Sözcü Plus Giriş

Türkiye’nin en büyük sanat kurumu yıkılacak

Türkiye’nin ilk ve en büyüğü olan İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı yerleşkesinin boşaltılması ve yıkılması kararlaştırıldı. Kararına gerekçe olarak yapıların depreme dayanıksız hale geldiğini gösteren rektörlük, yoğun çağrılara rağmen deprem riski raporunu kamuoyuna açıklamadı. Sivil toplum kuruluşları, DEÜ Mühendislik Fakültesi tarafından hazırlandığı belirtilen deprem riski raporunun güvenilir olmadığını ileri sürdü, bağımsız kurumlar tarafından inceleme yapılmasını istedi. Öğretim üyeleri ve öğrenciler yıkım kararını protesto ederken, muhalefet milletvekilleri asıl amacın 57 dönümlük gözde alanı rantçılara peşkeş çekmek olduğunu iddia etti. Özel mimari gerektiren güzel sanatlar fakültesinin taşınabileceği uygun bir bina İzmir’de yok. Fakülte dekanı ise öğretim üyelerine odalarını boşaltmaları için beşer adet patates çuvalı gönderdi.

Gökmen ULU
10:13 -
Türkiye’nin en büyük sanat kurumu yıkılacak

TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ SANAT KURUMU

1970 yılında İzmirli hayırsever işadamı Remzi Reyent, Balçova'daki 57 bin metrekarelik arsasını eğitime bağışladı. Arsa bu şartla Milli Eğitim Bakanlığı'na devredildi. 1975 yılında alana ülkenin ilk güzel sanatlar fakültesi kuruldu. Ege Üniversitesi bünyesinde kurulan fakülte 1982 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağlandı. Devlet Konservatuarı da fakülteye dahil edildi. Aynı yıl YÖK kararıyla, İzmir'deki fakültenin yönetmelik ve programları Türkiye'de kurulacak güzel sanatlar fakültelerinde uygulandı. Böylece İzmir'deki fakülte öncü ve örnek oldu. Bornova ve Alsancak'taki binalar 1994 yılında başlayan ve 2004'te tamamlanan taşınma süreciyle Balçova'daki kampüste bir bütün haline geldi. 11 bölüm, 1 enstitü ve yaklaşık 2 bin öğrenciden oluşan DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı'ndan nice sanatçı yetişti ve yetişiyor.

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNDEN “DEPREME DAYANIKSIZ” İDDİASI

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörlüğü bu yılın Temmuz ayı başında Balçova'daki Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı yerleşkesinin boşaltılarak Buca ilçesindeki Tınaztepe Kampusu'nda bulunan boş rektörlük binasına taşınması kararını aldı. Rektörlük gerekçe olarak yapının depreme dayanıksız hale geldiğini öne sürdü. Üniversite yönetimi, 24 Haziran'da öğretim üyeleri ile yaptıkları toplantıda, 30 gün içinde binanın boşaltılması gerektiğini söyledi. DEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü'nün hazırladığı öğrenilen“deprem riski raporu” çağrılara rağmen kamuoyuna açıklanmadı.

ÖĞRENCİLER PROTESTO EDİYOR

Fakültenin öğretim üyeleri ve öğrencileri bu raporu güvenilir ve inandırıcı bulmadığını açıklayarak karara tepki gösterdi. Sesini duyurmak isteyen öğretim üyelerinin rektör Nükhet Hotar Göksel tarafından azarlandığı iddia edildi. Demokratik direnişe geçen öğrenciler protesto eylemlerine başladı. Öğrenciler, tepkisini 28 Haziran'daki mezuniyet töreninde de ortaya koydu ve fakülte dekanı Hacı Yakup Öztuna konuşma kürsüsüne geldiğinde hep birlikte sırtlarını döndü.

İZMİR'DE GSF'YE UYGUN BAŞKA YAPI YOK

Fakültenin öğretim üyeleri ve öğrencileri, Tınzatepe'de rektörlük için yapılan ancak rektör Nükhet Hotar Göksel taşınmak istemediği için boş duran yapının kendilerine verilmek istenmesine tepki gösterdi. Bu bina koşullarının güzel sanatlar fakültesi ve konservatuar eğitimine uygun olmadığını vurguladı. Zira binada sahne, stüdyo, atölye bulunmuyor. Hatta bazı odalarda pencere bile yok. Oysa güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuarlar için özel mimari ile düzenleme yapılması gerekiyor.

TIP FAKÜLTESİ DE YIKILACAK MI?

1980 ve 1990'lı yıllarda fakülte ve konservatuarın dekanlığını yapan Doğan Tuna, “GSF'nin yakınındaki tıp fakültesi binası da yıkılacak mı” diye sordu. Eğitim kurumunun kurucuları arasında yer alan Tuna, yeni yerleşke yapımının en iyi ihtimalle 8 yıl süreceğini belirterek, İzmir ve Ege'nin sanat yaşamına önemli katkılar sağlayan sanat eğitim kurumunun yok edilmemesini istedi. Tuna, “Bu binaları yapan müteahhit firma aynı zamanda, Tıp Fakültesi binalarının büyük bir kısmını da yapmıştı. Kaldı ki, DEÜ Tıp Fakültesi
binalarının bir kısmı 1980 öncesi yapılmıştı ve hala kullanılmaktadır. Bu konuda kasıtlı bir davranış olduğunu düşünüyorum” dedi.

DEPREM RAPORUNU BAĞIMSIZ KURUM HAZIRLASIN

DEÜ Mühendislik Fakültesi tarafından hazırlanan raporun bağımsız olmadığı, raporda yerleşkedeki hangi yapıların nasıl sebeplerle depreme dayanıksız halde olduğunun açıklanmaması kamuoyunda kuşkuyla karşılandı. Depreme dayanıklılık incelemelerinin Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) tarafından yapılması istendi. Bu husus, muhalefet milletvekilleri tarafından TBMM gündemine de getirildi. HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, soru önergesinde, “Yerleşkenin depreme dayanıklı olmadığı raporu üniversitenin inşaat fakültesi tarafından hazırlanmıştır. TMMOB ile işbirliği yapılıp, bağımsız kurumlar tarafından fakülte bünyesinde hangi yapıların deprem riski taşıdığı tespit edilmiş midir” diye sordu.

POLAT : “RANTÇI VE PEŞKEŞÇİSİNİZ”

Deprem riski raporunun açıklanmaması ve Balçova'nın merkezinde 57 dönümlük alanda bulunan fakülte ve konservatuar yerleşkesinin gayrimenkul değerinin yüksek olması, asıl amacın rant sağlamak olduğu iddialarını da gündeme getirdi. Öğrenciler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, boşaltılması ve yıkılması istenen yerleşkeye yeniden fakülte ve konservatuar binalarının inşa edilmeyeceğini, iktidar yandaşı müteahhitlere peşkeş çekileceğini iddia etti. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Rektör Nükhet Hotar Göksel ve üniversite yönetimine yönelik yaptığı açıklamada, “Siz rantçı ve peşkeşçisiniz” dedi. DEÜ Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada iddialar için “Akıl ve mantık dışı” denildi. Rektör Nükhet Hotar Göksel, Polat'ın iftira ve hakaret ettiğini savunarak savcılığa suç duyurusunda bulundu.

“YANLIŞ YERDE DOĞRU EĞİTİM YAPILAMAZ”

Fakülte ve konservatuar öğrencileri, yerleşkeyi boşaltma ve yıkım kararına ilişkin tepkilerini sosyal medya kampanyaları ile ifade etti. Öğrencilerin açıklamasında, anayasanın tanıdığı temel haklardan olan eğitim-öğretim konusunda mağdur edilmemeleri ve hızlı biçimde çözüm bulunması istendi. Açıklamada, “İki bini aşkın öğrenci tam olarak ne zaman biteceği belli olmayan bir süreç boyunca kendi eğitim modeliyle uyuşmayan, bu modeli karşılama yeterliliğine sahip olmayan bir mekana yığılacaktır. Böylece ortada eğitim adına hiçbir şey kalmayacaktır. Zorlamayın. Yanlış yerde doğru eğitim yapılamaz” ifadeleri kullanıldı.

SOYER DEÜ YÖNETİMİNİ YALANLADI

DEÜ Genel Sekreteri Saip Tiryakioğlu, GSF ve konservatuar için tarihi havagazı fabrikası, elektrik fabrikası, TEKEL binasının alternatifler arasında olduğunu açıkladı. Tiryakioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, fakülte ve konservatuara, Kültürpark'taki A-B-C Hol binalarının geçici olarak tahsis edilmesi için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreterliği ile iletişim kurduğunu ve başkan Soyer'in olumlu görüş verdiğinin bildirildiğini ifade etti. Kültürpark Platformu bu önermeye karşı çıkarken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Tiryakioğlu'nun açıklamasını yalanladı. Soyer, Twitter sayfasına, “DEÜ'den kimseyle görüşmedim. Bir onay da vermiş değilim. Kültürpark'ın geleceği İzmir Buluşmaları ile şekillenecek” diye yazdı. Soyer ayrıca DEÜ Rektörlüğü'nde gönderdiği resmi yazıda çözüm önerisinde bulunarak yerleşkenin yıkılıp yok edilmemesini istedi ve yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi için her türlü desteğe hazır olduğunu bildirdi. DEÜ Genel Sekreterliği, Soyer ile bürokratların birbirinden farklı açıklamalar yaptığını belirterek İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini ciddiyetsizlikle suçladı.

“BELEDİYE KENDİ BİNALARINA BAKSIN”

Üniversite yönetiminin yazılı açıklamasında, belediyenin kendi çürük yapılarına bakması istenildi. Açıklamada, “Önerimiz, öncelikle kendi oturduğu binalar başta olmak üzere, kaçak yapıldığı bilinen bazı belediye binaları, kurum, kuruluş, alışveriş merkezleri ve diğer yerlere dikkatlerini çevirmeleridir” ifadeleri kullanıldı.

DEKAN PATATES ÇUVALI GÖNDERDİ

Fakülte dekanı Hacı Yakup Öztuna, Soyer'in, Kültürpark'a taşınma girişimine onay vermemesine “akıl tutulması” ifadesi ile karşılık verdi. Bu arada dekan Öztuna, fakülte ve konservatuardaki öğretim üyelerine odalarını boşaltmaları için beşer adet patates çuvalı gönderdi.

ÖĞRETİM ÜYELERİ VE ÖĞRENCİLERE FİKRİNİ SORAN YOK

Fakültenin öğretim elemanları son gelişmeler üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılına bir buçuk ay süre kaldığının hatırlatıldığı açıklamada, “Güzel sanatlar fakültesi öğretim elemanları ve öğrencileri, üniversite yönetimi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na şu ana kadar herhangi bir yerde mekan ya da bina önermiş değildir. Önerilecek geçici çözümler kent hayatının bileşenleri tarafından onaylanmış olmalıdır. Belediye ve rektörlük arasında gerçekleşen çözüm ve karar sürecinde fakültemiz öğretim elemanları, öğrenciler ve STK'lar mutlaka yer almalıdır” denildi. Açıklamada, giderek siyasi bir niteliğe bürünen tartışmalardan öğretim elemanları ve öğrencilerin olumsuz etkilendiği belirtildi.

BİRÇOK ÜNLÜ SANATÇI BURADA YETİŞTİ

Sinema yönetmenleri Semih Kaplanoğlu, Yüksel Aksu, Kudret Sabancı, oyuncular Şenay Gürler, Aylin Kontante, Rıza Kocaoğlu, Onur Buldu, Sarp Apak, Bülent İnal, Engin Altan Düzyatan, Cengiz Küçükayvazoğlu, Ceren Bozoğlu, Şebnem Bozoklu, Öner Erkan, Necmi Yapıcı, Özgür Ozan, ressamlar Ekrem Yalçındağ, Erdoğan Zümrütoğlu, Neşat Satı, Kadriye İnal, Ozan Oganer, modacı Siren Ertan, DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı'ndan mezun olan ünlüler arasında yer alıyor. Güzel sanatlar fakültesi ve konservatuar, sadece eğitim vermekle kalmıyor, İzmir ve Ege Bölgesi'nde çok sayıda tiyatro, film festivalleri, tekstil, seramik, resim, heykel ve tasarım sergileri, defileler, pişirim etkinlikleri, sempozyumlar, kitap yayınları, tarihi eser ve cami restorasyonları, ödüllü yarışmalar, proje danışmanlıkları ve küratörlükler , sempozyumlar, paneller, konferanslara imza atıyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more