Doğalgaz, Doğaldar gelirli, Doğal ölüm!

* Enerji yoksulluğu… Bu kavram, enerjiye erişimi olmayan ya da enerjiye erişimi olmasına rağmen dar gelirli olup, gelirinin yaşam kalitesini kötü etkileyecek kısmını ‘insani enerji tüketimi' için harcamak zorunda kalan kesim olarak kullanılıyor!

* İngiltere'de, ‘Ilık Evler ve Enerji Tasarrufu Kanunu' çıkarılmış ve yakıt fakirliği belirlenerek şu tanım yapılmış: Bir kişinin yakıt fakirliği içinde olduğu, o kişinin ait olduğu hane halkının dar gelirli bir evde yaşadığı, fakat evini makul bir maliyete rağmen ılık tutamadığı durumlarda söylenir… Bu maliyet tüm yakıtlara harcanan paranın gelirin yüzde 10'unu aşması ve ‘ılık' kavramı da oturma odasında 21 derece, diğer odalarda 18 derecelik bir ısının sağlanmasıdır.

* Türkiye genelinde doğalgazda ortalama tüketim miktarı 1884 m3, en zengin dilimin ortalama tüketimi ise 2910 m3'tür. Türkiye'de doğalgaz, maliyetinin altına satıldığı zaman mesela 1000 m3'te 50 dolar sübvansiyon yapıldığında en fakir dilimdekilere 90 doların altında bir artı sağlanırken, en zengin kesime 150 dolarlık bir kazanç aktarılmış oluyor! Yani sübvansiyonlardan zenginler daha çok fayda sağlıyor. Sübvansiyonların ardından gelen zamlardan ise en az zenginler, en fazla da yoksullar etkileniyor!

***

Bu bilgiler 2015 yılından, Türkiye Bağlamında Enerji Yoksulluğu ve Kırılgan Tüketici çalışmasından aldım. Hazırlayanlar Barış Sanlı, Fatih Dönmez ve Murat Alanyalı…

Bazı bilgiler ve raporu hazırlayan isimlerden biri çok tanıdık! Mesela “sıcaklık” desem, “ılık” desem, “22 derece” desem, “doğalgaz faturalarının yarısını biz ödüyoruz” desem?

Evet evet bildiniz, ta kendisi!

Hani, “Doğalgaz faturalarını düşürmek mümkün, evlerinizi daha az ısıtın! 23 derece yerine 22 derecede ısıtın! Bu vatandaşlık görevidir! 1 derecelik değişiklik aylık faturanıza yüzde 7'lik etki yapar” ve sanki onu da yurttaşlar ödemiyormuş da kendi cebinden çıkarıp ödüyormuş gibi, ‘Artan enerji fiyatlarını vatandaşa yansıtmamak için neredeyse yarısını; vatandaşımızın evine 200 lira doğalgaz faturası geliyorsa 200 lirasını da biz kendi bütçemizden(!) karşılıyoruz” diyen bugünün kıymetli Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Fatih Dönmez…

Meğer bize, evleri az ısıtın derken İngiliz anahtarı gibi İngiliz ölçüsü kullanıyormuş bakan. Daha ılık ev daha düşük fatura derken yurdumun ‘doğaldar' gelirlisine, İngilizler'in çıkardığı ‘ılık evler' yasasını örnek gösteriyormuş.

İyi güzel de, senin doğaldar gelirlin ‘vatandaşlık görevi' gereği doğalgaz vanasını hiç açamıyor ki, evi İngiliz yasasına uygun şekilde ılık olsun! Megakent İstanbul'da Eminönü sobacılar çarşısına ‘tebdil-i kıyafet' bir git de gör, faturalar cebini yaktığı için millet teneke sobaya döndü çoktan!

Yani senin müthiş buluş gibi açıkladığın yöntemi milyonlarca aile yıllardır mecburen uyguluyor. 1 derece yüzde 7, 2 derece yüzde 14, 3 derece yüzde 21, 6 derece yüzde 42, 8 derece yüzde 56, 10 derece yüzde 70…

Evin ısısı ne etti? 13… Yani, insanın kışın kıçı donar o derece!

İngiliz ölçüsüne uymadığı için aklınızdan çıkmış belli! Diğer dar gelirliler enerji yoksulları hariç, sadece 2 milyon 600 bin emekliye vere vere 1500 lira maaş veriyorsunuz. Siz onlarda 2-3 cep telefonu, evlerinin önünde bir, belki de iki arabası olup sıcacık evlerinde yaşadıklarını mı sanıyorsunuz?

Hazır İngilizler'i örnek aldınız. İmza attığınız raporda altını çizmişsiniz. 2012-2013 kışında İngiltere'de 31 bin ekstra kış ölümü yaşanmış. Yüzde 50'sinin nedeni soğuk iç mekanlarmış. Soğuklar ayrıca astım, bronşit, kalp, akciğer, böbrek hatta akıl sağlığını bile bozmuş insanların. Adamlar şeffaf açıklamış. Sağlık bakanı ile konuşup siz de açıklasanız. Mesela 2019-2020 kışında bizdeki durum ne öğrensek!

Koronavirüs ölümleri gibi çıkarırsınız onu da. Doktor raporlarında şöyle yazar mutlaka: Ne soğuğu, gayet doğal ölüm!

Loading...