Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Bir musibet, bin nasihatten iyidir!

15 Nisan 2020

Bu hafta sonu da yasak var!

Cumartesi ve Pazar günleri sokağa çıkmayacağız.

Fakat bu defa kargaşa çıkmayacağı, halkın paniğe kapılmayacağı kesin…

Çünkü yasak kararı günler öncesinden açıklandı.

Millet hazırlığını yapacak, evlerinin eksiğini tamamlayacak ve hafta sonunu olgun bir şekilde evde geçirecek.

★★★

Geçen haftaki facia neydi öyle?

Sen kalk gece yarısına doğru sokağa çıkma yasağını açıkla, sonra da market ve fırınların önünde kargaşa çıktı diye insanları suçla!

Hiç de âdil, hiç de mantıklı değildi bu tür suçlamalar…

Toplum psikolojisinin bilmemek ve halkın ihtiyaçlarını düşünmemekti bu… Büyük bir yanlışlık, büyük bir öngörüsüzlüktü!

Geçen haftaki yönetim basiretsizliğini en iyi Meral Akşener dile getirmiş ve şöyle demişti:

“Vatandaşa ‘Evinde ekmek, su, bebek maması, iki günlük erzak var mı?' diye soran olmadı. Özetle ‘O akşam birinin canı sokağa çıkma yasağı çekti ve birdenbire sokağa çıkma yasağı ilan edildi.' Bilim yok, plan yok, program yok! Ciddiyet zaten hiç yok!”

★★★

Neyse ki, yaşanan kargaşa ve kavgalar, kriz yönetimine ders oldu ve bu defa doğru bir davranış sergilendi.

Artık millet, ekmeksiz, yemeksiz, yiyeceksiz kalma telaşına kapılmayacak.

Fırınlar, marketler, eczaneler önünde millet kavga dövüş yapmayacak.

İnsanlar, sosyal mesafe kuralını çiğneyerek birbirlerine virüs geçirmeyecekler.

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir.” denir ya… Bu da kriz yönetimi için öyle oldu.

Dileriz gazete dağıtımları da düşünülüp organize edilir. Çünkü aydın insanlar için gazete okumak da büyük bir ihtiyaçtır.

Halk sağlığı için gerekirse yasak getirilebilir ama bu doğru bir biçimde uygulanmalıdır.

Sevsinler adaletinizi! Nasıl bir yasa bu?

Kamuoyunda “Af yasası” diye diye bilinen İnfaz Yasası, Meclis'te AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.

Ancak…

Kabul edilen bu yasanının hukukla bağdaştığını söyleyemeyiz.

Çünkü içinde adalet yok!

Hukukla olmadığı gibi, akılla, mantıkla, vicdanla da bağdaşmıyor ve Anayasa'nın ‘Eşitlik ilkesini' yerle bir ediyor.

★★★

CHP sözcüsü Faik Öztrak “Şebeke suyuna bilerek zehir katan birisi affedilirken, gazeteci ve yazarların serbest bırakılmaması adaletsizliktir.” sözleriyle yasayı eleştirdi.

İnfaz Yasası'nda, hırsıza, dolandırıcıya, vurguncu ve soyguncuya ceza indirimi var ama gazeteciye yok!

Adalet bunun neresinde?

★★★

Geçtiğimiz ay Libya'daki çarpışmalarda şehit düşen bir MİT mensubunun adını yazdılar diye Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel, OdaTv yöneticileri Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve muhabir Hülya Kılınç tutuklanmış, güvenilir haber ve yorumlarıyla tanınan OdaTv de erişime kapatılmıştı.

İki gazeteci daha, Mehmet Ferhat Çalık ve Aydın Keser de tutuklanıp hapse atılmıştı, MİT suçlamasıyla…

Bu arada geçen hafta gazeteci ve televizyoncu Hakan Aygün de sosyal medyada paylaştığı bir eleştiri mesajı nedeniyle tutuklandı.

Yeni yasada, gazeteciler ceza indiriminden faydalanamayacak!

★★★

Tarafsız veya muhalif gazetecilere karşı nedir bu kin?

Nedendir bu intikam duygusu?

Bir hukuk ülkesinde fikir ve düşünce suçu olur mu?

Nereye gidiyoruz böyle?

Hukuk devleti mi, yoksa korku imparatorluğu mu burası? Adını koymak lâzım!

GÜNÜN SÖZÜ

Ünlü bir sözdür: “Adalet, günün birinde herkese lâzım olabilir!”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more