Cüneyt Arkın hayatını kaybetti

Türk sinemasının efsane ismi Cüneyt Arkın, 85 yaşında hayatını kaybetti.

Cüneyt Arkın hayatını kaybetti

Türk sinemasının usta isimlerinden Cüneyt Arkın’ın hayatını kaybettiği hastanenin Tıbbi Yürütme Kurulu Başkanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ferah Ece açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Ece,  “Dün gece yarısından sonra ambulansla kalp durması ile hastanemize başvuran sanatçımız maalesef yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Ailesi başta olmak üzere sevenlerine baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz. Kalp durmasıyla geldiği için büyük ihtimalle kardiyak bir problem olmuştur ve belli bir yaştan sonra kalp kasları da çok kuvvetli olmadığı için kardiyak bir sebep daha doğrusu hem kardiyak hem de solunum sebep diye düşünebiliriz. Akciğerlerin hasarlı olması kardiyak olarak da kalbe yük bindiriyor. Bu nedenle tabii ki yaşlılığın verdiği etkiyle de organlar kuvvetli değil. Son günlerde herhangi bir rahatsızlığı olup olmadığıyla ilgili bilgim yok ama zannediyorum daha ayrıntılı açıklamayı ailesi yapacaktır” dedi.

Türk sinemasına damga vuran ve yüzlerce filmde rol alan Cüneyt Arkın’ın çok sayıda ödülü bulunuyordu.

Arkın’a son olarak 2021’de Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verilmişti.

Cüneyt Arkın'ın cenaze programı belli oldu İlginizi Çekebilir Cüneyt Arkın'ın cenaze programı belli oldu

ASIL ADI FAHRETTİN CÜREKLİBATIR

Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937’de Eskişehir’de doğdu. Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır’dı.

Eskişehir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.

1963 yılında ‘Artist’ dergisinin düzenlediği sinema yarışmasında birinci oldu.

Kariyerindeki dönüm noktası 1963’te askerliğini yaparken 1. Hava Jet Üssü’nde yönetmen Halit Refiğ ile tanışmasıydı.

İLK FİLMİ GURBET KUŞLARI

Askerliği sonrası 1964’te Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filmiyle sinemaya adım attı. Filmin finalindeki kavga sahnesi, Arkın’ın kariyerinde dönüm noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi.

İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde 6 ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantürlü filmlerin en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti.

YILMAZ GÜNEY YERİNE KENDİSİNE VERİLEN ÖDÜLÜ REDDETTİ

12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali’nde (1972) jüri Yılmaz Güney’i Baba filmindeki rolüyle seçti. Daha sonra siyasi baskılarla oylama tekrarlandı, Güney’in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın En İyi Erkek Oyuncu seçildi. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti.

Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült filme dönüştü. Arkın; 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990’lı yıllarda polisiye dizilere yöneldi. Oyunculuğunun yanı sıra televizyon sunuculuğu ve köşe yazarlığı da yaptı.

KAZANDIĞI ÖDÜLLER

Cüneyt Arkın; 1969’da İnsanlar Yaşadıkça, 1976’da da Mağlup Edilemeyenler filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

1972’de Yaralı Kurt filmiyle Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı.

Arkın’a 1999’da Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ve 2013’te Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi.

Yine 2013’te Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü verilen Arkın, 2013’te Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi olmuştu. Arkın geçen yıl da Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmüştü.

Arkın, 1991’de Anavatan Partisi’nden Eskişehir’de 4. sıradan milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti. Sonraki yıllarda ise İşçi Partisi adına düzenlenen ve bir grup bilim insanı, aydın ve sanatçının katıldığı “İşçi Partisi Hükümeti’nde Göreve Hazırız” kampanyasına katılarak, yeniden siyaset sahnesinde adını duyurmuştu.

1964’te Güler Mocan, 1970’de de Betül Işıl’la evlenen Arkın, üç çocuk babasıydı.

“BAŞUCUMDAKİ EKMEĞE BAKARAK UYURDUM”

Usta oyuncu Cüneyt Arkın, bir sosyal medya paylaşımında öğrencilik yıllarını şöyle anlatmıştı:

* İstanbul’da Tıp Fakültesi’nde okurken ilk iki yılımı Sirkeci’de bir otel odasını iki inşaat işçisiyle paylaşarak geçirdim. Ders zamanı okula gider, kalan zamanda da onlarla inşaatlarda çalışırdım. Bir yanda anatomi dersi, öte yanda inşaat işçiliği…

* Stajımı yaptıktan sonra az çok hasta tedavi edebilir duruma geldiğimde hocam Cihan Abaoğlu beni evlere hasta bakıcı olarak göndermeye başladı. Hastanın başında 24 saat bekleyip, acil durumda müdahale etmekti görevim. Fakat tabii yeri geldiğinde adamı tıraş da ediyordum, altını da temizliyordum.

* Ayda burs parası olarak 60 lira alırdım. Hasta bakıcı olarak bir eve gittiğim zaman ise günde 15 lira kazanıyordum ama ev sahiplerinin artık yemeklerini önüme koymaları çok ağrıma giderdi. İlk paramı aldığımda fırına koşup, paranın hepsiyle ekmek aldım. Çiğnemeden yuttum, patlayana kadar yedim. Sonunda da kustum.

* Ekmekleri görünce açlık korkumu yeniyor, huzur buluyordum. Yıllar sonra bile kaldığım otel odalarında baş ucumdaki komodinin üzerine bir somun ekmek koyar ancak ona bakarak uyuyabiliyordum.

EN BÜYÜK KORKUSU…

Cüneyt Arkın, en büyük korkusunu ise şu sözlerle ifade etmişti: “Hiçbir şeyden korkmadığım kadar eşimi kaybetmekten korkuyorum.”

FATMA GİRİK’E SESLENMİŞTİ: BEKLE BENİ ORADA, GELİYORUM

Cüneyt Arkın, çok sayıda filmde beraber oynadığı ve 24 Ocak’ta aramızdan ayrılan Yeşilçam’ın usta ismi Fatma Girik için de şunları söylemişti: “İnanamıyorum, bir dönem bitti. Nasıl dayanırım ben bu acıya… Sen ne iyi insandın. Ne kadar alçak gönüllü, dosttun. Mavi mavi bakardın… Nur içinde yat. O anlatılmaz, o hepimizin yüreğinde… Türk insanın yüreğidir o. Baştan aşağı Anadolu’dur o. Anadolu anasıdır o. Fatma’m bekle beni orada, geliyorum.”

“BENİ ANNE VE BABAMIN YANINA GÖMÜN”

Arkın, bir programda da “Atım Hasretim’in yanına gömülmek istemiştim. Yanlış anlaşılır diye korktum. Beni anne ve babamın yanına gömün” demişti.

Cüneyt Arkın: Saraylar yapıyoruz niye yurt yapmıyoruz ya? İlginizi Çekebilir Cüneyt Arkın: Saraylar yapıyoruz niye yurt yapmıyoruz ya? “Vatandaş Rıza”nın önünü açan subay İlginizi Çekebilir “Vatandaş Rıza”nın önünü açan subay Cüneyt Arkın filmlerde aldığı yaraları açıkladı İlginizi Çekebilir Cüneyt Arkın filmlerde aldığı yaraları açıkladı

 

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...