Sözcü Plus Giriş
İSMAİL SAYMAZ

Bir ayrıcalık hikayesi

1 Nisan 2021 Yazarlar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, salgın önlemlerinin hiçe sayıldığı AK Parti kongreleri sorulunca “Bu konuyu gündemde tutmanın kimseye faydası yok. Virüsün kapalı ortamlarda bulaştığını biliyoruz. O görüntülerden ayrıcalık hikayesi çıkarılmamalı” dedi.

Bakan bey “virüsün kapalı ortamlarda bulaştığını” bildiği halde…

Baroların genel kurulları yasaklanmışken; polis peşine taktığı kameralarla mahalle aralarındaki kahvehaneleri basıp ‘okey'cileri ıstakalarla suçüstü yakalarken AK Parti, kurallara neden uymuyor?

Bu görüntülerin ayrıcalık hikayesinin kanıtı olduğunu Bakan Koca da pekala biliyor.

Biliyor, AK Parti'nin vatandaşı mecbur tuttuğu her önlemi çekinmeden ihlal edebildiğini.

Bakan cenazede, vekil kongrede

Hafta sonuna denk geldiği için 23 Nisan ve 19 Mayıs'ta sokağa çıkma yasakları ilan edilirken, Ramazan ve Kurban bayramlarının sarmaş dolaş kutlandığını biliyor, Bakan bey.

Biliyor, Ayasofya'nın 400 bin insanla ibadete açıldığını.

Aynı gün, Lozan'ın yıl dönümüydü, “Dezenfekte ediyoruz” bahanesiyle Anıtkabir'in ziyarete kapatıldığını bilmez mi?

Tabii ki biliyor.

Zafer Bayramı yasaklanırken, bir millet kendi zaferini kutlayamazken, Erdoğan'ın bir gün sonra, üzerinden sel geçmiş Giresun'da miting yaptığını ve otobüsten çay poşeti attığını biliyor.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın cenazesinin binlerce omuzda taşındığını biliyor.

Bizzat oradaydı!

Vatandaş en çok otuz kişiyle mevtasını kaldırırken üstelik…

Motosiklette tek başına maskesiz gidene, eşiyle bankta oturana ceza yazıldığını biliyor.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman'ın oğlu için düzenlediği 3 bin kişilik düğünde valinin protokolde oturduğunu, birkaç yüz kilometre ötede, Ereğli'de kaymakamın çay içen eczacılara baskın yaptığını herhalde biliyor.

Nitekim, AK Parti 7. Olağan Büyük Kongresi'nde katılan partililerden bir bir Covid'e yakalandıkları haberleri geliyor. En son Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, testinin pozitif çıktığını açıkladı.

Tamer, bir genel cerrah…

Doktor bakan yasak olduğu halde cenazeye katılıyorsa, doktor milletvekili de kongrede boy gösterir.

Devlette süreklilik budur.

Liyakat budur.

Ramazanda fiili oruç yasağı

Böyle bir ayrıcalık hikayesi sonunda Türkiye, geçen akşam salgın tarihinin rekorunu kırdı. Durun, heyecanlanmayın, bir günde milyonları aşılamadık.

Vefatsız bir gün değildi.

Ne mi oldu?

Salgında ilk kez 39 bin 302 vaka sayısına ulaştık.

Erdoğan, yeniden kapanma kararı alındığını duyurdu.

Buna göre hafta içi her gün saat 21'den sabah 5'e kadar sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak.

Kırmızı şehirlerde pazarın yanı sıra cumartesi de evden çıkılmayacak.

Lokanta, restoran ve kafeler yüzde 50 kapasite ile çalışacak.

Bu mekanlar ramazanda yalnızca paket servis hizmeti verecek.

Toplu iftar ve sahurlar yasak.

Camiler açık, teravih namazları serbest.

GEÇEN YIL CAMİLER KAPANMIŞTI

Bu yasaklar gösteriyor ki…

Zaten yüzde 50 ile sınırlandırılmış lokanta, kafe ve restoranlar Ramazan ayında fiilen oruç yasağına ayak uyduracak. Oruç tutmayanlara ve iftarını bir lokanta açmak isteyenlere bu hak tanınmayacak. Bir mekanda ayrı masada yemek yemek sağlığa aykırı bulunurken, camilerde vakit, cuma ve teravih namazı kılmak virüsün yayılmasına yol açmayacak!

Oysa geçen yıl 16 Mart'ta salgının kontrol altına alınması için camiler ve mescitlerde ibadete ara verilmişti. Yasak 29 Mayıs 2020'ye kadar sürmüştü.

O gün vaka sayısı 47'ydi.

Vefat sıfırdı.

Teravih namazları evde kılınmıştı.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre evde de yerine getirilebilecek teravih namazı yorgunluk ve meşguliyet gibi nedenlerle 8-10-12 rekat kılınabilir.

Diyanet'in fetvası değişmedi halde bu yıl Sağlık Bakanlığı, teravihi camilerde kılmayı serbest bıraktı.

Bir yandan, saat 21-05 arasında sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Diğer yandan, saat 21.13'ten itibaren yatsı ve teravih namazları kılınacak.

Deyim yerindeyse, sokağa çıkma yasağı cami cemaati dışında herkese uygulanacak.

Saat 21'den sonra veya hafta sonu sokağa çıkmak isteyenler teravihi gerekçe gösterdiğinde ne denilecek?

Her sokağa çıkan polis ve bekçi marifetiyle camiye kadar takip mi edilecek?

Namaz saatinde avare gezenler camiye mi sokulacak?

Besbelli, salgın gerekçe gösterilerek, oruç tutmayanlar ve ibadet etmeyenler dolaylı şekilde cezalandırılıyor.

Suudi Arabistan bile teravih namazını 10 rekatla sınırlanıyor. Buna karşın, laik Türkiye Cumhuriyeti, salgın kurallarını dine göre belirliyor.

Bu bir ayrıcalık hikayesidir.

Bakan bey de biliyor.

YAZARIN TÜM YAZILARI