Ruhat Mengi
Ruhat Mengi

Kadın örgütleri Taliban’a selamı kabul etmedi!

Taliban'a destek mesajı veren Cumhuriyet Kadınları Derneği'ne, en büyük tepki kadınlardan geldi: Adında cumhuriyet var ama bunun değerini bilmiyorlar. Demokrasiyi özümsememişler.

Taliban'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'i almasından sonra Afgan vatandaşları ülkeden çılgın bir göç başlatmış, insanlar Taliban'ın aşırı şiddete dayanan uygulamalarından kaçmak için ABD uçaklarından düşmeyi göze alarak Kabil Havaalanı'nı hıncahınç doldurmuştu. Taliban zulmünden kaçmaya çalışan kadınların, bebeklerini kurtarmak için duvarların üstünden yabancı askerlere teslim ettiği görüntüler büyük üzüntü ve tepki uyandırdı. Bunlar yaşanırken Türkiye'de bir kadın sivil toplum kuruluşu (STK); Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği (CKD) “Bağımsızlık gerçek uygarlığa kavuşmanın ön şartıdır. Afganistan'da olan budur. Bağımsız Afganistan'ı tanıyor ve selamlıyoruz” diyen bir bildiri yayınladı. CKD Başkanı Prof. Tülin Oygür'ün de imzaladığı ve dernek içinden istifalara, dışında da haklı tepkilere neden olan, birçok kişinin inanmakta güçlük çektiği, sosyal medyada anında öfkeli cevapların verildiği bu bildirinin ardından ikincisi geldi. Dernek, bu kez “Bildirimizin arkasındayız. Bize karşı linç kampanyası yürütenler emperyalist dünyanın içimizden devşirip paraya ve ödüle boğduklarıdır… Sahte Atatürkçülerin, sahte cumhuriyetçilerin maskesini indirme görevimiz var… Şeriatla yönetilecek bile olsa Afgan halkı laikliğe bugün dünden daha yakındır” dedi. Daha da büyük tepki yaratan bir açıklamaydı bu. Dernek Başkanı Tülin Oygür “Taliban'ın kadınlarla ilgili bakışında yenilik arayışına gireceğini” de iddia etti.

AFGAN KADINLAR ÖZGÜRLÜĞE KAÇMAK İÇİN ÇIRPINIYOR Afgan kadınlar, Taliban'dan kaçış için havaalanına akın etti. Taliban'a en büyük direnişi de her şeye rağmen sokaklarda eylem yapan Afgan kadınlar gösterdi.

TALİBAN HİÇ DEĞİŞMEDİ!

Afgan halkının, Kabil'in de Taliban'ın eline geçmesiyle içine düştüğü paniğe ve Taliban'ın onlarca yıldır yürüttüğü eylemlerinin hiç değişmediğini gösteren, halka ve özellikle kadınlara karşı hâlâ devam ettirdiği şiddet ve baskıya, diğer ülkelere mülteci akınına bakılınca Taliban'ın ülkeye hakim olmasını kendisinin istemediği ortada. Bu nedenle CKD'nin bildirileri Türkiye'nin tüm kadın sivil toplum örgütlerini de ayağa kaldırdı. Bu kuruluşların başkanlarıyla konuşarak görüşlerini aldım, bakalım neler söylemişler.

Türk Kadınlar Birliği Genel Başkanı Avukat Sema Kendirci Uğurman:

Adını, Taliban'a övgü derneği yapsınlar

“CKD'nin bildirisinin savunulacak yanı yok. Adlarında ‘cumhuriyet' var, cumhuriyet devrimlerine bağlılıktan söz ediyorlar. Cumhuriyetin en büyük devrimleri kadın haklarıyla ilgilidir. Bu devrimlerden haberleri yok. Kadın haklarını savunan bir örgüt olduğunu söylüyor ama kadınların tüm haklarının elinden alındığı, şiddetin her türlüsünün reva görüldüğü bir terörist yönetimi övüyor. Adlarından cumhuriyet ve kadın sözcüklerini çıkarmalılar. Mesela ‘Taliban'a Övgü Derneği' gibi bir isim olabilir.

BU HAKKA SAHİP DEĞİLLER

Türkiye'nin tüm kadın dernekleri, ‘Taliban'ı tanımıyoruz, Taliban'ı tanıyanı da tanımıyoruz' şeklinde açıklama yaptı. CKD'nin bildirisi buna cevap olarak yayınlandı. Nasıl bir vicdandır ki Afgan kadınların çılgınca kaçışını görmeyeceksin. Demokratik hak olarak her şeyi savunabilirsiniz ama ‘bir kadın kuruluşu olarak' böylesi bir trajediyi yaratan terör örgütünü takdir etmek bu hakka dahil olamaz. Bunu yapan bir STK, Türkiye'de kadın haklarını nasıl savunabilir merak ediyorum. Bizler, yardım çağrılarını arttırarak Taliban üzerinde baskıların sağlanması için çalışmaya devam edeceğiz.”

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Hülya Yüksel:

BİZ DE PAPATYA TOPLAMIYORUZ!

“İnsanlara eziyet eden, katleden, en ağır baskıları kuran bir terör örgütünün reklamını yaptılar. Akıl tutulması yaşıyorlar. CKD üyeleri, ‘Sahte Atatürkçülerin maskelerini indirme görevimiz var' diye yazmışlar. Kamu yararına hizmet eden kadınların ağızlarından çıkan laflara dikkat etmesi gerekir. STK'lar hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmamalıdır. Tülin Oygür “Biz papatya toplamıyoruz” diyor, bu sözleri şahsi algıladım, bizler papatya mı topluyoruz?

Türkiye'de kadınlar Afgan hemcinslerine destek için eylem yaptı.

TÜKD yüzlerce genç kıza eğitim sağlıyor, burs veriyor, hayata atılmasını sağlıyor. TKDF üyesiyiz ve Afganistan için de ‘Ses Ver Dünya' bildirisine imza verdik. Onlar kime, ne yarar sağlıyorlar merak ettim. Taliban'ın yönetimi ele geçirmesine bu kadar sevinmeden önce Afgan halkının neden ölümü göze alarak kaçmaya çalıştığını bir düşünsünler diyorum. Atatürk ilke ve devrimlerinin ne kadar doğru olduğunun bilincinde olarak Afgan kadın ve çocuklarının yanındayız!”

KA.DER Başkanı Nuray Karaoğlu:

Cumhuriyet kadını böyle konuşmaz!

“Yayınladığı bildirilerle CKD, bir sivil örgütün siyasallaşmasının örneğini veriyor, sivil örgüt niteliğini kaybetti, yerini belirledi. Yapılan açıklamalar Cumhuriyet Kadınları başlığıyla faaliyet gösteren bir dernekte asla kabul edilemez. Tabii ki demokrasiyi yaşatmaya gayret eden kadınlarız, Tülin Oygür'ün de istediği şeyi söyleme özgürlüğü var. Ama bunu yapmak istiyorsa ya derneği bırakır veya derneğin ismini değiştirirsin. Bugün, kadınların elde ettiği haklar zemininde birçok hakka sahip biri olarak konuşuyor ve Afganistan'da kadınları en temel insan haklarından cebren alıkoyan, kadını yok eden bir terör örgütünü övüyor.

KADINLARA İHANETTİR

Cumhuriyet Kadınları Derneği İstanbul Sözleşmesi'ne de karşıydı, kadınların mücadele ettiği her şeyin karşısında konumlanmış durumdalar. O zaman bu ismi de kullanmamaları lazım. Cumhuriyet kadınları böyle konuşmazlar. Dini şiddet için kullanan bir terör örgütüne takdir sözcükleri sıralamak cumhuriyete, kadın kazanımlarına ihanet olduğu gibi Afgan kadınlarına da ihanettir. Her şeyden önce bir kadın olarak bu sözlerin nereye varacağını algılamaları gerekirdi.”

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü:

“O derneğin Genel Başkanı Tülin Oygür derneğin adında yazılı olan ‘cumhuriyet' ve ‘kadın' kelimelerinin anlamını bilmiyor olmalı. İçinde yaşadığı ulusun cumhuriyetini, demokrasisini, laikliği ve çağdaşlığını, geçmiş dönemlerdeki kadın mücadelesini de özümseyememiş. Kadın mücadelesi bir partinin siyasal ideolojisi ekseninde yapılamaz. Afganistan'da kadınların insan hakları son 40 yıldır sekteye uğramıştır, bunun son 20 yılına yakından tanıklık ettik. Taliban etkisi altında işkenceler, yasaklar, şeriat düzeni varlığını sürdürdü.

KADINLAR ÇOK ACI ÇEKTİ

Bu süreç içinde kadınlar çok acı çekti ama mücadeleden vazgeçmediler. Elleri kesilen, tecavüz edilen, kırbaçlanan, taşlanarak öldürülen, çalışması yasak olan, okula gönderilmeyen, bir erkek olmadan yaşamlarını sürdüremeyen kadınlar için mi Taliban'ı kurtuluş görüyor? Bu Taliban mı yenilik arayışına girecek? Cumhuriyet Kadınları Derneği kendini feshetmelidir. Aslında terör listesinde adı yazan Taliban'a övgüler dizen bu derneğin İçişleri Bakanlığı tarafından kapatılması gerekir.

Yaşam hakları Taliban'ın iki dudağı arasında olan kadınlar için biz mücadele edeceğiz. Onlar için ‘Ses Ver Dünya' diye bir bildiri hazırladık. Birleşmiş Milletler'e, AB'ye, Avrupa'daki STK'lara ve büyükelçiliklere gönderdik. Bu mücadelede onları yalnız bırakmayacağız. Eşitlik adına söz söyleyen, haksızlık ve hukuksuzluklara karşı çıktığını iddia eden ülkelerin bu vahşet düzenini durdurmak için Taliban'ın karşısında olmaları gerekir. BM ve ülkeler Taliban yönetimini tanımamalı.”