Reklamsız Sözcü
ZEYNEP GÜRCANLI

Esad ‘Ermeni kartını’ açıyor

14 Ocak 2019

“Üç günde Şam'da namaz” hayaliyle çıkılan Suriye macerası, eğer Beşar Esad iktidardan düşürülebilseydi, AKP iktidarı açısından “zafer” olacaktı.
Ancak 7 yıllık Suriye iç savaşının ardından kazanan Esad oldu.
Suriye'nin komşusu Türkiye'ye ise bundan sonra hep kendisine düşman olacak bir “rejim” kaldı.
Esad, Suriye toprakları üzerindeki kontrolünü genişletip güçlendirdikçe, gözünü daha fazla Türkiye'ye dikmeye başladı.
İlk somut işaret, hiç beklenmedik bir yerden geldi:
Savaşta yakılmış/yıkılmış, altyapısı mahvolmuş Suriye'de Esad'ın “onarılacaklar” listesinde baş sıraya ne koymasını beklersiniz?
Enerji/su/kanalizasyon altyapısı?
Hükümet binaları?
Vatandaşların evleri ve işyerleri?
Hiçbiri değil.
Esad'ın “onarılacaklar” listesinin başında Türkiye'nin baş belası 1915 olaylarının Suriye'deki simgesi var.
Beşar Esad, geçen hafta kendisini ziyaret eden bir Ermeni heyetine söz verdi; Deyrizor'da IŞİD tarafından yıkılmış, sözde “Ermeni soykırımı” anması için kurulmuş olan kiliseyi Suriye devlet fonlarıyla -bu kadar yıkımdan sonra artık neyse o fonlar- yeniden inşa edeceğini vaadetti.
Bunun devamı, Esad yönetiminin Fırat'ın doğusunda hakim olan, PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD-YPG ile yapacağı işbirliği olacak.
Bu işbirliğinin ilk adımları Menbiç'te atıldı; PYD-YPG silahlı unsurları, kentin dış mahallelerinin kontrolünü Esad ordu birliklerine bıraktı.
Yetmedi; Türk Ordusu Menbiç'e girmesin diye devriyeye başlayan Esad ordu birliklerine, Rus askerleri de eşlik etmeye başladı.
Şam yönetimi ile PKK'nın Suriye kolu arasındaki, Rusya tarafından da desteklenen bu işbirliği sonucunda, en çok Türkiye'nin başı ağrıyacak. Türkiye'nin hemen güneyinde Esad rejimi için kendini biraz daha toparlayınca kullanabileceği bir “terör örgütü silahı” olacak.

İDLİB'DE DE İŞLER KARIŞTI

ABD'nin askerlerini çekeceğini açıklamasıyla Suriye'de tüm dikkatini Fırat'ın doğusuna çeviren Türkiye açısından bir başka başağırısı ise İdlib…
AKP iktidarının Rusya ile yaptığı Soçi anlaşmasının belkemiği, Türkiye'nin İdlib bölgesindeki El Nusra terör örgütü ve türevlerini “kontrol altına alması” ve bunların Esad ya da Rus birliklerine saldırılarda bulunmasını engellemesi idi.
Anlaşmanın Türkiye'ye sorumluluk yükleyen maddelerinden biri de Halep'i Şam'a bağlayan M5 ile Halep'i Lazkiye'ye bağlayan M4 karayollarındaki terörist unsurların bertaraf edilmesiydi.
Nitekim eylül ayında Putin ile üzerinde uzlaşılan İdlib anlaşması ile ilk etapta Türkiye, bölgede kendisine bağlı Özgür Suriye Ordusu unsurlarıyla birlikte bir tampon bölge oluşturup, Esad ve Rusya'ya karşı saldırıların azalmasını sağladı.
Ancak “yıl sonuna kadar terörist unsurlardan tamamen temizlenecek” olan M4 ve M5 karayolları bir türlü ulaşıma açılamadı.
Daha da kötüsü, yıl başından itibaren El Nusra'nın isim değiştirmiş şekli Tahrir üş Şam terör örgütü, Esad'ı bırakıp Türkiye yanlısı cihatçı gruplara saldırmaya başladı. El Nusra ve türevlerinin İdlib'de kontrolleri altındaki bölge, 2019'un ilk günleri ile birlikte yeniden genişlemeye başladı. Kısacası, İdlib'de Ruslarla varılan anlaşma da iyice zora girdi. Moskova'dan homurtular gelmeye başladı.
Türkiye kısa süre içinde İdlib'de Soçi mutabakatı ile söz verdiği sorumlulukları yerine getirmezse, buraya bir Rus destekli Esad ordu saldırısı kaçınılmaz görünüyor.
“Fırat'ın doğusuna girdik/giriyoruz” derken, Fırat'ın batısında sayıları milyonları bulacak yeni bir Suriyeli mülteci akını kapımızda.

ÇARE DİPLOMASİDE

Kısacası; Suriye'de Türkiye için işler giderek zorlaşıyor.
Bunun tek çaresi ise en kısa zamanda Suriye'den askerleri çekip, Şam yönetimi ile bir şekilde barışma yolunu denemekten geçiyor.
“Eli kanlı katille barışma olur mu” demeyin…
AKP hükümetinin Suriye macerasına birlikte çıktığı Suudi Arabistan, geçen hafta Riyad'da Esad'ın istihbarat başkanını ağırladı. Esad yönetiminin yeniden Arap Birliği'ne dönmesinin pazarlığı yapılıyor.
Yine AKP'nin Suriye macerasının ilk günlerdeki en büyük müttefiki ABD, -parasını Amerikalılar'ın verdiği, Türkiye'nin uygulamaya koyduğu eğit/donat programlarını unuttunuz mu?- Suriye'den askerlerini çekme kararı aldı. Yola “Esad gitmeli” diye çıkan ABD'nin Dışişleri Bakanı Pompeo, geçen hafta “Suriye'nin geleceğinde Esad'ın bir rolü olabilir” açıklaması yaptı.
Diplomasi bunun içindir. Ülkelerin ebedi düşmanları değil, ebedi çıkarları olur.
Düşmanlar bile bir araya gelir, oturur, konuşur, uzlaşır.
Türkiye'nin de bunu yapmasının zamanı geldi de geçiyor bile…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more