Bir MEB düşünün ki, kendisinin başında olduğu dönemdeki orta eğitimi konuşmak yerine, devamlı eski Türkiye’deki yokluklar, orta eğitimin perşanlığını dile getiriyor. Şu açıkça gösteriyor ki,  Sayın Tekin’in geçmiş Türkiye  ve özellikle de Cumhuriyet ile ilgili takıntıları var. 

Yetkililer  biraz tarih okusalar, genç Cumhuriyet’in eğitimde neleri başardığını görürler. Bırakın  Sayın Bakan sizin yetiştiğiniz orta eğitim yıllarınızı, 1950’li yıllarda bile sizin eski Türkiye diye devamlı örnek vererek eleştirdiğiniz  bu ülke de eğitim kalitesinin bugünlerden çok daha başarılı olduğunu öğrenirdiniz. Evet, o yıllarda kıt kanaat geçim vardı. İkinci Dünya savaşı yeni bitmişti.  Ama Türkiye o günkü koşullarda bile, tüm çocuklarının  ücretsiz okuyacağı orta eğitim okulları vardı. İmkanı olmayan çocuklarını da “ leyli meccani” yani parasız yatılı okullarda okuturdu. Bu çocukların tüm eğitim masrafları, barınma, üç öğün yemek, giyim kuşam ve hatta cep harçlıklarını dahi devlet karşılardı. 

Siyaset için, eski  Türkiye’de,  o yoktu, şu yoktu diyerek Türkiye’nin geçmişine ait aslı astarı olmayan takıntılarınızı dile getirmeden bugün başında bulunduğunuz eğitimin nasıl seviye kaybettiğine bakın. 

Sayın Tekin, başında bulunduğunuz MEB’e bağlı okulların hali ortada. Tüm Tarikat ve Cemaatlara sözde katkı verecek diye tüm orta eğitimi onlara açtınız. İlk öğretimde çocukların üçte biri okula aç gidiyor. Temizlik malzemelerini bırakın, çocuklara temiz su bile içiremiyorsunuz.

Kaynak olarak ekle

Sayın Bakan, o beğenmediğiniz devamlı eleştirdiğiniz o  okullardan yetişen gençlik Türkiye’yi tarımıyla, sanayisiyle, eğitimi ile batı standartlarına taşıdı. İktidarınızın sata sata bitiremediği o varlıklar var ya, devamlı eleştirdiğiniz, o kıt kanaat yoksul ülkenin yetiştirdiği o gençler başardılar. 

Eğitimde tehlike çanları çalıyor, yaklaşan tehlikeyi görelim artık. Orta eğitimde tam donanımlı eğitimle üniversite sınavlarına gelen öğrencilerin başarı oranları giderek düşüyor.

Yüksek öğretim için yapılan sınavlara yaklaşık 2.5 milyon öğrenci katıldı. Başvuru yapmasına rağmen 170 bin kişi sınava girmedi. 68 bin öğrenci sıfır çekti.

YKS sonuçları, yüksek puan dilimindeki adayların sayısının arttığını ancak özellikle “matematik ve fen” testlerinde ortalama doğru yanıt sayısının düşük kaldığını gösteriyor.

YKS’de matematik ortalama, doğrusu üzülerek söylemeliyiz ki yine tek hanelerde kaldı. Toplamda başarı oranı 16 oldu. 
20 sorudan oluşan Fen Bölüm Testinde ortalama değer 4’ün altında kaldı.
Matematik ve Fen  test oranları gelecek Türkiye’si için üzerinde çok düşünüp, neden ve niçin bu rakamlarda kalınmasının çözümleri üretilmelidir.

Sayı Bakan, YKS sadece, akademik bilgiyi ölçen bir sınavın ötesinde, ailelerin ekonomik ve sosyal imkanlarını ölçen bir yapıya dönüştü. Matemetik ve fen bilimlerinde ki bu düşüşlerin nedenlerini, sorumlularını araştırıp çözüm bulacağınıza, siz devamlı eskiyi eleştirerek bir yere varamaz, ancak siyaset yaparsınız….. 

SON SÖZ:
Yokluk ve sefaleti yenmek için
önce cehaleti yenmek gerekir.
     MUSTAFA KEMAL ATATÜRK