Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Cami yangınının Erdoğan ile ilgisi

17 Kasım 2020

Sabah gazetesinde çalışırken, rahmetli Ufuk Güldemir yazı işleri toplantısında bazen bana dönerek şöyle derdi:

-“Senin gözün farklı ne diyorsun?”

Ufuk Ağabey ile gazeteden kovulmamız ardından bu sözle yıllarca alay etti Sabah yazı işleri!

Neydi “gözün farklılığı?”

Yazayım:

Boğaz'ın değerli eserlerinden Vaniköy Cami'nin yakılmasıyla, Erdoğan'ın ekonomi ve hukuk sisteminde reform getireceklerini açıklaması arasında nasıl bağ var?

1600'lar Osmanlı'nın fetih döneminin bittiği asır. Maddi kaynakların azaldığı çalkantılı bu dönem siyasi, kültürel/dinsel köktenci hareketler doğurdu. Örneğin, ağır kriz altındaki esnaflar arasında güç kazanan Kadızadeler/ Fakılar gibi…

Kadızadeler, devletin çöküşünün sorumlusu olarak tasavvufu ve tarikatları gördü. Onlara göre Hz. Muhammet zamanından sonra çıkan yenilikler hoş görülmemeliydi.

-Ezanın makamla okunmasına,

-Salavat getirilmesine,

-Mezarların ziyaret edilmesine,

-Camilerde birden fazla minare olmasına,

-Zikre vs karşıydılar.

Ki, kaşıkla yemek, bardaktan su içmek, don giymek gibi yasakları savundular! Matematik öğretilmesine bile karşıydılar!

Devrin alimlerinden Katip Çelebi bunları “ahmaklar” diye ansa da, padişah Dördüncü Mehmet'in desteğini alan Kadızadeler, Mevlevi ve Halveti tarikatlarını yasaklattı, Bektaşi tekkelerini yıktırdı. Prof. Abdülbaki Gölpınarlı'nın aktardığına göre semanın yasaklandığı 1666'da bine yakın Mevlevi katledildi!

Niyazi Mısri gibi tasavvuf bilginler sürgüne gönderildi…

Uzatmayayım:

KADIZADE “GETTOSU”

Vaniköy Cami yanarken Gazeteci Ahu Özyurt mesaj attı:

“(Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı) Efendi 2'yi okuyordum, aklıma Mevleviler geldi yangını görünce… Kim yaktı? Kuşkusuz Mevleviler yakmadı.”

Kitabımda, Mevlevilerin “Vani Köy” camiine, “Vani Cani” dediklerini yazdım. Sebebi camiyi yaptıran Vani Mehmet Efendi idi…

Dönemin sadrazamı Köprülü Mehmet Paşa, Kadızadelere mesafeli olmasına rağmen, ölümü üzerine babasının koltuğuna oturan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa farklı tavır aldı. İlk adımı Erzurum'da vaizken tanıştığı Kadızadelere yakın Vani Mehmet'i 1661'deİstanbul'a getirerek attı.

Vani Mehmet, Yeni Camii kürsü vaizliğinde görevlendirildi. Dini duyguları okşayan sohbetiyle padişahın güvenini kazandı. “Hace-i sultani” unvanıyla Şehzâde II. Mustafa'nın hocalığını yaptı.

Fakat asıl konu şuydu:

Bugün “Vaniköy” olarak bilinen bölgeyi padişah, Vani Mehmet'e verdi. O da burada ailesi ve önde gelen Kadızadeler için “getto” yerleşimi inşa etti.

İşte… Halk arasında “Vaniköy Cami” olarak bilinen ve önceki gün yakılan Vani Mehmet Efendi Cami 1665'de açıldı. Ayrıca -Kadızade öğretilerinin verildiği- medrese ve 27 adet sahilhane/yalı yaptırıldı.

Vani Mehmet'in damadı Feyzullah Efendi ve onun soyundan gelenler şeyhülislam yapıldı…

Sonuçta, Vani Mehmet liderliğinde Kadızadeler gettoya sıkıştırılarak sisteme entegre edildi.

Erdoğan'ı unutmuş değilim…

CAMİ METAFORU

Vaniköy'de Kadızade öğretisiyle yapılan mekânlar zamanla yıkıldı ya da el değiştirdi.

Örneğin, cami… Av zamanı Birinci Mahmut namaz kılmaya bu camiye gittiği için 1752'de “hünkar mahfili” eklentisi ve esaslı onarım yapıldı.

Keza zamanla –mesela- kemerlere ve minbere Avrupa kökenli barok süsler yapıldı. Minarenin şerefe ve külah kısmına Batılılaşma ile mimariye gelen “girland motifler” kondu.

Kadızade cami zamana yenildi. Sadece o değil…

“Kadızade gettosundaki” mülkler zamanla el değiştirdi; bambaşka yaşam biçimleri yaşanır oldu. Örneğin; Vani Mehmet'in soyundan gelen (II. Abdülhamit'in damadı ve Maliye Bakanı) Ahmet Nazif Paşa yalısında bugün Zeynep Sabancı oturuyor. Vs.)

Hayat, tartışılmaz olarak bilinen her doğma'yı yener!

Ya Vani Mehmet? Padişahı Viyana'nın alınacağına ikna edip, ordu vaizliğini üstlendi ve Viyana bozgununun sorumlularından görünüp Bursa Kestel'e sürüldü. Bir yıl sonra da öldü…

İki yıl önce Erdoğan dedi ki:

– “İslam'ın hükümlerinin güncellenmesi vardır. Siz İslam'ı 14 -15 asır önceki hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız…”

Kadızadeler gerçeği zamanın/hayatın hakikatini gösteriyor; salt biçimci anlayışa takılıp, aklı dışlayarak gelecek inşa edilemez.

Evet… Zaman içinde değişen eklektik mimarisiyle Vaniköy Cami, “değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” anlayışının somut örneğidir…

Erdoğan'ın reform isteği zorunluluktur; sorunlarınızı öznel değil ancak nesnel hakikatle çözebilirsiniz; kendinizi ve size bağlı kitlenizi İslami sözlerle coşturarak değil. Yoksa… “Kadızade gettosu” ve son cami gibi yok olursunuz.

Bu arada… Meslektaşlarımın anlayamadığı “gözün farklılığından” kasıt, analitik bakış açısıydı!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more