Sözcü Plus Giriş

Kadının adı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yok

Son yılların en büyük sorunlarından biri kadına uygulanan şiddet ve kadın cinayetleri... Geçtiğimiz haftalarda Emine Bulut ile maalesef tekrar gündeme gelen bu sorun dünya genelinde de hızla tırmanıyor.

10:27 -
Kadının adı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da yok

CERENSU GÜLMÜŞ-sozcu.com.tr

Her üç kadından biri her gün şiddete maruz kalıyor. Resmi rakamlara göre sadece Türkiye'de 2011 Ocak-2019 Ağustos arası 2636 kadın cinayet işlendi. 2018'de 440, 2019'un ilk 8 ayında ise 294 kadın cinayeti… Birleşmiş Milletlerin yayınladığı rapora göre 2017 yılında dünyada 87,000 kadın cinayeti işlendi. Bu cinayetlerin %58'i kurbanların tanıdıkları tarafından işlendi. Yani 2017 yılında her gün 137 kadın bir tanıdığı tarafından öldürüldü.

Çoğu kadın cinayeti herkesin gözünün önünde yaşandı, güpegündüz yaşandı, ‘geliyorum’ dedi ve maalesef geldi. Kadın cinayeti kurbanları çoğu zaman daha önce suç duyurusu bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlar. Kadınların şikayetlerinin ciddiye alınmaması, cezaların yeterince caydırıcı olmaması ve polisin olaylara etkili müdahale edememesi adeta katillerin işini kolaylaştırıyor.

Cape Town’da kadınlar onbinlerce kadın, üniversite öğrencisi Uyinene Mrwetyana’nın Clareinch Postanesi’nde bir postacı tarafından öldürülmesi sonrasında sokağa çıkmıştı.

Kadınlarının şikayetlerinin ciddiye alınmamasının en önemli sebeplerinden biri “Karı koca arasına girilmez”, “polis aile işlerine karışmaz” gibi bahaneler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2009 yılında Türkiye'yi vatandaşının can güvenliğini koruyamaması ve gerekçesiyle 36.500 euro para cezasına çarptırdığı Nahide Opuz davasının raporunda “Aile içi şiddet otoriteler tarafından tolere ediliyor ve devlet yasal yaptırımları etkili olarak kullanmıyor” ifadeleri yer alıyor. Maalesef 2009'dan beri bir şey değişmiş gibi görünmüyor.

KADIN OLMANIN EN ZOR OLDUĞU ÜLKE SENEGAL

Ülkemizde olduğu kadar dünyanın da gündemi olan kadın cinayetlerini önlemek adına birçok ülke önemli adımlar atmaya hazırlanırken bazı ülkeler kadınlar için hala çok tehlikeli. Kadınlar için dünyanın en tehlikeli ülkesi Senegal. Senegal'de kadınların %87'si şiddet görüyor. Güney Afrika'da her gün üç kadın eşi tarafından öldürülüyor.

KADINLARA SİLAH TAŞIMA İZNİ VAR AMA…

Her gün 4 kadının öldürüldüğü Brezilya ise kadın cinayetlerinde 5. sırada… Kadın cinayetlerini azaltmak amacıyla Brezilya hükümetinin uyguladığı politikalar kadınları daha da tehlikeye atıyor. Brezilya hükümeti, kadın cinayetlerini önleyeceğine inanarak kadınların silah taşımasını kolaylaştırma kararı aldı. Şiddete şiddetle karşılık vermeyi desteklemenin tehlikeli ve sağlıksız toplum yapısı oluşmasına sebep olmasının yanı sıra aile içi şiddete maruz kalan Brezilyalı kadınlar, silah bulundurmanın kendisini korumak yerine tehlikeye atabileceğini düşünüyor. Kocası tarafından şiddet görmüş 35 yaşındaki Brezilyalı Cristiane Machado “Eğer şiddete uğradığım günlerde evimde bir silah olsaydı, bugün hayatta olamazdım” dedi.

Meksika’nın başkentinde binlerce kadın, kadına uygulanan şiddete karşı gösteri yapmıştı.

AVRUPA’NIN EN KÖTÜSÜ ALMANYA, FRANSIZLAR AYAKTA

Kadına karşı şiddet, Batılı devletler için de önemli bir problem. Kanada'da her 10 kadından 3'ü şiddet görüyor. Avrupa'nın en kötüsü ise Almanya. Almanya'da son üç yılda kadına karşı şiddet %10 arttı. İsveç gibi bazı kuzey ülkelerin yasal yapısında boşluklar ise aile içi şiddeti ihbar etmeyi ve cezalandırmayı zorlaştırıyor.

Durumun insanı umutsuzluğa sürüklediği bu günlerde kadın cinayetlerine dur demeye hazırlanan Fransa'dan gelen haberler umut verici. Fransız hükümeti aile içi şiddetle mücadele için şimdiye kadarki en büyük adımı atmaya hazırlanıyor. 2019'da yaşanan 101 kadın cinayetinin ardından ülke ayaklandı. Bardağı taşıran son damla ise 2019 Mart ayında yaşanan Julie Douib cinayeti oldu .

Kurbanın babasının yaptığı açıklamaya göre Fransız kadın “Yapması gereken her şeyi yaptı, o adalet sistemine güveniyordu”. Kendisine şiddet uygulayan 43 yaşındaki eşi Bruno Garcias'dan iki çocuğunu da yanına alıp ayrıldı. Onlarca kere eşinin ona uyguladığı şiddeti polise bildirdi. Polis onu dinlemedi, Bruno Garcias hiçbir şikayetin ardından tutuklanmadı. Julie, polise eşinin silah ruhsatı olduğunu ve eşinin onu vurmasından korktuğunu söyledi.

Eşi onu vurmadan 48 saat önce başvurduğu polis “Üzgünüm hanımefendi ancak eşinizin ruhsatını, silahı size doğrultmadığı sürece elinden alamam” dedi. Polise yaptığı şikayetten iki gün sonra 34 yaşındaki Douib, eski kocası tarafından kolundan ve göğsünden vurularak öldürüldü. Komşusu tarafından bulunan Fransız kadının son sözleri “Beni öldürdü” oldu.

Bu yılın başından beri 101 kadının eşi ya da eski eşi tarafından öldürüldüğü Fransa’da kadınlar geçen hafta sokaklara döküldü.

Fransa yaşanan bu cinayetin ardından ayaklandı. Kadın cinayetlerini önlemenin yollarını bulmak için 3 Eylül- 25 Kasım tarihleri arası sosyal yardım kuruluşları, polis, sosyal hizmetler görevlileri birlikte çalışıp kadın cinayetlerine bir çözüm bulmaya çalışacak. Kadın ve Erkek Arasında Eşitlikten Sorumlu Fransız devlet bakanı Marlene Schiappa, kurumların kadınları korumak konusunda yeterince etkili olamamasının bir sebebinin de çoğu zaman birbirilerinden habersiz çalışmaları olduğunu söyledi. “Bu, hayati önem taşıyan sorunu çözmek istiyorsak hep birlikte çalışmalıyız” dedi.

3 Eylül'de Fransa Başbakanı Edouard Philippe, aile içi şiddetle mücadele eden 25 kuruluş, yargıçlar, avukatlar ve gazetecilerden oluşan 80 kişilik bir grupla buluştu. Görüşmelerde kadın cinayetlerini önlemenin, cinayetlere müdahale etmenin ve aile içi şiddete karşı caydırıcı cezalar bulmanın yolları aranıyor. Görüşmelerin öncelikle hedefi, öncelikle şiddete meyilli toplumun düşünce yapısını değiştirmek.

İTALYA CEZAYI İKİ KATINA ÇIKARDI

Kadın cinayetlerine karşı etkili adımlar atan ülkelerde, cinayetlerin azalması umut verici. Bu örneklerden biri İtalya. 2018 yılında 120 kadın cinayeti işlenen İtalya'da kadına karşı şiddetin cezasını iki katına çıkararak 15 yıl yapmasıyla kadın cinayetlerinin sayısı yarıya yarıya düştü. 2019‘un ilk 8 ayında 39 kadın cinayeti işlendi. Bu veri yaptırıcı cezaların kadın cinayetlerini azaltacağını kanıtlar nitelikte.

Kadına şiddetin yüksek olduğu Meksika’da da kadınlar yetkililere seslenmek için sokaklara döküldü.

İspanya ise kadın cinayetlerini önlemedeki başarısıyla öncü olarak nitelendiriliyor. İspanya, yasaların etkili bir şekilde uygulanması ve kadın şiddetine karşı devlet politikalarıyla kadın cinayetlerinin azalabileceğinin iç rahatlatan kanıtı. İspanya'da 2003 yılından beri aile içi şiddet sadece kadınları ilgilendiren bir sorun olarak değil “milli mesele” olarak değerlendiriliyor. 2017 yılında aile içi şiddetle mücadele için 200 milyon euro bütçe ayrıldı. 2003 yılından itibaren 1000 den fazla yargıç aile içi şiddet konusunda özel olarak eğitildi. Uygulanan politikalar sayesinde kadın cinayetleri azaldı. 2003 yılında 71 kadın öldürülürken bu sayı 2018'de 47'ye düştü.

Aile içi şiddetle mücadele eden başka bir ülke de İskoçya. 2019'da yürülüğe giren yeni aile içi şiddet yasası kapsamında, daha önce aile içi şiddet olarak değerlendirilmeyen davranışlar artık aile içi şiddet olarak değerlendiriliyor. Polisin daha etkili çalışması adına yeni yasa kapsamında 2018 aralık ayından itibaren 26.000 polis aile içi şiddete müdahale konusunda eğitildi. Önümüzdeki aylarda 6500 polisin daha eğitilmesi planlanıyor.

Umarız önümüzdeki yıllarda, hem Türkiye’de hem de Dünya genelinde gerekli uygulama ve politikalar uygulanarak kadına uygulanan şiddet ve aile içi azalarak biter.

Son güncelleme: 14:22 13.09.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more