Hangi Sol… Hangi Afganistan…

Taliban konusunu geçen hafta tartışma yaparak değil, gürültü çıkararak geçirdik. Herkes Taliban'ın “bir yerinden tutup” ona göre görüş bildirdi. Örneğin, “Bizim Mahalle” Doğu Perinçek'in “Taliban'ın emperyalizme karşı mücadele veriyor” sözünü tartıştı.

Neler olduğunun iyi kavranması için sizleri 1970'lere götüreceğim:

Tespit 1) Pakistan'da 1971'de seçimle iktidara gelen Zülfikar Ali Butto'nun Pakistan Halk Partisi, sosyalizmle dini bağdaştıran “İslam sosyalizmi” hayata geçirmeye başladı. Ve, darbeyle yıkıldı, idam edildi.

Yerine darbeci Ziya ül-Hak getirildi. ABD ile kopuk ilişkiler yeni şekil aldı; ABD Başkanı Jimmy Carter döneminde (Sovyetler Birliği'ni içerden İslami ayaklanmayla bölmek için çevre ülkelerinin sol karşıtı Müslüman ülkeler tarafından kuşatılma planı) Yeşil Kuşak Projesi politikasını benimsedi…

Tespit 2) Doğu Pakistan'da İngilizlere karşı bağımsızlık mücadelesi vererek 1971'de Bangladeş Müslüman Halk Cumhuriyeti'ni devlet başkanı olan Mucibur Rahman, 1975'te darbeyle yıkıldı ve ailesiyle birlikte katledildi…

DAHASI VAR

Tespit 3) Mısır'da krallığı yıkıp Birleşik Arap Cumhuriyeti kuran, Arap Sosyalist Birliği kurucusu Nasır'ın Süveyş Kanalı'nı millileştirmesi ile başlayıp İsrail savaşıyla süren bağımsızlıkçı çizgisi 1970'deki ani ölümüyle son buldu. İktidara gelen Enver Sedat Amerikancı dış politikayı takip etti…

Tespit 4) İran'da Sol-İslamcı grupların ittifakı 1979'da devrim yaparak Şah'ı devirdi. “Demokrasi” sloganıyla iktidara gelen ve emperyalizme karşı birleşik cepheyi savunan Humeyni zaferden sonra ittifak ortaklarını tasfiye ederek İran'daki monarşiyi, İslam Cumhuriyeti'ne dönüştürdü.

Toparlarsam:

Asya'da 1970'lerde İslamcı sol rüzgâr esiyordu; Kaddafi, Hafız Esat, Saddam iktidara geldi. ABD, Ortadoğu'da Sovyetler Birliği'ne yakın iktidarların önüne geçmeye çalıştı.

Gelelim Afganistan'a…

Tespit 5) Tarih: 1 Ocak 1965. Nur Muhammet Teraki ve Babrak Karmal, Kabil'de 25 arkadaşıyla Sovyetler Birliği'ne yakın Afganistan Demokratik Halk Partisi/PDPA kurdu. Parti o yıl seçimde dört milletvekilliği kazandı. Sovyetlere yakın modernlik yanlısı Davut Han'ın kuzeni Kral Zahir Şah'ı 1973'te devirmesine ve Afganistan Cumhuriyeti kurmasına yardım ettiler. Ancak Davut Han ile ilişkileri bozuldu, hükümetten koptular. Ve, 1978'de Afgan Ulusal Ordusu içindeki solcu subaylar ile “Saur Devrimi” yapıp Afganistan Demokratik Cumhuriyeti'ni kurdular.

Artık Afganistan'da da solcular iş başındaydı…

HİZİP PARTİSİ

Afganistan'da iktidara gelen PDPA çok parçalı hizip partisiydi. Ülke, feodal-aşiret düzenini aşamamıştı. Oysa parti içindeki gruplar etnik değil, sınıf mücadelesi yaptığı söylüyordu!

Mesela… “Settami Milli”  hizbi vardı; üyeleri Peştun hizbine karşı Farsça konuşan Tacik ve Özbeklerden oluşuyordu.

Mesela… Peştuca “halklar” anlamına gelen “Khalq” hizbi vardı. Seçkin olmayan Peştunlardan oluşuyordu. Lideri Teraki idi.

Mesela… Karmal'ın liderliğini yaptığı (şehirli aydınların oluşturduğu) “Perşem/Bayrak” hizbi vardı.

İki büyük hizbin temel ayrılığı şuydu:

Teraki, sıkı disiplinli işçi sınıfı partisi inşa ederek, devrimi klasik Leninist tarzda başarabileceğine inandı…

Karmal ise Afganistan'ın Leninist strateji için fazla gelişmemiş olduğunu ve ülkeyi sosyalist devrime yaklaştırmak için yurtsever ve anti-emperyalist güçlerden oluşan ulusal demokratik cephenin desteklenmesi gerektiğini savundu…

Sonuçta iktidara 1978'de askeri darbeyle geldiler; Teraki başbakan, Karmal kıdemli başbakan yardımcısı oldu…

Darbeye ilk karşı çıkış Çin'den geldi. Büyükelçisi Huang Ming-Ta, “yeni rejim inkar edilemez şekilde Sovyet yanlıları tarafından kontrol ediliyor” dedi.

Çin'in tavrının sebebi; Teraki 1979'da darbeyle öldürüp iktidara gelen ABD doktoralı Hafızullah Emin'in ABD ile ilişkileri iyiydi.

Üç buçuk ay sonra Sovyet Ordusu Kabil'i basıp Emin'i öldürdü. Sürgündeki Karmal'ı başkanlık koltuğuna oturttu.

Soğuk Savaş sürüyordu, bir yanda Amerika-Çin diğer yanda Sovyetler Birliği kamplaşması vardı.

Sovyetler'in Afganistan'a müdahalesinde Çin, mücahitleri destekledi; eğitim kamplarını sınırları içerisine taşıdı. Çinli askeri danışmanlar mücahitlere askeri eğitim verdi; uçaksavarlar, roketatar ve makineli tüfekler gibi silah yardımında bulundu.

Doğu Perinçek'in –tıpkı Çin gibi- kırk küsür yıldır Afgan politikasında tavır değişikliği yok. Ki, PDPA içindeki (Hindistan'daki Maocu Çaru Mazumdar'ın çizgisindeki) “Ebedi Ateş” hizbi de cihatçılar ile işbirliği yaptı.

Perinçek'e niye şaşırılıyor ki?