARTTI

“AKP döneminde uygulanan yanlış büyüme stratejisi sonucunda Türkiye sıcak para bağımlısı bir ekonomi haline getirildi. AKP dünyada dolar bolluğunun yaşandığı dönemde iş başına geldi ve ekonominin yelkenlerini sıcak parayla doldurdu. Bu dönemde dışarıdan alınan borçlar, ekonominin dayanıklılığını ve küresel piyasalarda yarışma gücünü artıracak şekilde kullanılabilecekken, betona yatırıldı. Türkiye'de 1923 ile 2002 arasında geçen 79 yılda 57 hükümet iş başına geldi. Bu dönemde kullanılan her 100 dolar kaynak karşılığında 714 dolarlık milli gelir yaratıldı. Oysa 2003-2017 arasında AKP döneminde, kullanılan muazzam kaynağa ve Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) makyajlı milli gelir rakamlarına rağmen her 100 dolar kaynak karşılığında sadece 516 dolar milli gelir yaratılabildi.”

Vatandaş borç, hayat pahalılığı ve işsizliğin altında ezilirken iktidarın hâlâ çıkıp ekonomide peri masalları anlattığını öne süren Faik Öztrak, “İş aramaktan umudunu kesmiş olanlarla birlikte işsiz sayısı 6 milyonu, yıllık enflasyon ise yüzde 12'yi aşmışken, metal yorgunu AKP'nin vatandaşa verebileceği hiçbir şey, sunabileceği hiçbir çözüm kalmamıştır” dedi.

GELECEĞİMİZ İPOTEK ALTINA ALINDI

İYİ Parti'nin Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayfer Yılmaz ise AKP'nin 16 yıllık ekonomi karnesini değerlendirirken 2002-2008 arasını “mirasyedi dönemi” olarak tanımladı. Yılmaz, şunları söyledi: “2002'de AKP iktidarı krizden çıkışa denk geldi ve IMF-Kemal Derviş politikalarının yarattığı acı reçetelerin bedelini bir önceki hükümet öderken nemalanan AKP oldu. Ve bu politikaları 2008'e kadar hiçbir şeyi değiştirmeden sürdürdü. Derviş'in ekonomi programı sona erdiğinde ‘rehavet dönemi' başladı. “Saldım çayıra, mevlam kayıra” politikası uygulanmaya başladı. Alınan borçlarla üretken olmayan ekonomik düzene öncülük eden yollar, köprüler, binalar ve şatafatlı AVM'ler yapılarak ‘büyük ekonomi' algısı yutturuldu. Ucuz döviz sayesinde tarım dahil pek çok ürün dışarıdan ithal edilir hale geldi. Üretimle değil krediyle borçlandırılarak sözde büyüme, Faik Öztrak tüketim ekonomisi ile sağlandı.”

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more