CHP Sözcüsü Faik Öztrak başkanlığındaki CHP Ekonomi Masası, Kütahya Hilton Garden Otel’de, esnaf, işçi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.

Toplantıya CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçelebi, Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, İzmir Milletvekili Bedri Serter, Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, sanayici, esnaf, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı.

Öztrak konuşmasında Türkiye ekonomisini değerlendirerek Türkiye’deki en büyük sorunun güven olduğunu söyledi.

HER YERDE LİYAKAT BİTMİŞ DURUMDA

Türkiye’nin ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğunu vurgulayan Öztrak, şöyle konuştu:

* 2014 yılında ‘Ben herkes gibi cumhurbaşkanı olmayacağım’ diye başlayan ve tek adamlığa doğru giden süreçle birlikte gerçekten ekonomide de çok ciddi sıkıntıların ortaya çıktığını gördük. Bu süreç devlette de aynı zamanda bir yönetim krizine neden oldu.

* Bugün tek adam rejimi devletin tüm kurumlarını yıpratmış durumda. Eskiden bir Devlet Planlama Teşkilatı vardı şimdi yok.

* Eskiden bir Maliye Teftiş Kurumu vardı, Hesap Uzmanları Kurumu vardı şimdi yok.

* Eskiden bir Devlet Personel Dairesi vardı şimdi yok. Eskiden bir Kanunlar Kararlar Genel Müdürlüğü vardı, kanunları hazırlardı. Şimdi o da yok. Baktığımız zaman her yerde liyakat bitmiş vaziyette.

* Cumhurbaşkanlığı yeni rejimiyle birlikte çıkarmış olduğu ‘Bir Sayılı Kararname’ var. Diyor ki ‘Tüm üst düzey memurlar benimle gelir benimle gider.’ O zaman herkese de sadakate göre hareket eder, liyakate göre değil.

* Bugün Türkiye’nin yaşadığı krizin arkasındaki en önemli nedenlerden biri özellikle bunun yargıda, adalette, devlette gerçekten liyakatin, tarafsız davranışın bitirmiş olması.

* Bir ay önce İstanbul’da Cumhurbaşkanının evinin fotoğrafını çektiği gerekçesiyle İsrailli karı kocayı casusluk yaptığı nedenle tutukladılar ve dün onları bir uçağa bindirerek apar topar İsrail’e iade ettiler.

* İsrail başbakanı da Cumhurbaşkanına teşekkür etti. Biz hep söylüyoruz, öyle bir ülke olduk ki artık kimin içeriye gireceğini, kimin içeriden çıkacağına yargıçlar değil, savcılar değil, Cumhurbaşkanı karar veriyor.

PARAMIZ PUL OLDU

Bugün ekonomik krizin zirve yaptığını ve Türk Lirası'nın pula dönüştüğünü ifade eden Öztrak, şu ifadeleri kullandı:

* Bunu nereden görüyoruz? Türk Lirasının, Türk parasının pul olmasından görüyoruz. 2012 yılında Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanı para bayrak gibi, aynı milli marş gibi bir ülkenin gücünü, itibarını, bağımsızlığını simgeler.

* Paranın itibarı, milletin itibarı demektir demişti. Bugün paranın itibarını, halini görüyorsunuz. Bugün dolar 10 lira 90 kuruşu gördü, gece hatta 11 lirayı da gördüğünü söylüyorlar.

* Tüm iş insanları bana istikrarın olmadığını, istikrarı bırakın günlük olarak fiyat veremediklerini, fiyat alamadıklarını söylüyorlar.

* Böyle bir olay ekonomimizi hızla ciddi bir zafiyet içine sokar. Türk Lirası sadece dolara karşı değer kaybetmiyor.

* Dünyadaki Bulgar levhasına karşı değer kaybediyor, Pakistan rubisine karşı değer kaybediyor, adını bile bilmediğimiz paraya karşı Türk Lirası değer kaybediyor.

70 GÜNDE DIŞ BORCUMUZ 836 MİLYAR TÜRK LİRASI ARTMIŞ

Türk ekonomisinin rotasından çıkmış durumda olduğunu ifade eden Öztrak şöyle konuştu:

* Türk Lirasının en hızlı değer kaybının yeni atanan Merkez Bankası başkanının kalkıp önce faizler enflasyonun altında olmayacak demesi, onun ardından faizleri beğenmedi.

*Çünkü saraydan talimat almıştı. Faizleri çekirdek enflasyona göre tespit edeceğini belirtmesi ve sonraki ayda çekirdek enflasyonda yukarı çıktı, faizlerin üzerine çıktı. Bu sefer faizleri cari açığa göre tespit edeceğini söyledi.

* Oyun içinde kural değiştirdiği zaman burada güven kalmıyor. Türkiye o gün bugündür kur, enflasyon faiz sarmalına girdi. Önce baskıyla faizi indiriyor, baskıyla indirdiği için döviz talebi artıyor. Çünkü bu faiz indirimini kalıcı olmadığını sanıyor herkes.

* Döviz talebi artıyor, Türk Lirası değer kaybediyor, enflasyon artıyor. Enflasyon artınca yeniden döviz talebi artıyor, çünkü insanlar tasarruflarını korumak istiyorlar.

*Sonra tekrar enflasyon artıyor ve böyle bir kısır döngüye giriyoruz.

* Türkiye 3 krizi arkası arkaya yaşıyor. Önce güveni bitirdiler. Güven krizi başladı. Ardından şimdi bir döviz krizi, kur krizi içine girildi. Türk Lirası’nın değerini tutamıyorlar. Ama bu burada kalmaz. Bu arkasından döner finansal sistemde krize neden olur.

* Finansal krizin de işi nerelere götüreceği açıkçası belli olmaz. Türk Lirası değer kaybettikçe borç yükümüz artıyor. 70 günde Türkiye’nin dış borç yükü Türk Lirasıyla 836 milyar Türk lirası artmış. Türkiye dövizle en fazla borçlanan ülkelerden bir tanesi."

İŞSİZLİK İKİ KATINDAN FAZLA

2023 yılı hedeflerinin yarısına bile ulaşılamadığını vurgulayan Öztrak, "Bir ekonomi yönetiminde biz başarılıyız, kitabını yazdık, şunu yazdık, bunu yazdık deniyor da yazılan kitap bu. Tutmayan hedeflerin kitabı. İşsizliğin yüzde 5’e indirileceğini söylemişlerdi, taahhüt etmişlerdi, vatandaşa söz vermişlerdi. Şimdi yüzde 11,4’de kalacağını söylüyorlar. İki katından fazla. Dolayısıyla ekonomi yönetiminde çok ciddi bir başarısızlık olduğu açık. 2011 yılındaki hedeflerinde 2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi içine sokacaklarını söylemişlerdi. Bugün ilk 20 ekonomisi içindeyiz, o gün ilk 10 içine sokacağız demişlerdi. 2023 yılına 2 yıl kala yani bu yıl yapılan tahminlere göre Türkiye bırakın ilk 10 ekonomiye girmeyi ilk 20 liginden de düşüyor. Bu nasıl bir kitap yazmak" dedi.

BİRİ DOĞRU SÖYLÜYOR O DA BAKAN

Bütün yaşananların arkasında aslında tek adam rejimi olduğunu belirten Öztrak,şu ifadeleri kullandı:

* Tek adam rejiminin devlette yarattığı yönetim krizi var. Kurumlar artık yasal görevlerini bile saraydan talimat almadan yerine getirmiyorlar.

* Yangında bu böyle oldu, sel de bu böyle oldu. Yangında uçak uçuramadılar. Türkiye’yi uçuracağız dediler uçak uçuramadılar. Ülkeyi sel götürdü, vatandaşı şikayet ettiler. Dere yataklarına ev yapıyorlar diye.

* Hee kim izin veriyor dere yataklarına ev yapmalarına? Ama esas mühim olan şu son dönemde yaşadıklarımız. Hazine ve Maliye bakanı geçtiğimiz gün çıktı enflasyonda arzuladıkları seviyede olmadıklarını açıkladı.

* Kurumlar üzerine düşeni yapmalı, cari açığı düşürmek hükümetin görevi olduğunu söyledi. Arkasından Cumhurbaşkanı çıktı, ‘Faiz sebep enflasyon sonuçtur. Bunun tersini söyleyen benimle yürümesin’ konuşmasını yaptıktan sonra zaten dolar 11 liraya dayandı.

* Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası Başkanı ve bakan farklı konuşuyor. Biri doğruyu söylüyor o da bakan, bakan. Doğruyu söyleyen bakan.

* Ama diğerleri aldıkları talimat çerçevesinde hareket etmek istiyorlar. Burada üzücü olan, yapılan hatalara Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanı’nın dini kisveyle örtmeye çalışması. Bu, faize ideolojik yaklaşım. Son derece yanlış.

SALGINI DA YÖNETEMEDİLER

Öztrak, salgını da mevcut iktidarın iyi yönetemediğini ifade ederek, "Bütün dünya bütçesinden destek verdi, salgından etkilenen esnafına, sanayicisine. Biz daha çok borca batırdık. Şimdi onun sıkıntısını çekiyoruz. Esnaf borcunu ödeyemiyor, ihracatçı olmayan sanayici borcunu ödeme sıkıntısıyla karşı karşıya. İhracatçılar da bu sıkıntıyı dile getirmeye başlayacaklar. Şuandaki rakamlara baktığımızda geçtiğimiz yıldan daha kötüyüz. Geçen yıl Kasım ayında salgından vefat eden sayısı 161’di. Şimdi 227. Yeni bir kapanma süreci başlarsa esnaf bunun altında kalır. Çünkü elindeki tüm cephaneyi kullanmış vaziyette" dedi.

GÜVEN RUH GİBİDİR, TERK ETTİĞİ BEDENE DÖNMEZ

En önemli sorunun güven olduğunu ifade eden Öztrak, “Bu güvensizlik bizi başka krizlere de taşıyor. Shakespeare’nin bir lafı var: ‘Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene asla geri dönmez.’ O zaman neye ihtiyacımız var? 3 tane Y’ye ihtiyacımız var. Yeni kurallara, yeni kurumlara, yeni kadrolara. Çünkü bu kurallara, bu kurumlara ve bu kadrolara artık güven kalmadı. Sonrasında yapacaklarımız da şu şekilde olacak:

* Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçeceğiz.

* Tarafsız cumhurbaşkanı olacak.

* Kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargı olacak. Seçim yasası değişecek.

* Milletin vekilini millet seçecek. Yani güçlü bir demokrasi olacak.

* Siyasi ahlak yasası çıkarılacak.

* Yeni kurum olarak ekonomik ve sosyal konseyden sonuna kadar yararlanacağız. Ülkeyi istişare ile yöneteceğiz.

* Ulusal vergi konseyini kuracağız, kesin hesap komisyonunu kuracağız. Kesin hesap komisyon başkanı ana muhalefet partisinden olacak.

* Üreten bir ekonomiye gideceğiz. Tasarrufları betona değil, üretime ve döviz kazandıran faaliyetlere yönlendireceğiz.

[old_news_related_template title="CHP'li Öztrak: Akaryakıt istasyonları pompalarını ayarlamaya başladı bile" desc="CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 'Akaryakıt istasyonları pompalarını çift haneli fiyatlara göre ayarlamaya başladı bile. Elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyemeyen milyonlarca vatandaşımız var. Bir de bu zamlar yağmaya başlarsa milletin hali nice olur düşünmek bile istemiyoruz' dedi." image="https://sozcuo01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2021/10/15/iecrop/oztrak-depo-1_16_9_1634314445.jpg" link="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/chpli-oztrak-akaryakit-istasyonlari-pompalarini-ayarlamaya-basladi-bile-6709320/"]