Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

THK’yı AKP’lileştirme operasyonu

16 Eylül 2020

Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış, yorgun ve yoksul Türk Halkı'nın desteğiyle 16 Şubat 1925'te Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emirleriyle “Türk Tayyare Cemiyeti” kuruldu. Amacı, gençlere havacılığı sevdirmek, havacılığımızı geliştirmekti. O yüzden, Türk Hava Kurumu'nun (THK) merkez binasında, Atatürk'ün “İstikbal Göklerdedir” sözü yazılıdır.

Cumhuriyet kurumu artık yolsuzluklara, gidip gelen yönetimlere ve şimdi de “Kapatalım” tartışmalarına sahne oluyor. Kurumun 2018 yılındaki Genel Kurulu'nda seçilen yönetim kurulunun bazı üyeleri istifa etti ve olağanüstü genel kurul isteminde bulundu. Hukuki süreç devam ederken, Tarım ve Orman Bakanı ile THK yöneticileri arasında “Yangın söndürme uçakları” tartışması çıkmıştı. Bakan, THK'nın yangın söndürme uçaklarına görev vermedi. Uçak tartışması devam ederken ormanlar yandı. THK yönetimi görevden uzaklaştırıldı. Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından kuruma Cenap Aşçı, H. Abdullah Kaya, Adnan Zengin kayyum olarak atandı.

AKP MİLLETVEKİLİ'NİN OĞLUNA

Kayyum, sorunları gidermek amacıyla atanıyor. Ancak gelişmeler atamanın sorunu gidermek değil, Atatürk'ün emriyle kurulan THK'yı kapatmaya dönük olduğunu ortaya koyuyor. 11 Ocak 2020 tarihinde THK Başkanı Kayyum Cenap Aşçı, THK Başkan Vekili Kayyum H. Abdullah Kaya ve beraberindeki heyet Eskişehir Şubesi'ni ve tesislerini ziyaret etti.

İnönü'de bulunan 960 bin metrekarelik doğal çimle kaplı tesiste, planör, yelken, kanat, yamaç paraşütü ve model uçak gibi sportif hava araçlarının uçabilmesine olanak sağlanıyor. Bünyesinde uçuş kulesi, uçak ve planörlerin bakımlarının yapıldığı hangar, bakım, onarım ve depolama için paraşüthane, öğrenciler için yatakhane, yemekhane, kantin, misafirhane, tam teşekküllü bir havacılık eğitim merkezi var. Bu taşınmazları kime verseler?

AKP Eskişehir Milletvekili Harun Karacan'ın 26 yaşındaki oğlu Alihan Karacan'ın da bulunduğu bir grubun şubeye üye kaydı yaptırıldı. Havacılıkla hiç ilgisi olmayan Alihan Karacan, bir ay sonra Eskişehir Şube Başkanı olarak atandı. Geliri en yüksek, dünyada benzeri olmayan bir merkezin başında milletvekili oğlu bulunacak.

AKP YÖNETİCİLERİ

Eskişehir sancısı devam ederken, yine AKP'li yöneticiler bu sefer de Muğla-Köyceğiz Şubesi'ne atandı. AKP'li Köyceğiz Belediye Başkan Yardımcısı, AKP'li  belediye eski meclis üyesi, bir AKP ilçe yöneticisi, THK şubesine atandı. Ortak noktaları ise AKP'li olmaları, THK'ya ilk kez adım atıyor olmaları, havacılıkla uzaktan yakından ilgilerinin bulunmaması.

Hukuk rafa kalkmış ve düzenleyici mevzuatın yerini keyfilik almış. Yasa gereği şubelerin genel kurul yapmaları, yöneticilerin bu kurullarda seçilmesi gerekirken, THK Kayyum Heyeti, 2020 yılında yapılacak olan şube olağan genel kurullarının yapılmamasını şubelere bir yazı ile bildirmiş. Anlaşılan yandaş atamaların devam edeceğidir.

HANGARDA BEKLETİLİYOR

Ülkenin her yanında orman yangınları varken THK'nın yangın söndürme uçakları kullanılmıyor. THK'ya ait faal 5 uçak hangarda bekletilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı Rusya'dan uçak kiraladı. Kayyumlar iktidara yakın olmalarının avantajını kullanıp uçakları yangın söndürmede kullanabilecekken bunu da yapmıyor.

Kayyum atanmasının bir nedeni de kurumun mali yapısını düzeltmekti. THK'nın borcu 1 milyar 600 milyon TL civarında. Ama önemli de mal varlığına sahip. Otel, iş hanı, evler, dükkânlar, tarlaların da olduğu 1.400'e yakın taşınmazı var. Kayseri'de bir dernek, THK'ya cami bile bağışlamış. Birilerine peşkeş çekilmezse borçlarını ödeyip, kuruluş amacına uygun hareket edilmeli.

VEFAT ETTİ

THK'nın 2011 yılında kurulmuş bir üniversitesi var. Halen Mütevelli Heyet Başkan Vekilliği görevini yürüten Abdullah Kaya, YÖK üyesi olmasının dışında YÖK'ün denetlediği üniversitenin Mütevelli Heyet Başkan vekili. Bu sakıncalı duruma karşın, aynı kişi  ikinci kez YÖK üyesi seçildi. Acaba Cumhurbaşkanı, bu konuda bilgilendirildi mi?

Üniversite tercihlerinin yapıldığı günlerde THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Erman Akbulut görevden uzaklaştırıldı. Bu durum kuşkusuz öğrencilerin tercihlerini ve üniversitenin mali durumunu etkilemiştir. Kayyum'un bu hareketi öğrencileri, akademisyenleri ve dolayısıyla eğitim-öğretim faaliyetini hiç düşünmediğinin bir göstergesidir. Prof. Dr. Akbulut'un, Covid-19 testinin pozitif çıkması üzerine tedavi altına alındığını, iki gün önce de hayatını kaybettiğini hatırlatalım.

Cumhuriyetin önemli bir kurumuna atanan kayyumlardan beklenti, bu kurumun emeklerini heba etmemesidir. Gelen, gideni aratmasın, yandaş beslenmesin, liyakat esas alınsın ve bir vakıf yönetmenin sorumluluğunun ağır olduğu her an akıllarda olsun.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more