‘Kırmızı Pazartesi’de neler olacak?

Sedat Peker'in videoları gibi sosyal medya paylaşımları da büyük ilgi görüyor. Ancak yeterli araştırma yapmadan ya da fazla dosya okumaktan bazı olayları birbirine karıştırdığı da oluyor. Bunları daha sonra düzeltse de iş işten geçmiş oluyor. Yapılan çoğu açıklamanın da gerçeği yansıttığı ortaya çıktı.

Aslında bazıları bilinmesine rağmen kimse bu konulara girmek istemiyordu. Birilerinin konuşması, yazması gerekiyordu bu da Sedat Peker oldu. Peker'in konuşmaları ya da yazdıkları haftalardır haber kanallarının ana tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Cumhuriyet Savcılarının soruşturma başlatmaması üzerinde de önemli duruluyor.

SAVCIDAN ÖZÜR DİLEDİ AMA

Sedat Peker, “FETÖ Borsası” olarak nitelendirilen, bazı kişilerin para karşılığı yargıdan kurtarıldığı iddiasını da gündeme taşıdı. Bildiklerinin ya da kendisine ulaştırılanların bazılarını sosyal medyada paylaştı. “FETÖ'nün prensi olarak adı geçen Burak Başlılar'a, 2015 yılındaki FETÖ soruşturmasında menfaat karşılığında takipsizlik kararı verildiğini”, bu kararda C. Savcısı Mesut Erdinç Bayhan'ın imzasının olduğunu öne sürdü. Araştırdığımızda bu soruşturmayla gazi Savcı Mesut Erdinç Bayhan'ın hiç ilgisinin olmadığını gördüm.

Peker, sosyal medyada bunları yazınca savcıya kim bilir ne hakaretler yapılmıştır. Anlaşıldı ki takipsizlik kararını veren başka savcılardı. Evet, Peker yalnız savcıdan değil, savcı ile hiç ilgisi olmamasına rağmen akrabası olduğunu yazdığı Murat Gür İbrahimoğlu'ndan da özür diledi. Mesele anlaşıldı ama tabii olan da oldu. Peker özür diliyor ama haksızlığı mahkeme kararıyla, açıklamalarla ortaya çıkan İçişleri Bakanı özür dilemiyor.

GÜVEN SARSILIYOR

İçişleri Bakanlığı'na 4 Aralık 2020'de çağrılan, bakanla makam odasında yaklaşık 2 saat görüşen Sezgin Baran Korkmaz, 5 Aralık'ta Türkiye'den ayrıldı. Yurt dışına “kaçtı” sanmayın, kendi pasaportuyla havaalanından, tarifeli uçakla Türkiye'den ayrıldı. Bunun adı “kaçma” değil, doğru olan “gönderildi” denilmesidir. İçişleri Bakanı'nın, Sezgin Baran Korkmaz'ın, başka bir iş insanından alacağı 40 milyon dolardan vazgeçmesini istediği Baran tarafından öne sürüldü, bakan bunu yalanlamadı. İş insanları arasındaki alacak-verecek meselesi ne zamandan beri İçişleri Bakanı'nın görevi oldu?

Bakan, ortaya attığı 10 bin dolar aldığını öne sürdüğü siyasetçiyi de açıklamadı. Korkmaz, işlerinin çözülmesi için bir televizyoncunun kendisinden 10 milyon Euro istediğini öne sürmesine rağmen, bu olayda bir bakanın adı geçmesine rağmen, bu konuda da derin bir sessizlik var. Adı geçenler susuyor, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, suç örgütü liderini muhatap almayacaklarını söylüyor. Almayın ama ihbarların üzerine gidilmemesi de yüce devletimize, yargıya olan güveni sarsar.

PAZARTESİ NE OLACAK?

Sezgin Baran Korkmaz, Türkiye'den ayrıldıktan sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldı. ABD ise daha önce bu kararı almıştı. Korkmaz, Avusturya'da tutuklandı. Bundan sonraki süreci, gelişmeleri yakından izleyen bir kaynak, SÖZCÜ'ye şöyle açıkladı:

“Avusturya'nın meşhur tatil beldesi olan Traun Gölü kıyısındaki Gmunden kasabasında ABD'nin iade talebine binaen Sezgin Baran Korkmaz yakalandı. Gözaltına alınmasında Viyana Mahkemesi'nin yetkili olduğu değerlendirildi ve Korkmaz Viyana'ya gönderildi. Sonrasında görevli mahkemenin yakalandığı yerin mahkemesi olduğuna karar verildi. Böylece, Sezgin Baran Korkmaz, Wels Cezaevi'ne gönderildi.

1. Baran, Avusturya'da ABD'nin talebine istinaden gözaltına alındıktan sonra, Türkiye de Baran'ın ülkemize iadesini diplomatik kanalla Avusturya'dan istedi. Baran hakkında hem ABD hem de Türkiye'nin talebi üzerine kırmızı bülten yayımlanmıştı. Ülkeler, iade dosyalarını ilgili mahkemeye değil, o ülkenin Adalet Bakanlığı'na gönderir. Onlar da ülkelerin talebini yetkili mahkemeye gönderir.

O GÜN NE OLACAK?

5 Temmuz Pazartesi günü, duruşma tek hakimli Wels mahkemesinde görülecek. Bu duruşmada, iadeye değil, tutukluluğun devam edip etmeyeceğine karar verilecek. Duruşmanın uzun süreceği beklenmiyor. Çünkü hem ABD'nin hem de Türkiye'nin iadesine gerekçe olarak sundukları suçlamalar oldukça ciddi. Baran'a yöneltilen suçlamaların ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda tutukluluğun devamı yönündeki kanaat ağır basıyor. Baran'ı, duruşmada Viyana'dan gelecek iki avukatı savunacak.

Tutukluluğunun devamı yönünde karar verilmesi halinde, ağustos ayında 3 hakimli Linz Eyalet Yüksek Mahkemesi, iade edilip edilmeyeceğine karar verecek. Bu duruşmada suç yeri Avusturya olmadığından,  Baran'ın suçlu olup olmadığına mahkeme karar vermeyecek, isnat edilen suçların iadeye uygun olup olmadığına ilişkin inceleme yapacak, bir karara varacak.”

Yargılama aşamasında Baran'a da “Hangi ülkeye gitmek istediği” sorulacak. Ancak esas olan mahkemenin kararı. Sezgin Baran Korkmaz, bakalım gitmek için hangi ülkeyi tercih edecek? Bekleyelim, görelim.

Silahlı Kuvvetlerimiz için bunun neresi gurur?

Türk tarihinde teşkilat, emir ve komuta esasları belirlenmiş, disiplinli askerlerden oluşan ilk ordu Milattan Önce 209 yılında Mete Han tarafından kurulmuş. Türk Kara Kuvvetlerinin temelini oluşturan bu ordunun tarih sahnesinde yaşadığı bazı ilkleri sıralayalım ve son maddeye dikkat edelim.

-İlk kavisli yaylar Hunlar tarafından, Kara Kuvvetleri tarihinde filler ise Gazne Ordusu tarafından kullanıldı.

-Kara Kuvvetleri tarihinde icra edilen ilk amfibi harekatı, Türkiye Selçuklu ordusunun 1227'deki Suğdak seferidir.

-Türk Kara Kuvvetleri ilk yurt dışı muharebe tecrübesini 1950-1953 yılında Kore Savaşı'nda yaşadı.

– İlk komando tugayı 7 Haziran 1965te Ankara Güvercinlikte kuruldu. Günümüzde 2'nci Komando Tugayı (Bolu) olarak görevine devam ediyor.

-Türk Kara Kuvvetleri tarihinin ilk hava indirme harekatı 20 Temmuz 1974 günü Kayseri Hava İndirme Tugayı (Kayseri) tarafından Kıbrıs'ta icra edildi.

-Piyadelerin tüfekle teçhiz edilmesi ilk kez II. Murat zamanında (1421-1481) gerçekleşti.

-Kara Kuvvetleri tarihinde düzenli, talimli, tam zamanlı profesyonel ordu teşkilatının ilk örneği 1363 yılında kurulan Yeniçeri Ocağı'dır.

– İlk kadın subay 1957 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan İnci Uysal'dır (Arcan).

– Türk ordusunda ilk Kara Havacılık Teşkilatlanması 1948 yılında “Topçu Tayyareciliği” adı altında Polatlı Topçu Okulu içerisinde yapıldı.

– Hava hücum harekatı da 20 Temmuz 1974 günü Bolu Komando Tugayı tarafından Kıbrıs'ta icra edildi.

-Top, ilk kez Yıldırım Bayezid tarafından İstanbul'un kuşatılmasında (1394-1402) kullanıldı.

– Türk Ordusunda dağlık alanlarda görev yapacak personeli profesyonel biçimde yetiştirebilmek adına yapılandırılan ilk eğitim birimi 1926 yılında Muğla'da kurulan Dağ talimgâhıdır. 1927'de Isparta-Eğirdir'e taşındı.

-Kara Kuvvetlerinde ordular 1863 yılına kadar bulunduğu coğrafi bölgenin ismiyle anıldı. 1863 yılında ordulara numara verildi ve bu gelenek günümüzde de devam ediyor.

-Türk Kara Kuvvetlerinin ilk muharip tank birliği olan Tank Taburu 1934'te, Lüleburgaz'da Süvari Binbaşı Tahsin YAZICI (Tümgeneral) tarafından kuruldu.

BU MU BİZİM ÖVÜNCÜMÜZ?

-Türk Ordusu modern anlamdaki komando eğitimiyle ilk kez 1949'da tanıştı. Dünyaca ünlü Amerikalı Yarbay D'Eliscu'nun Çankırı'da verdiği ilk komando kursu subaylar açısından oldukça zorlu geçti.  52 kursiyerden sadece 18'i kursu başarıyla tamamlayabildi.

İşte bu madde şaşırtıyor. Komando eğitimi almış bir komutanla konuştum ve bana şunları söyledi:

“2230 yıllık tarihi olan bir ordunun gurur duyulacak ilkleri arasında Amerikalı yarbaydan alınan komando eğitimi yer alıyor. Hem de dünyaca ünlüymüş. O kadar iyi bir eğitmen ise keşke kendi askerini daha iyi eğitseydi de Kore Savaşı'nda popolarını kurtarmak Türk askerine kalmasıydı.”

Tarihi şan ve şerefle dolu Türk Kara Kuvvetleri'ni yüceltelim derken, broşürde bu duruma düşürmeyin.

Otel sahtekarlarına karşı dikkat!

Antalya'nın turizm bölgelerinden Belek'te, otelcilerin son dönemde karşılaştıkları yeni bir sahtekarlık türü, giderek başka turistik merkezlerindeki otelleri de kapsayacak biçimde yayılıyor.

Neler olduğunu, otele gitmek isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini Sirene Otellerinin Genel Müdürü ve aynı zamanda Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Ercan Çek, son dönemde yaygınlaşan ve özellikle Türk tatilcileri zor durumda bırakan sahte otel web sayfalarıyla ilgili olarak şu uyarıda bulundu:

“Google'dan diledikleri şekilde mevcut resmi otel web sayfalarını kopya ederek sahte sayfa açıyorlar. Google'a ödedikleri paralarla sponsorlu çıkışlar yaparak en üst sayfalarda görünme imkanı buluyorlar. Otelin kendi sayfası olduğunu düşünenler bu siteleri arayarak rezervasyon, ödeme yapıyor. Dolandırıldıklarını ancak otele geldiklerinde anlıyorlar.

BİRİ KAPANIYOR BİRİ AÇILIYOR

Burada otelci olarak yasal bir sorumluluğumuz yok fakat bizler üzülüyoruz ve yerli misafirler paralarını kaybetmiş oluyorlar. Her seferinde gerek Google üzerinden gerekse savcılık şikayeti ile önüne geçmeye çalışıyoruz. Google da farklı uzantılarla sonsuz web sayfası açma şansları olduğu için biri kapanıyor diğeri açılıyor. Bizler otel yöneticileri olarak yasal süreçte konuyu takip ediyoruz. Ancak bu yetmiyor.”

Ercan Çek, “Bir çok otelle ilgili bir gerçek, bir de sahte site var. Gerçeğini öğrenmek için ikisini de arasınlar. Gerçek olan, şirket bilgilerini de gönderir. Dolandırılmamaları için geldiklerinde parasını ödemeleri için de kolaylık sağlıyoruz. Tanınmış tur şirketleri aracılığıyla da rezervasyon yapmalarını öneriyorum. Burada en önemli görev de Google'a düşmesine rağmen, onlar bu işin denetimini yapmıyor” diyor.

Size şimdiden iyi tatiller diliyoruz.