Postmodern darbede son viraj

Türkiye’nin gündem maddelerinden biri, yıllar sonra yeniden, 'Postmoden Darbe' oldu.

Postmodern darbede son viraj

28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK toplantısında irticai faaliyetlere karşı 18 karar alınmıştı. İktidarda Erbakan ve Çiller'in kurduğu REFAHYOL Hükümeti vardı. Tarikat şeyhlerinin Başbakanlık konutunda ağırlanması, rejim aleyhine söylem ve gösterilerin artması, TSK'yı harekete geçirdi. Medyanın askere destek vermesi ile kamuoyu hassasiyeti üst seviyeye çıktı. Erbakan istifaya mecbur kaldı. Yeni hükümeti Çiller kuracaktı ama Cumhurbaşkanı Demirel görevi Mesut Yılmaz'a verince REFAHYOL tasfiye edilmiş oldu.

ARADAN 24 YIL GEÇTİ

Dönemin komutanları yargılandı ve hapis cezalarına mahkum edildi. 14 eski komutan geçen hafta cezaevine girince, 28 Şubat yeniden gündeme geldi. Bu olay kimilerine göre darbe, kimilerine göre ise rejimi rayına oturtmaktı. 2012 yılında TBMM'de kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda, dönemin en önemli aktörleri bilgi verdi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan ve İçişleri Bakanı Meral Akşener'in ağzından 28 Şubat'ta yaşananlar tutanaklara şöyle yansıdı:

28 ŞUBAT’IN TANIKLARI ANLATIYOR…

Demirel: Türkiye rahat değildi

“Necmettin Hoca, 28 Şubat'tan 3 ay 18 gün sonra ziyarete geldi ve ‘Ben istifa edeceğim’ dedi. Niye istifa edeceksin? Sana, istifa et diyen var mı?, ‘Yok ama gerginlik var, istifa edeyim de gerginlik kalksın’ dedi. Ben de sen bilirsin dedim. 28 Şubat öncesi Türkiye rahat değildi. MGK'da kararlar alındı. Halkın bir kısmı tartışmalardan Cumhuriyet’e ve rejime karşı bir tehdit anlamı çıkarıyordu. Hizbullah cinayetleri, başı açık kadınların öldürülmesi, şeriat istemleri, TSK'ya meydan okumalar, ürkme vardı. 28 Şubat MGK kararları 18 madde ve bunun içinde dindar insanları rencide eden hiçbir şey yok.”

Çiller: Hançerlendim

“28 Şubat ezber bozan bir darbedir çünkü, darbenin silahlı, tanklı yapılması, Meclis’e kilit vurulması gibi bir şartlanmışlık var. 28 Şubat tankla, tüfekle yapılmadı. Ama Meclis’in içine bir boğa salındı ve Doğru Yol Partisi’nin üstüne atıldı. Parti parçalanarak o koalisyonun ve o hükümetin düşürülmesi icra edildi. Partimizin bazı milletvekilleri ikna odalarında, şantaj, menfaat, ikbal vaadi ve korku yaşadı. O refleks içerisinde darbe üstüne darbe yiyen Genel Başkan, bir anda bütün bunlarla karşı karşıya iken, milletvekillerinin kopuşuyla hançerlenen bir ortamdaki süreç yaşandı.”

Akşener: Hedef iktidarı yıkmaktı

“28 Şubat'ın kısa dönemli hedefi REFAHYOL'U yıkmak, orta vadeli hedefi ortaya çıkan seçmen tipinin iradesini kırmak, uzun vadeli hedefi de bu kitlenin sevk ve idare edilmesinin sağlanmasıydı. Kısa vadede başarılı oldular ama uzun vadede hedef tutmadı. ‘Bir üst düzey askeri yetkili' deyip manşet haberler, psikolojik harekât ve atmosfer yaratıldı. Sonuçta Erbakan, Demirel'e gitti, istifasını verdi. Fakat Demirel yetkiyi Tansu Hanım'a değil, Mesut Yılmaz'a verdi ve REFAHYOL yıkılmış oldu.”

Karadayı: 28 Şubat Darbe değil

“O dönem rejim karşıtı bölücü içerikli beyanlar ortaya çıktı. Tarikat liderleri, sarıklı, cüppeli, Başbakanlık'a intikal etti. Rejim karşıtı vaazlar verildi. Yollarda trafik kesilip namaz kılınıyordu. Cihat çağrıları oldu. Atatürk karşıtı eylemler başladı. 28 Şubat'ta yaptığım hiçbir şeyin yanlış olduğuna inanmıyorum, yasaları uyguladık, yetkimi aşmadım. Kesinlikle 28 Şubat bir ihtilal, bir darbe değil.”

Tayan: Ülke stres yaşadı

“Ülke siyasi stres yaşadı. MGK kararları hükümetimize bildirildi ve yürürlüğe konuldu. 3.5 ay daha hükümet çalışmaları devam etti. Başbakan istifasını vermeden evvel Bakanlar Kurulu’na ‘Bu şartlar altında ben yürütemeyeceğim, bu demokrasiye uymayan bir durumdur, istifa edeceğim’ demedi.