Arap Nasri, Oflu Hasan, Hüseyin Heybetli, Çilli Burhan, Dündar Kılıç, Sultan Demircan, Kürt
İdris...
Sonrasını saymıyorum!..
Bunlar Türkiye’nin kabadayılarıydı!..
Aradan çok zaman geçti ve son 10 yılda bir de “siyasetin kabadayıları” çıktı ortaya!..
Yaptıkları iş yasa dışı değil, ama düzeyi hemen hemen aynı!..
Meclis’te ana avrat küfürler ederek birbirlerine saldıran kafa göz yaran
tipler!..
* * * * *
Tayyip, birçok kabadayının çıktığı Kasımpaşa sokaklarında yetişti...
Başbakan oldu ve 23 Nisan’da koltuğuna oturan ilkokul öğrencisine
“Başbakanlığın tarifini” yaptı:
“Şimdi ister asar, ister kesersin”
Bu sebeple şimdiye kadar yaptıklarını ve Soma’da gerçekleşen olayı yadırgamamak gerekir!..
Mesela:
Büyük facianın yaşandığı Soma’da protesto edilince, sığındığı markette bir genci tokatladığı iddia ediliyor!..
Ve bir ses:
“Niye kaçıyorsun ulan İsrail dölü”
Tayyip’in sesine çok benziyor!..
Sonra korumaları o genci tekme yumruk yere seriyor...
Tabii buna rahatlıkla “montaj-dublaj” diyebilirsiniz!..
* * * * * *
“Oğlum paraları sıfırla-Peki babacım”
“Paraları sıfırladın mı?- 30 milyon Euro kaldı babacım” konuşmaları nasıl montaj dublajsa marketteki görüntüler ve sesler de montaj-dublaj olabilir!..
Kaldı ki, bu durum “ister asar, ister kesersin” tarifine de uyuyor, ne var bunda?!.
* * * * * *
Tayyip’in özel kalem bilmem nesinin, özel harekatçıların yere yatırdığı genci hırs ve nefretle tekmelemesi de bunların elindeki devlet idaresinin geldiği
düzeyi anlatıyor!..
Devlet gücünü arkasına alarak adam tekmelemek!..
Dün AKP Sözcüsü Hüseyin yerdeki gence şut çeken adamı savunuyordu:
“Kendisi hakarete uğramış, darp edilmiş, yaralanmış, 7 günlük rapor
almıştır”
Tayyip’in danışmanı Yalçın da
“Kendini savunuyordu” diyor!..
İki-üç izbandut gibi özel harekatçının yere yatırdığı genci tekmeleyerek kendini savunmaya çalışan bir adam!!!
Yüzlerce korumanın arasında ve
Tayyip’in yanı başındaki yeni yetme memur, Somalı bir genç tarafından darp edilebiliyor, yaralanıyor!..
Ve böyle bir olaya dair tek kare
fotoğraf da yok!..
* * * * * *
Bunun adı ne siyasettir, ne de devlet idaresi!..
Bugünkü iktidar, Türkiye’ye “Ali kıran baş kesen” sistemini yerleştirdi!..
“İleri demokrat” Tayyip, Soma’da acılar içinde kıvranan insanların protestolarına dahi tahammül edemedi!..
Yarın, öbür gün çıkıp “Bunu bana karanlık odaklar, haşhaşiler, paraleller yaptı” da diyebilir!..
Doğrudur, mutlaka onlar yapmıştır!..
Hep aynı
nakarat!..
AKP Sözcüsü Hüseyin nihayet
iktidarın ağzındaki baklayı çıkardı:
“Böyle bir olayda ideolojik ve siyasi hesaplar yapanlar insan olamaz”
Kim yapmış?..
Hiç, kafadan atıyor!..
İktidara yapılan her eleştiri ideolojik oluyor!..
Bunların adamlarına suçüstü yapıldı, “paralel” oldu; Soma’daki haklı tepkiler ve protestolar da ideolojik ve siyasi oldu!..
Soma’da “kadrolu protestocular”
varmış!..
Hüseyin Çelik aynaya baksın, “kadrolu amigolar” ve “kadrolu protestocular” konusunda kendi partisinin eline kimse su dökemez!..
Yaraları saracaklarmış!..
Neyle?.. Gazlı bezle, seloteyple,
ambalaj bandıyla mı?..
Bu masalları dinlemekten bıktık
artık!..
Ali kıran baş kesen!..
Haber Merkezi
- Yazıları büyüt
- Yazıları küçült
- Standart boyut