İktidarın en iyi yaptığı şeyin kendi kusurlarını başkalarına yüklemek olduğunu daha önce defalarca yazmıştım.

O nedenle tek tek olay olay tekrarlamayacağım, son olayı anmakla yetineceğim.

Malumunuz, son terör saldırısından sonra hemen CHP’ye ve Anayasa Mahkemesi’ne saldırmaya başladılar.

Sanırsınız dokuz Mehmetçiğimizi şehit edenler CHP gençlik kolları üyeleri!

Sanırsınız dokuz Mehmetçiğimizi şehit edenler Anayasa Mahkemesi üyeleri!

Terör örgütü PKK’yı ve en büyük destekçisi ABD’yi bir kenara bırakıp koro halinde CHP’yi ve Anayasa Mahkemesi’ni suçluyorlar.

Biri de çıkıp, Cumhur İttifakı üyesi olmayan bütün partileri, PKK destekçisi ilan ediyor.

★★★

Şimdi hepimize bir öneride bulunacağım.

31 Mart’a kadar sadece AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi, HüdaPar, DSP, Yeniden Refah Partisi ve Sinan Oğan açık kalsın.

CHP’yi, İYİ Parti’yi, Memleket Partisi’ni, Zafer Partisi’ni, Gelecek Partisi’ni, DEVA Partisi’ni, Demokrat Parti’yi, DEM Parti’yi ve yerim olmadığı için adlarını tek tek sıralayamadığım bütün partileri ise kapatalım.

Sadece partileri değil, iktidarı eleştiren TV Kanallarını, gazeteleri, dijital mecralarda bağımsız yayın yapan gazetecileri de kapatalım.

Geriye sadece Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli ve sabah akşam onları alkışlayanlar kalsın.

Kimse onları eleştiremesin.

Kimse onların icraatlarına laf edemesin.

(“Zaten öyle” diyeceksiniz ama ben yine de yazayım) Canları ne istiyorsa yapsınlar. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında olsun.

★★★

Sonra takip edelim:

ABD teröre desteğini kesecek mi?

Terör bitecek mi?

Enflasyon canavarı alt edilebilecek mi?

Hayat pahalılığı, yağmur gibi üzerimize gelen zamlar, yeni vergiler son bulacak mı?

Emekliler, emekçiler, dul ve yetimler, memurlar hak ettikleri ücretleri alabilecek mi?

Yoksulluk bitecek mi?

Kamudaki israf, şatafat ve makam saltanatı sona erecek mi?

Memlekete adalet gelecek mi?

Gençlerimiz ülkeyi terk etmeye son verecek mi?

Yabancılar gelip Türkiye’de yatırım yapacak mı?

Milyonlarca göçmen ülkelerine dönecek mi?

Üretim, ihracat, kişi başına milli gelir artacak mı?

Mehmet Şimşek kapı kapı dolaşıp para bulma arayışına son verecek mi?

Ev sahipleriyle kiracılar arasındaki krizler son bulacak mı?

Kiralar, Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan’ın zorlanmadan kiralık ev bulabileceği kadar düşecek mi?

Kamu Özel İş birliği müteahhitlerine ödenen milyarlarca lira devletin kasasında kalacak mı?

Daha da önemlisi...

Bu vesileyle görelim:

Bütün sorunlar aynen, hatta artarak devam ederse kimi suçlayacaklar?

(Misal, HüdaPar federatif yapıya sahip, şeriatla yönetilen yeşil Kürdistan istediğinde hedeflerinde kim olacak?)

★★★

Yazıyı, meramımı daha iyi anlayın diye Karslı hemşerim Seyfi Uyanık’ın aktardığı yaşanmış bir anekdotla bitireyim:

Cevahir Hala, köylü bir kadındır. Yazları eşi Yakup Amca’yı köyde bırakır ve tek başına yaylaya çıkar. Gelin görün ki yaylayı tek başına idare etmekte zorlanır. Yaşadığı bütün sorunlardan da yaylaya dahi gelmeyen Yakup Amca’yı sorumlu tutar.

Sağdığı inek kendisine tekme atar, süt dökülür Cevahir Hala: “Yakup ölsün”.

Ağıla sokamadığı koyunlar etrafa dağılır Cevahir Hala: “Yakup ölsün”.

Çaldığı yoğurt tutmaz Cevahir Hala: “Yakup Ölsün”.

Ocakta unuttuğu yemek yanar Cevahir Hala: “Yakup ölsün”...

Bu olup biteni izleyen çoban sonunda dile gelir: “Ay Hala, Yakup Amca burada değil köydedir, onun suçu ne?”

Bizim iktidar da Cevahir Hala gibi!

Başına ne gelirse on yıllardır iktidar yüzü görmeyen muhalefeti suçlar ve aynı nakaratı tekrarlayıp durur:

“CHP kapansın!”

“AYM kapatılsın!”