Dünya rekoru kırıldı Twitter Spaces’te.

Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın “Rusya-Ukrayna ve Ekonomi” oturumuna 132 bin kişi katıldı.

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Demirtaş, 26 Şubat’taki oturumuna ilgiyi “Putin’in Rus asker sayısı kadar katılımcı oldu” sözleriyle vurguluyor.

YouTube’a yüklenen video izleyenlerin sayısının ilerleyen günlerde milyona varması sürpriz olmaz.

★★★

Demek ki neymiş? İnsanlar savaş tehdidi karşısında öncelikli olarak geçim kaygısına düşermiş. Rusya’da “oligarkların” gömdüğü paraların, toplumsal refaha katkısı olmadığı gibi; ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliğinin ete kemiğe bürünen yüzü olmayı sürdürüyorlar.

★★★

Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’in iktidarının sallantıda olduğunu düşünen yalnızca Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’in arkasında hizalanan Batı değil, Rusya’da iç siyasette de beklentiler bu yöne evriliyor.

★★★

Rusya’nın Batı’ya karşı sürdürdüğü savaş, sahip olduğu “ekonomik gücün” dayanıklılığını test edecek.

Savaşın uzaması halinde Rus halkının bir bardak suya erişim maliyeti, Putin’in siyasi geleceğini de belirleyecek. Keza 2019 yılında kişi başına geliri 11 bin 900 dolar seviyelerinde olan ülke, yoksullaşıyor.

★★★

ABD ve eşlikçisi NATO’nun yanı sıra Avrupa Birliği ülkeleri Rusya’ya askeri yığınakları artırdı ve dört koldan ekonomik savaş açtı.

★★★

Rusya’nın bankacılık sisteminin dışına çıkarılması, çok güvendiği 650 milyar dolarlık Merkez Bankası rezervini kullanma kabiliyetini sınırlayacaktır.

Kripto paraların ve yeni geliştirdiği finansal araçların ne ölçüde bu sistemi by-pass edeceği deneyimleneyecek.

★★★

Demirtaş’ın paylaştığı grafiklere göre Rusya 219 ülke arasında kişi başına ihracatta 82’nci, kişi başı ithalatta ise 128’inci sırada...  Enerji ve silah satıyor; bilgisayar, ilaç, gıda ürünleri, otomotiv parçaları ve araçlar satın alıyor.

★★★

İthalatında birinci partneri Çin’in payı yüzde 19.8, Almanya’nın payı yüzde 12.6, Türkiye’nin yüzde 1.79...

Uluslararası ilişkiler bağlamında, Kuzey Akım 2 projesini durduran, Ukrayna’ya asker gönderme kararı alan Almanya’nın tutumunun Rusya’nın geleceğini okumak açısından taşıyacağı önem ortada.

★★★

Uluslararası haber ajansları, Putin’in saldırganlığına başka türlü cevap verilemeyeceğini belirten Almanya Başbakanı Olaf Scholz’in, Federal Meclis’te düzenlenen Ukrayna özel oturumda yaptığı konuşmada, “Savunma harcamaları için 100 milyar Euro’luk özel bir fon kuruyoruz. Fonları gerekli yatırımlar ve silahlanma projeleri için kullanacağız”dediğini aktardı.

★★★

Scholz’un Meclis konuşmasını izleyen bir okurumun izlenimleri şöyle:

Alman halkı Rus doğalgazını Almanya’ya taşıyacak boru hattı projesinin durdurulmasının enerji tedarik krizine yol açacağı endişesi taşıyor. Scholz, alternatif tedarik imkanları olduğunu söyledi. Almanya bu arada 2 yeni doğalgaz depolama tesisi kuruyor. Meclis oturumunda Rusya’ya yaptırımlar desteklendi. Yalnızca Sol Parti (Die Linke) ‘Asker göndermemeliyiz’ kaydı düştü.”

★★★

Elektrik tüketiminde enerji kaynaklarının paylarına bakarsak; yenilenebilir enerji yüzde 41 ile başı çekiyor, 2030’a kadar bu payı yüzde 80’e çıkarmayı hedefliyor. Ardından yüzde 28 pay ile “kirli enerji” sınıfına giren kömür geliyor. Yüzde 55 oranında Rusya’ya bağımlı olduğu doğalgazın payı ise yüzde 15’te kalıyor.

Akkuyu Nükleer Santral ne olacak?


Almanya, ülkede son kalan 3 nükleer santralını 2022 yılı sonuna kadar kapatma kararından vazgeçer mi?

Almanya 1986’da Çernobil kazasından sonra 17 nükleer santrali faaliyetini aşamalı olarak durdurma kararı almıştı. 2011’deki Fukuşima felaketinin ardından bu politikasına hız veren ülke; 31 Aralık gecesi itibarıyla üç santralinin daha fişini çekti.

★★★

Peki; fosil enerji yakıtlarında artan maliyetler karşısında Fransa 2035 yılına kadar, Belçika 2025 yılına kadar sahip oldukları nükleer santralları devre dışı bırakma kararlarının arkasında durur mu?

★★★

Alman medyası DW, 2 Şubat 2022 tarihli haberinde, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun  “doğalgaz tesisleri ve nükleer santrallere yapılan yatırımlarını” belirli koşullar altında iklim dostu olarak kabul etme kararı aldığını duyurdu. Bu karar şu anlama geliyor; küresel yeşil iklim fonlarından doğalgaz tesis yatırımları ve nükleer santraller de pay alabilecek.

★★★

Global Energy Monitor (Küresel Enerji Takipçisi, GEM) raporuna göre, küresel doğalgaz projeleri, 485.8 milyar ABD Doları tutarında büyük bir atıl varlık riskini temsil ediyor.

★★★

Türkiye’nin durumu daha vahim. Zira 2023 yılında devreye alınması planlanan Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santrali’nin yatırımcısı Rusya...

Kilit mi vurulacak; aynen Almanya’nın Kuzey Akım 2  boru hattına yaptığı gibi?