12 Eylül 1980 Türk Silahlı Kuvvetleri’nin emir ve komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği ihtilalin tarihidir.

Darbenin lideri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’dir.

Kenan Evren Paşa, devrik Başbakan Süleyman Demirel’in sağ kolu olarak bilinen Manisa Milletvekili Sümer Oral’ı makamına çağırır, emreder gibi bir tonla:

“Sümer Bey, kuracağımız yeni hükümette size Bakan olarak görev vermeyi düşünüyoruz.” der.

O dönemde ihtilal liderine “Hayır” demek her babayiğidin harcı değildir.

Bütün parti liderleri ve birçok parlamenter tutuklanmış, Zincirbozan ve Hamzakoy’daki askeri üslerde hapis yatmaktadır...

Her şey, Evren Paşa’nın iki dudağı arasındaydı...

Onun teklifini reddetmek çok tehlikeli sonuçlar doğurabilirdi...

Buna rağmen onurlu duruşunu muhafaza eden Sümer Oral ihtilal liderine:

“Teşekkür ederim paşam. Bu teklifinizi kabul edemeyeceğim.” dedi.

Evren Paşa, beklemediği bu cevap karşısında biraz şaşırarak:

“Sümer Bey... Farkında mısın, ihtilal oldu... Senin fazla imkânın da yok, emekli de olmadın. Ne ile geçineceksin?” diye sordu:

Sümer Oral’ın cevabı:

“Sizin bu dönemi uzun tutmayacağımızı umarım. Manisa beni tekrar milletvekili seçer.” şeklinde oldu.

Siyasette az görülen bir fazilet mücadelesi yapan Sümer Oral’a çevresindeki birçok kişi:

“Doğru yapmadın... Ayağına gelen kısmeti teptin!” dedi ama...

Sümer Oral, o tarihten 6 yıl sonra, 1986’daki ara seçimi kazanıp Manisa Milletvekili olarak siyasete döndü. Daha sonra farklı dönemlerde Sosyal Güvenlik, Maliye ve Gümrük Bakanı olarak hükümetlerde yer aldı.

★★★

Türk siyasi tarihinin önemli aktör ve tanıklarından olan Sümer Oral, Türkiye’nin 1977–2002 yılları arasındaki politik ve sosyal olaylarına ışık tutan bir kitap yazdı. Adı:

“BİR DEVRİN İZLERİ”

9’uncu Cumhurbaşkanı Demirel’in en yakın çalışma arkadaşlarından olan Sümer Oral bu eserinde,  yaşantısı ve hatıralarıyla, bir devrin bilinmezlerini, tanık olduğu olayları anlatarak tarihe not düşüyor ve...

Gerginliklere, krizlere, darbelere, tüm zorluklara rağmen eski liderler arasında (bugünkünün tersine) hiçbir zaman nezaketin, hoşgörünün, diyaloğun kaybolmadığının altını çiziyor. (Himalaya Yayınları)

Tekke ve tarikatlar Anayasa suçu işliyor!


Son zamanlarda iktidarın göz yumması sonucu çok sayıda “tarikat, tekke” ve benzeri okul, kurs gibi eğitim yerleri ve yurtlar açıldı.

Bu yerlerde hacı, hoca, şeyh, derviş isimlerini kullanan kişiler tarafından, din dışı eğitimler veriliyor.

O yerlerde hayatı tehlikeye sokan, hukuk ve ahlâka aykırı birçok acı olay yaşandığı da gazetelere üzücü haberler olarak yansıyor.

Hukukun Egemenliği Derneği Onursal Genel Başkanı Av. A. Erdem Akyüz “Anayasa’mızın 174’üncü maddesinde bu konulara ilişkin düzenlemeler olduğunu” hatırlatıyor ve:

“Tekke ve zaviyelerin kapatılması hakkındaki kanun bunlar arasındadır ve ağır yaptırımlar, hapis, para ve kapatma cezaları öngörülmüştür. Ne yazık ki, bu yasalar çiğnenerek açıkça ‘Anayasa ihlali’ suçu işleniyor!” diyor.

Ülkemiz adına hazin bir durum!

TEBESSÜM

Nişanlılık anıları...


Üç genç kadın toplanıp aralarında nişanlılık anılarını paylaşırlar... Biri anlatır:

“Daha yeni nişanlanmıştık... Bir gece ‘Müzik dinleyelim’ diye beni evine götürdü...
Birden beni öpmeye kalkışmaz mı?”


“Ee, sen ne yaptın?”

“Çok kızdım tabii... Öfkeyle ‘Yüzünü görmek istemiyorum’ diye bağırdım...”

“Yaa! Peki, o ne yaptı?”

“Elektriği söndürdü!”

GÜNÜN SÖZÜ

İnsan iyi ve büyük görünmeye çalışmamalı gerçekten iyi olmalıdır!