Sözcü Plus Giriş
İSMAİL SAYMAZ

O ataşelerin hepsi ‘Emredersin’ dedi

19 Şubat 2021

Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Şube Başkanlığı'na atanan Tuğgeneral Serdar Atasoy'un FETÖ'cü çıkması, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) örgütsel bir hücrenin ya da kalıntının var olduğuna işaret ediyor.

Hele ki, rütbesi Fetullah Gülen tarafından takılan subayın son Yüksek Askeri Şura'da tuğgeneralliğe yükselebilmesi, bilhassa TSK, emniyet ve MİT içerisindeki FETÖ soruşturmalarını tavsatmamak gerektiğini ortaya koydu. Tabiatıyla, Atasoy'un itirafları sonrasında sorgulayıcı gözler, iki kritik adrese yöneldi.

İlki, Milli Savunma Bakanlığı.

Çünkü bakanlık, TSK'nın ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın karşı görüşüne rağmen Atasoy'u terfi listesine koymakla suçlanıyor.

Diğeri de Atasoy hakkında 1 Nisan 2019'da kovuşturmaya yer olmadığına hükmeden Ankara Savcısı Alparslan Ağcakale…

ÜÇ SUÇLAMA

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda Atasoy'a üç suçlama yöneltiliyor.

1- 15 Temmuz'u planlayan Yurtta Sulh Konseyi üyesi eski Tuğamiral Sinan Süer tarafından ‘Ataşeler' adlı WhatsApp grubunda, ordunun yönetime el koyduğu bilgisinin muhataplara iletilmesini istemesi üzerine Atasoy'un “Emredersiniz komutanım” demesi.

2- Atasoy'un 2007 yılında Kars'ta görev yaparken, ardışık aramaya takılması.

3- Başyaver aday havuzunda adının yer alması.

‘ATAŞELER' TEK KANIT DEĞİL

İddiaları yöneltmek için aradığım Ağcakale, konuşmayacağını söyledi. Bunun üzerine Ağcakale'nin yakın çevresine ve eski görev yeri olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kaynaklarına ulaşarak, “Neden böyle oldu?” diye sordum.

Edildiğim bilgiye göre Atasoy hakkındaki soruşturma ‘Ataşeler' WhatsApp grubundaki yazışmalara ulaşılması üzerine başladı. Savcılık kaynakları, bu grupta 100'ü aşkın ataşenin bulunduğunu ve tümünün “Emredersiniz komutanım” dediğini ifade ediyor. Ataşelere bu sözden ötürü değil, ByLock veya ardışık arama bilgilerinden ötürü dava açıldığını vurguluyor.

Bir savcılık yetkilisi şöyle diyor:

“Hepsi ‘Emredersiniz, komutanım' diyor. Başka şansları yoktur. Çünkü hepsi askerdir. İçlerinde FETÖ ile irtibatı tespit edilip hakkında dava açılan onlarcası var. ‘Emredersiniz' dedikleri için değil. Ya ByLock kayıtları çıkmıştır. Ya da ardışık araması vardır.”

İKİNCİ ASKER DE YARGILANMIYOR

Bu argüman üzerine 2007'de ardışık aramaya takıldığını hatırlattım.

Ancak kaynaklarım, Atasoy ile ardışık arandığı görünen R.B. adlı askere de bugüne kadar FETÖ davası açılmadığına dikkat çekiyor. Hatta TSK'dan emekli olduğu belirtilen R.B.'nin şu an bir üniversitede görev yaptığı belirtiliyor.

Ayrıca iki asker arasında arandığı saptanan öğretmen N.S.'nin de FETÖ bağlantısı olmadığı vurgulanıyor.

Yetkili şöyle diyor:

“Ardışık aramada adı geçen diğer askerle ilgili de bugüne kadar tesis edilmiş bir işlem bulunmuyor. Bağlantı gözükmediği için ardışık kabul edilmedi.”

Peki ya, Atasoy'un başyaver havuzunda yer alması?

“Başyaver aday havuzunda bekleyen 130 kadar ismin tümü FETÖ'cü değil. Yalnızca bu listede yer almak, dava açmaya yetmiyor” diye yanıt veriliyor.

HSK SORUŞTURMA AÇMADI

Savcı Ağcakale'nin yakın çevresine şöyle dediği iddia ediliyor:

“FETÖ'cüye dava açmayarak, kafamıza kurşun mı sıkacağız? Bu durum gösteriyor ki halen orduda FETÖ'yü koruyanlar var. Asker soruşturmaları ciddiyet istiyor.
Bu sayede 15 Temmuz'a yakın bir rüzgar esmiş oldu. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasından çok memnunum.”

Bu arada Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Savcı Ağcakale hakkında soruşturma açmadı.

Akar ve Soylu ne anlattı?

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, önceki gün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ederek, Gara operasyonu hakkında bilgilendirdi.

Bu görüşmede ilk önce Akar, operasyon hakkında sunum yaptı.

PKK ve FETÖ'nün yürüttüğü “Askerler bombardımanda öldürüldü” propagandasına karşılık “Doğrusunu bizden dinleyin” diyerek, otopsi raporları ve şehit düşen askerlerin fotoğraflarını Kılıçdaroğlu'na gösterdi.

Akar, “Sayın genel başkanım, partinizin yurt dışı ilişkileri var. Size mutlaka sorulacaktır. Gerçekler bu şekilde” dedi.

Ardından Soylu söz aldı. “Ailelerle ilgilenmediğim söyleniyor. Doğru değil. Hepsiyle görüşüyorum, tek tek konuşuyorum” diye ekledi.

Bu arada Soylu, HDP'li bir kadın milletvekilinin Gara'daki örgüt kampına gittiğini öne sürmüştü. İddiaya göre bu ziyaret, 2020 yılının son aylarında gerçekleşti.

Ziyaret amacının rehineler değil, örgütsel görüşme olduğu iddia ediliyor.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş bu iddiayı reddediyor.