34 yıl önce kıl payı referandum

Siyaset yasağına rağmen 1983 sonrasında kendi partilerini kurduran liderler politikayı perde arkasından yapmaya başladı. Cumhurbaşkanı Evren ve Başbakan Özal kamuoyu baskılarına dayanamayınca, referanduma gidilmesini kararlaştırdılar. “Mavi’’ renkli oy pusulası “Evet’’, turuncu renkli oy pusulası ise “Hayır’’ anlamına geliyordu. Sonuçta sandıktan kılpayı bir sonuç çıktı.

34 yıl önce kıl payı referandum

BAKAN NO NO TİŞÖRTÜ GİYDİ

Siyasi aktörler, referandum kampanyası sürecinde giyimlerini bile değiştirdiler. “Hayır'' diyenler mavi, “Evet'' diyenler de turuncu renk kıyafet giymemeye başladı. Tarafı belli olan ancak renkleri dikkate almadan kıyafet seçen siyasetçiler, “Renkleri karıştırdı'' denilerek gazetelere haber bile oldu. Keskinleşen referandum kampanyasının en ilginç olayı ise dönemin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner'in, üzerinde “No No'' yazan turuncu renkli tişört ile dolaşması ve referandumda “Hayır'' verilmesi için yaptığı mücadeleydi. Güneş Taner bu tişört nedeniyle zor günler de geçirdi, çeşitli sıfatlara konu oldu. Meclis'te özellikle Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in yakıştırmalarından kurtulamadı.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, 12 Eylül 1980 günü yönetime el koymuş, TBMM kapatılmış, siyasi faaliyetler askıya alınmış, dönemin 4 önemli siyasi aktörü, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş de zorunlu ikamete gönderilmişti. İki yıl sonra kabul edilen yeni Anayasa ile de siyasi partilerin genel merkez yöneticilerine 10 yıl, il ve ilçe yöneticilerine ise 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi. Yıllarca Türkiye'yi yöneten kadrolar 1992 yılına kadar siyaset dışı kalacaktı.

Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş

Siyaset yasağına rağmen 1983 sonrasında kendi partilerini kurduran liderler politikayı perde arkasından yapmaya başladılar. “Emanetçi isimler'' tarafından yönetilen DYP'nin Demirel, DSP'nin Ecevit, Refah'ın Erbakan ve MÇP'nin de Türkeş'in partisi olduğunu herkes biliyordu. Halk, siyasi yasakların kaldırılmasını isterken, “Bir Bilen, Karaoğlan, Hoca ve Başbuğ'' adıyla anılan 4 lider de yeniden sahalara dönme hazırlıkları yapıyordu. Demirel DYP'nin toplantılarına siyasi yasağı nedeniyle katılamasa da meşhur fötr şapkasını gönderiyordu. Ancak Güniz Sokak'tan siyaseti yönlendiren Demirel, Çanakkale yakınlarındaki Zincirbozan askeri kampına sürgüne gönderilmekten de kurtulamadı.

MAVİ VE TURUNCU

Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Turgut Özal kamuoyu baskılarına dayanamayınca, referanduma gidilmesini kararlaştırdılar. Halk isterse yasak kalkacak, eski liderler de yasağın bitmesine beş yıl kala, partilerinin başına geçecekti. 6 Eylül 1987 günü çok çekişmeli geçen bir referandum yapıldı. “Mavi'' renkli oy pusulası “Evet'', turuncu renkli oy pusulası ise “Hayır'' anlamına geliyordu. Özal ve ANAP yönetimi yasakların kalkmaması için referandum gezilerine çıktı. Özal “Mavi'' rengin Yunanistan bayrağını simgelediğini bile söyledi ve “Eski günlere dönmemek için turuncu'' dedi.

Sonuçta sandıktan kılpayı bir sonuç çıktı. 12 Eylül 1987'de Yüksek Seçim Kurulu kesin sonuçları açıkladı. Halk oylamasında verilen 23 milyon 347 bin oydan 11 milyon 711'i “Evet'', 11 milyon 436'sı ise “Hayır'' demişti. Kazanan yüzde 49.84'e karşılık yüzde 51.16 ile “Mavi'' köşe oldu. Arada sadece 75 bin oy vardı ve halk yasakları kaldırdı. Referandumda Türkiye haritası da sahiller ve İç Anadolu olarak şekillendi. Akdeniz, Ege ve Karadeniz'in bir bölümü ile Trakya ‘'Evet'' demiş, İç Anadolu ise turuncuyu tercih edip ‘'Hayır'' oyu kullanmıştı.

Nerede kalmıştık?

Referandum sonuçları ANAP içerisinde tartışmaları da beraberinde getirdi. Seçim bölgelerinde “Evet” oyu çıkan bazı bakanlar, koltuklarından oldu. ‘'Turuncu'' oy çıkanlara ise Başbakan Özal'dan teşekkür geldi. Referandum sonrası Süleyman Demirel 3 lider ile birlikte ‘'Nerede kalmıştık'' diyerek, önce Başbakanlık sonra da Cumhurbaşkanlığı'na kadar uzanacak siyaset arenasına döndü. Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan da yıllar sonra Başbakan koltuğuna oturdu. Alparslan Türkeş ise yeniden MHP'nin liderliğine seçildi. Referandumun en önemli sonuçlarından biri de Özal'ın henüz sonuçlar açıklanmadan ‘'Baskın seçim'' kararı alması ve oyları yüzde 44'ten yüzde 36'ya düşse de, 29 Kasım günü, yeniden tek başına iktidara gelmeyi başarmasaydı. Üstelik seçim sisteminden kaynaklanan avantaj ve milletvekili sayısının 400'den 450'ye çıkarılması sayesinde 211 olan sandalye sayısını da 292’ye yükseltti.