DEVİNE TOPAĞACI

On yıl Nişantaşı Topağacı’nda oturduk. Orada oturmak çok güzeldi. Her yere yakın hissediyorduk kendimizi, sosyal yaşantımız daha renkliydi. Fakat evler çok dipdibeydi, karşıdaki evin salonu manzaramızdı. Ayrıca kızımız Nişantaşı Işık Lisesi’ni bitirip Robert Kolej’e başlayınca Kuruçeşme’ye taşındık.



Nişantaşı’nda otururken favori lokantamız Topağacı’nın köşesindeki Mania idi. İtalyan yemekleri ağırlıktaydı ve çok zengin bir şarap kavı vardı. Ama bizim oraya gitmemizin en önemli nedeni lokantanın işletmecilerinden Osman Tokat’tı. Son derece sempatikti, yemekleri öylesine bir zevkle anlatırdı ki mutlaka yemek isterdiniz. Muazzam bir şarap ve yemek bilgisi vardı, kısa zamanda dost olmuş, Mania’yı ikinci evimiz yapmıştık. Maalesef bu yıl içinde Osman Tokat’ı genç yaşta kaybettik. Çok, ama çok üzüldük. Gerçi hep istediği gibi yaşadı, çok güzel yemekler yedi, çok güzel şaraplar içti. Dünya çapında yeme içmeden hoşlanan herkes dostuydu, sayesinde biz de çok güzel geziler yapmıştık, her gittiğimiz yerde krallar gibi karşılanmıştık. Kendisini çok özlüyoruz...


Mekan değişmiş ama anlayış aynı


Geçen gün onun eski mekanına gittik, Mania’yı Tekin Kahraman devralmış, DEVİNE adlı çok güzel bir lokantaya ve caz kulübüne dönüştürmüş. Ortamın havasını, sunduğu lezzetleri çok beğendik. Önden bir şarküteri tabağı, ardından dana sosis söyledik,



kadehlerimizi Osman Tokat için kaldırdık. Mekanın işletmecisi de aynı Osman Bey gibi müşterilerini sanki evine gelmiş misafirler gibi candan ağırlıyor, mekan değişse de anlayışın değişmemesine çok mutlu olduk. Bir gün de inşallah caz konserine gelip sizlere aktaracağım. Ama yolunuz Nişantaşı Topağacı’na düşerse Devine’a mutlaka uğrayın derim, kesinlikle çok mutlu ayrılacaksınız.


HÜSREV GAYRETTEPE


Maalesef genç kuşak Altan Erbulak’ı tanımıyor, büyük bir tiyatrocu, büyük bir karikatürist, büyük bir spor yazarı, kısacası dört dörtlük bir insandı. Yüzüne bakmak bile insanı güldürmeye yeterdi. Onun çok sevdiğim bir sözü vardı, “Kuru fasulye sevmeyenin Türklüğüne şaşarım” derdi. Tabii ki ben de kuru fasulyeyi çok seviyorum. Kuru fasulyeyi en iyi yapan mekanlardan biri olan HÜSREV’e gidiyoruz. Ben kara lahana sarması, tava ızgara ve kuru fasulye pilavdan oluşan aşçı tabağı söylüyorum, arkasından da sütlaç. Karadeniz havasını iliklerime kadar hissediyorum.



Yıllardır kalitesinden ödün vermeyen güzel bir lokanta HÜSREV, her zaman hatasız düzgün bir hizmet sunuyorlar. Kuru fasulye sevenlere öneririm.