Elektrikçiler yesin içsin faturasını halk ödesin!

Resmi Gazete'de yayımlandığına göre girdi yürürlüğe… İşte şimdi oldu! Ne öyle elektrik dağıtım şirketlerine yük olmak? Aklınıza gelen tüm masrafları vatandaş ödesin, şirketler kemiksiz kârı ceplerine indirsin.

Bundan sonra yaptıkları temsil ve ağırlama giderlerini… Üye oldukları derneklere ödedikleri aidatları… Verdikleri ilanların masraflarını…  Elektrik faturalarına yansıtılacaklar… Onlar takılacak faturası vatandaşa patlayacak!

★★★

Şirket çalışanları gezsin, yesin, içsin, eğlensin, yurtdışına çıkıp selfie çektirsin. Parasını aboneleri ödesin. Ne güzel dünya…

Bitti mi? Biter mi? Bu giderlerin yanı sıra şirketlerin yapacağı denetim, danışmanlık ve müşavirlik giderleri, dava, mahkeme, avukatlık, icra ve arabuluculuk giderleri, noter harcamaları gibi işletme giderleri de fatura hesabına dahil edilecek.

Bunun anlamı, sen dava açacaksın karşı tarafın avukat parasını da sen ödeyeceksin.

★★★

Elektrik şirketleri ki; hemen hemen hepsi AKP'nin gözdesi… Şahsi merakım bunu hazırlayan,  resmi makamlara onay için getiren ve onay veren kişilerin hisleri… Zorluk çektiler mi?

Milyonlarca hanenin elektriği borcundan dolayı kesik… Milyonlarcası daha kesilecek. Beyefendilerin, hanımefendilerin derdi derneklere üyelik aidatının nasıl ödeneceği?

★★★

Ben bir dernek kurayım. Bana milyonlarca lira öde… Sonra yaz faturaya yolla millete… Bir anlamda rüşveti de vatandaşa yükle…

Yüklü meblağlar ödeyip danışmanlık al… Tabii kimden alacağın belli… Öde ona yüzbinlerce lira… Onu da yaz faturaya… Gönder üç kuruş ile ay sonunu getirmeye çalışan zavallıya… Selam söyle benden buna onay veren arkadaşlara…

★★★

Önce özelleştirme adı altında yandaşa devrettiler… Kaçakları da bize yüklediler. Kayıpları da üzerine eklediler. Sayaç okumaya gelen çalışanın maaşını içine eklediler. Kesme-bağlama adı altında 37 lira kestiler. TRT'ye şuna buna girmiyorum bile… İyi de, verdikleri ilanların masraflarından bize ne? Sen yandaşın okunmayan gazetesini, seyredilmeyen televizyonunu besle… Faturayı vatandaşa yükle.

★★★

Bak bu şirketlerden biri gözünü budaktan esirgemedi… Vatandaşın şahsımdan gelen talebiyle boykot ettiği Fransa'dan en son model jet uçağı 6X'i 47 milyon dolara kattı filosuna… Ekleyecek mi onu da faturaya?

İhtiyacınız varsa gündeliğe gelelim mi? Hazırlayın bir karar, yayımlayın Resmi Gazete'de, aramızda iş bölümü yaparız, camlarınızı siler, kirli çamaşırlarınızı da yıkarız.

Günün birinde lokantada rastlarsam birinize sandalyeyi çekip yanınıza oturursam şaşırmayın. Sonuçta ben de ortağım hesaba… Bir servis daha açabilir misiniz masaya?

İşsizlik düştü inanmayan saysın!

Herkes için söylemiyorum ama bazıları çok ayıp ediyorlar! İşsiz güçsüzler diye gidip iş arıyorlar. Ekonomiye zarar veriyorlar.

Oysa iş aramasalar işsiz sayılmayacaklar! Birlik ve beraberliği en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde işsizliği yüksek çıkartıyorlar.

★★★

Neyse ki vatanını seven iyi veriler açıklamak için sabahlara kadar çalışan bir istatistik kurumu var bu ülkede…

En son yüzde 12.7 gibi fantastik bir işsizlik oranı müjdeledi… Bu güzel tablonun mimarı eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayak'ı unutmamak gerek tabii ki… O ayarlamıştı hepsini…

Sorsan; işsiz sayısının artması refahın göstergesi… Ekonomi o kadar iyi durumda ki kimsenin çalışmaya tenezzül etmemesi! Bunu söylemezlerse hatırım kalır bir tanesi…

★★★

Hem nüfus artıyor hem geçen yılın aynı dönemine göre çalışan sayısı 733 bin kişi azalıyor hem de işsizlik düşüyor… Nasıl oluyor? Duygulanmamak, şükranlarımızı sunmamak elde değil…

Muhtemelen iş bulamayan milyonlarca kişi gizli gizli çalışıyordu istatistik kurumu bir dedektif gibi uğraşıp onları buldu. Büyük oyunu bozdu! Bu verinin başka bir mantıklı açıklaması yoktu!

★★★

Bu rezaleti, bu yalanı aylardır sürdürüp “işsizlik düştü” diyebilmek için çok sağlam mezhebiniz olması gerekiyor. Sonra da düşük işsizlik oranlarımız ile Avrupa'ya parmak ısırtıyoruz. Sahi kimi kandırıyoruz?

Sağlı Bakanı denedi… Önceleri hasta sayısını 2.000 olarak açıklıyordu. Tepkiler geldi. Ayıp olmasın diye 5.000'e çıkardı. Yine olmadı. Hasta başka vaka başka diye aklımızla alay etti. Yemedi. Hastanelerde yer kalmayıp tepkiler artmaya başlayınca 30.000'li sayılar açıklanmaya başladı.

★★★

Dile kolay… Gaziantep'te bir günde 300 fabrika açılışı yaptılar. Aklı başında kimse böyle bir açılışa inanmayacağını bildikleri halde neden bunu yapıyorlar?

Nasıl olsa şu ana kadar tıp literatürüne “Yalandan ölmüştür” diye geçen bir vaka yok! O yüzden salla sallayabildiğin kadar…

★★★

Şöyle bir etrafınız bakın… Tanıdığınız 10 kişiye… Hah işte onlardan sadece 1'i işsiz olmalı. En azından işsizlik o kadar açıklanıyor. İnanmazsanız gidin işsizleri tek tek siz sayın deniliyor.

Tıpkı eski Başbakan Binali Yıldırım gibi… “Tam 4 milyar 39 milyon fidanı toprakla buluşturduk. İnanmayan gitsin saysın” demişti. Şaka gibi ama kendisi ciddiydi!

★★★

Doğru ölçünün formülü, “işgücüne katılım oranı + işsizlik oranı” olarak ifade edilir. İşte bu açıdan bakıldığında, Türkiye özelinde işsizliğe ilişkin tek boyutlu bir ölçümleme, bizi hiçbir zaman gerçeğe ulaştırmaz. Sabaha kadar sayılarla oynayıp dilediğin sonucu elde edersin.

Her şey düzeliyor algısı yaratılırken aslında hiçbir şeyin düzelmediği aşikâr. Ele güne inanıp da ekonomiyi karalara boyadılar yar… “Hedefi tutturduk” derler, inananı da çıkar!