‘Türkiye’de futbol kötü’ diyoruz, evet iyi değil. ‘Hakemler’ diyoruz, ‘antrenörler, menajerler, bahis şikeleri’ diyoruz. Diyoruz da diyoruz… Peki hepsi güzel de bütün bunları bildiğimiz halde biz ne yapıyoruz?

Yahu, 5 Ocak’ta Gaziantep’te havanın ne olacağını bırakın meteorolojiyi, kurtlar, kuşlar bilir. Siz kör gözün parmağı maçı Gaziantep’e veriyorsunuz. Tabi siz mi veriyorsunuz bilmiyorum! Sonra tribünler bomboş. Üstelik böyle hava şartlarında zemin nasıl olur? Bu şartlarda futbol nasıl oynanacak? Rakiple mi oynayacaklar yoksa zeminle mi? Sahanın kenarına bakıyorsunuz kar yığınları. Onlar nasıl temizlendi?

Galatasaray kadro olarak Trabzon’dan daha iyi. Trabzon bir şeyleri daha yeni yeni yapmaya başlamış. O da son 3-4 yıla göre daha iyi. İdeal mi? Hayır. Henüz emekliyorlar. Galatasaray çok mu iyi? Ona da hayır. Bir olay vardır bunu hiç unutmayın; hayatta bir hata yaparsınız, ona kabul ama aynı hatayı iki kere yaparsanız bu kabul olmaz. Dün gece Trabzon defansı aynı hatayı iki kere yaptı. İlkinde Galatasaraylı iki oyuncu birbirleriyle çarpıştıkları için gol olmadı. Ama daha sonra aynı pozisyonda bu sefer Barış Alper golü çaktı. Galatasaray’ın attığı ikinci golde aslan payı Icardi’nin. Futbol oyunu kalite istiyor. Örneğin Barış Alper’in maçın en net pozisyonundaki vuruş tekniğine bakın. Aynısı Icardi’ye gelse ne olurdu? Net söylüyorum, gol olurdu.

İlk 45 dakikayı devre arasında yazdım. Maç bitimine doğru da ikinci yarıyla bitiriyorum. Icardi için ilk yarıda yazdıklarımız ikinci yarıda doğrulandı. Galatasaray hiç zorlanmadı, neredeyse antrenman maçı gibi oynadı. Trabzonspor’dan dolayı mı böyle oldu, kendiliğinden dolayı mu bundan sonraki maçlarda göreceğiz.

Maçın hakemi için de bir cümlem var. FIFA kokartı takan bir hakemin topla çarpışmaya hakkı yoktur. Bu şunu gösterir, futbol bilgisi eksiktir. Bundan sonra yöneteceği maçlarda inşallah buna dikkat eder ve beni yanıltır.