CHP heyeti, Diyarbakır’da: ‘Korku dağları sarmış, koltuk gitti gidiyor’

CHP Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) alınan karar doğrultusunda milletvekilleri, Parti Meclisi (PM) üyeleri il ziyaretlerine devam ediyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca başkanlığındaki 18 kişilik heyet, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gitti.

Saha çalışmalarına ağırlık veren CHP, Esnaf Masası'nın yaptığı ziyaretin ardından kalabalık bir heyetle, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır'a gitti.

Aralarında CHP Genel Başkan Yardımcıları Gülizar Biçer Karaca ve Gamze Akkuş İlgezdi, Bursa Milletvekili Nurhayat Alcata Kayışoğlu, Adıyaman Abdurrahman Tutdere, Mersin Milletvekili Alpay Antmen ve İstanbul Milletvekili Ali Haydar Hakverdi'nin bulunduğu 18 kişilik heyet, Ticaret Odası'nın kadın meclisiyle görüşecek.

Değişik meslek gruplarından kadınlarla toplantı yapacak olan heyet, kadın derneklerini ziyaret edecek. Sadece kadınların çalıştığı iki fabrikaya gidecek olan heyet semt pazarına uğrayacak.

“42 MİLYON KADIN İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN GÜVENCESİNDEN YOKSUN BİR SABAHA UYANDI”

Ziyaretler öncesinde bir otelde gündeme dair açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Türkiye'nin güne zamlarla uyandığını belirterek şunları kaydetti:

* Türkiye'de ekonomik buhranın pençesinde akşama karnını nasıl duyuracağını bilemeyen, iş-aş umudunu kaybeden, geleceğe olan umutlarının son kırıntılarına tutunmaya çalışan yurttaşlarımız elektriğe ve akaryakıta gelen zamlarla uyandı.

* Bugün 42 milyon kadın uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda elde ettikleri en büyük kazanım olan İstanbul Sözleşmesi’nin güvencesinden yoksun bir sabaha uyandı. Bizler de Türkiye'nin dört bir yanında İstanbul sözleşmesi yaşatır diyen, kararlı, ısrarcı, mücadeleci tüm kadınlara Diyarbakır'dan ses veriyoruz.

* 20 Mart 2021'inin gece yarısı, tek adam kararıyla ilk imzacısı olduğumuz İstanbul Sözleşmesi'nden çıkıldığı açıklandı. Kendi zihniyetleri gibi karanlık bir gece yarısı atılan bir tek imza ile toplumun itirazlarına rağmen, kadınların, kadın hareketinin, toplumun aydınlık yüzlerinin, eşitlik ve adalet isteyenlerin tüm itirazlarına rağmen 42 milyon kadının umutları, kazanımları yok sayıldı.

* 3 aydan bu yana eylemler, açıklamalar, itirazlar, hukuki mercilere başvurular devam ediyor. Danıştay'a yürütmenin durdurulması, İstanbul sözleşmesinden çıkma kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve  anayasaya aykırılık taleplerimiz ile CHP grubu olarak tüm milletvekillerimizle, CHP kadın kollarımızla başvuru yaptık.

* Sadece TBMM'de değil her platformda itirazımızı haykırdık, bu yanlış ve dayatmacı karardan dönülmesi çağrısını yaptık. CHP'li kadın milletvekilleri olarak her hafta TBMM'de kadın cinayetlerin dikkat çektik ve İstanbul sözleşmesi yaşatır dedik.

* Ne yazık ki günlerdir bekleyen Danıştay, dün kararını açıkladı, bir hukuk garabetine daha imza atıldı, yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verdi. Bugün itibariyle İstanbul Sözleşmesi'nde Türkiye'nin çıkışı kararı kesinleşti.

“KORKU DAĞLARI SARMIŞ, KOLTUK GİTTİ GİDİYOR”

AKP iktidarının 42 milyon kadının haykırışını, itirazlarını yok saydığını belirten Karaca sözlerine şöyle devam etti:

* Çünkü İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddeti önle diyor, engelle diyor, önleme ve engellemeyi sağlayamamış isen şiddetin failini cezalandır diyor. bunun için resmi nikah şartı arama, imam nikahı da olsa, hiç nikah olmasa da ev içinde kimden gelirse gelsin şiddet uygulayanı cezalandır diyor.

* 18 yaşından küçük çocukları evlendirmezsin diyor. Şiddete uğrayan kadın şikayetinden vazgeçse de devlet olarak savcıların soruşturmayı sürdürmesini ve şiddet uygulayanı cezalandırılmasını sağlayacaksın diyor.

* Çünkü kadınlar eşit haklara sahip bireylerdir diyor. Ancak bazıları kadınlara tanınan bu haklardan rahatsız, istiyorlar ki çocuklar erken yaşta zorla evlendirilsin, suç olmasın, kadına her türlü şiddeti uygulayansın ama cezalandırılmasın, kadın şiddet gördüğünü söylediğinde ispat et, yoksa suç olmaz, senin hakkında da koruma kararı verilmesin istiyor.

* Bu zihniyet diyor ki ya İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırırsın ya da sana oy oy yok diyor. Saraydaki tek adam bu talimatı emir kabul edip bir avuç oy içini 42 milyon kadının güvencesini bir imza ile yok sayabiliyor. Çünkü korku dağları sarmış, koltuk gitti gidiyor.

“SARAYIN İÇİNDE ZAM YOK, HER ŞEY BEDAVA”

Türkiye'nin art arda gelen zam haberleriyle sarsıldığını söyleyen CHP'li Karaca, şunları kaydetti:

* Bugün yoksulluğa çare için umutla bekleyen başta Diyarbakırlı yurttaşlarımız olmak üzere tüm Türkiye  maalesef elektrik, akaryakıt, doğalgaz gibi ürünlere yüksek zam haberi ile sarsıldı. Sarayın, saray beslemelerinin umurunda değil. Çünkü onların bir eli yağda bir eli balda.

* Sarayın içinde zam yok, her şey bedava… Diyarbakırlı gençlerimiz işsizliğin pençesinde mücadele verirken, sarayın bürokratları, başdanışmanları bakan yardımcıları, 3-5 maaş ile keyif sürüyor. Örneğin TRT genel müdürü İbrahim Eren, TRT'den 15 bin, TÜRKSAT yönetim kurulu üyeliğinden 14 bin 500 lira maaş almakta…

* Bir başka ballı kaymaklı maaşa konan isim; varlık fonu genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olan Salim Arda Ermut'un aynı zamanda TÜPRAŞ yönetim kurulu üyeliğinden toplamda 66 bin 917 lira maaş aldığını ortaya çıkardık. Peki, asgari ücret ne kadar 2 bin 825 lira 90 kuruş.

* 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ne kadar 2 bin 864 lira. 10 milyon civarında asgari ücretliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum etmişken devletin kurumlarında üç-beş maaşla keyif sürenler gün gelecek bunların hesabını verecek. Bir yandaş 3-5 maaş alıyorken; işsizlikten dolayı, yaşamdan umudunu kesen binler; iş ve aştan umudunu kesen milyonlar bulun hesabını sandıkta soracak.

“MİLLETİN AKLIYLA ADALET DUYGUSU İLE DALGA GEÇİLDİ”

AKP'nin ülkede tüm değerleri yok ettiğini savunan Karaca sözlerini şöyle sürdürdü:

* Üçer beşer maaş alanların çocukları, Ankara'daki beylerin yakınları kendilerine ballı maaşlı koltuklar seçerken; Diyarbakırlı gençler umutsuzluktan, çaresizlikten, kendilerine reva görülen bu hayattan vazgeçiyor.

* 19 yılda perişan ettikleri ülkemizde tüm değerleri yok ettikleri gibi, çürümüşlük, koku burun direklerimizi kırmaya başladı. Bu ülkedeki ‘bir siyasetçi her ay mafyadan 10 bin dolar alıyor dedi’ bir tane savcı çıkıp soruşturma açamadı. Saraydaki zat sus pus.

* Sezgin Baran Korkmaz denilen kara para aklayıcısının mal varlığı üzerindeki tedbirler, yurt dışına çıkış yasağı olmayan masak raporu gerekçe gösterilip kaldırıldı. Kaldıranlar bakan yapılıp ödüllendirildi, kaçan kaçtı. Sonra pardon denilerek milletin aklıyla adalet duygusu ile dalga geçildi.

“TOPLUMSAL BARIŞIN NASIL MÜMKÜN OLDUĞUNU ANLATACAĞIZ”

CHP heyeti olarak 2 gün boyunca Diyarbakır'da saha ziyaretlerinin yanı sıra, toplumun farklı kesimleriyle toplantılar yapacaklarını belirten Karaca, şu ifadeleri kullandı:

* İşsiz Diyarbakırlı gençlere iş olanağı sağlayacak yatırımlara harcamak yerine; 4,5 milyar TL'yi, eski parayla 4,5 trilyon lirayı 3-5 ucube heykele yatıran sonra da pardon diyerek heykelleri kaldıran kayyuma sesleniyorum: Diyarbakırlı gençlerin, kadınların, çocukların, yurttaşlarımızın üzerinden elinizi çekin! biliniz ki rant düzeninizin sonu geldi,

* Diyarbakırlı yurttaşlarımızın önlerine en yakın zamanda sandık gelecek; çürümüş, kokuşmuş iktidarınız tarih sahnesinden silinecek! Diyarbakırlı yurttaşlarımızın rantçılara peşkeş çektiğiniz haklarını ‘söke söke’ sizden geri alacak.

* 2 gün boyunca; Diyarbakırlı kadınları, gençleri, esnafları, işsizleri, emekçileri dinleyeceğiz. Birlikte çözümler üretecek, hesap veren, şeffaf bir iktidarı birlikte kurmanın, toplumsal barışın nasıl mümkün olduğunu anlatacağız.

CHP'li Özel'den KİT Komisyonu'na Ziraat ve Halk Bankası başvurusu İlginizi Çekebilir CHP'li Özel'den KİT Komisyonu'na Ziraat ve Halk Bankası başvurusu