Bireysel, ekonomik, insani özgürlüklerin sıralandığı Dünya İnsan Hakları Özgürlük Endeksi’nde ilk beş ülke; İsviçre, Danimarka, Yeni Zelanda, İrlanda ve Lüksemburg... Türkiye, bu sıralamada 165 ülke içinde 145’inci. Uluslararası insan hakları ihlal raporlarında artık, ‘Yargıya müdahale yerleşik bir sorun haline geldi’ diye tanımlanıyor. Türkiye, ‘Kısmen özgür ülke’ statüsünden ‘Özgür olmayan ülke’ statüsüne düştü. ‘Hukuk devleti’ uluslararası sıralamasında da gerileyip, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde de 142 ülke içinde 117’nci sıradayız. Öyle acınası ki, iktidarın gıda ve para yardımı yaptığı açlığın pençesindeki Uganda, Tanzanya, Moritanya, Nijerya, Guatemala’nın bile insan haklarında gerisinde kaldık. AİHM hak ihlali başvurularında, 47 ülke içinde birinciliği (!) kimselere kaptırmadık. KİM OLURSA OLSUN İnsan hakları, hukuk ve demokrasi karneleri zayıflarla dolu AKP Türkiye’sinde, ilkokul 4. sınıfta okuyan 10 yaşındaki çocuklara, ‘İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi’ dersi veriliyor. MEB’in, ‘Hak, özgürlük, adalet, hukuk, vatandaşlık bilinci kazandırma’ iddialı, Demokrasi ve İnsan Hakları dersi de ortaöğretim müfredatında. İnsan hakları, hukuk, demokrasi dersleri teoride kalan MEB, pratikte neler yapıyor? Ağrı’da öğretmen Irmak Ayşe Koparan gencecik yaşta, “Fiziksel şiddet, hakaret, barınma, sürgün” içeren ağır mobbing iddialarıyla hayattan koparıldı. Milli (!) Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e, Ayşe Öğretmen’in ölümü ve iddialar soruldu. Kıs kıs gülen Bakan Tekin, “Derdimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, huzurlu çalışmasını sağlamak. Kim olursa olsun gözünün yaşına bakmayız” diye cevapladı. GÖZYAŞINA BAKMA! Ülke gündemine bomba gibi düşen ‘çıplak arama’ iddialarından, savunma hakkı ve eğitimde mobbinge kadar insan hak ihlallerine baktığımızda; kitlesel hak ihlali eğitimde yaşanıyor. Milli (!) Eğitim Bakanlığı’ndan başlayan hak ihlalleri, yukarıdan aşağı okullara kadar yayılıyor. Öğretmenleri, ‘kadrolu, sözleşmeli, ücretli’ diye bölüp, derece yapan öğretmenleri mülakatta elemek, kitlesel insan hakları ihlalidir! Son 10 yılda, atama mağduru olup, intihar eden ya da bilmediği işlerde çalışırken, geçirdiği kazalarda ölen öğretmen sayısı 300! Sırtını ak pak politikacılar ile biricik sendikasına dayayan eğitimciler (!) genel müdür, il-ilçe-okul müdürü atanıyor. Politik atama silsilesinde, okul müdürü koltuğu, siyasi parti mahalle temsilcisi olarak konumlandırıldı. Yusuf Tekin, gözünüzün yaşına hiç bakmayın. Vicdanınızdan, hesap sorun! POLİTİK MOBBİNG Eğitim sistemi; illere, ilçelere, okullara, öğretmenlere, öğrencilere hatta velilere kadar ağır politik mobbing ile sarılıp, sarmalandı. İnsan hakları ve demokrasi, hedeflenen durağa geldiğinde inilecek bir tramvay gibi görme alışkanlığı eğitimde hızla terk edilmezse ‘Adalet’ sadece bir siyasi parti adı olarak kalacak. Politikadan devşirilen güçle oturtuldukları koltuklarda kendilerini ‘Kral, sör, dük!’ ilan eden, eğitim yöneticilerinin varlığı gizlenemez. İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine okutulan, ‘İnsan Hakları, Demokrasi ve Yurttaşlık Ders’ kitapları, öğrencilerden önce bakan, bakanlık bürokratları ve eğitim yöneticilerine zorunlu okutulmalı. Talim Terbiye Kurulu onaylı ders kitabında, evrensel insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin değeri uzun uzun anlatılıyor. Okuyup, içselleştirilmesi çok zor olmamalı... MANDELA’DAN GANDİ’YE İnsan Hakları, Demokrasi ve Yurttaşlık ders kitabında MEB, göstermelik de olsa insan haklarına saygılı insanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Dersin konuları, “İnsani değerler, insan hakları, demokrasi kültürünün gelişmesi, adalet ve eşitliğin gözetilmesi, demokratik karar alma hakkı, özgürlüklerin korunup geliştirilmesi, hukukun üstünlüğü, seçme-seçilme hakkı” sıralanıyor. “Yurttaşlar hak ve özgürlüklerini kullanılırken hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz” vurgusu yapılıyor. ‘Cumhuriyet ve değerleri’ denilip, Atatürk’ün insan hakları, yurttaşlık ve demokrasiye evrensel katkısı övülüyor. Nelson Mandela’dan girilip, Gandi’den çıkılıyor. Aşık Veysel’in, “Beni hor görme kardeşim, sen altınsın ben tunç muyum?” dizeleriyle insan haklarının en temel ilkelerinden biri ‘eşitlik’ öğretiliyor. Dünya Özgürlük Endeksi şampiyonu İsviçre’deki okullarda, insan hakları bu kadar detaylı anlatılmıyor. Türkiye’nin, insan hakları eğitiminde tek kusuru; AKP’lileri altın, geriye kalanları tunç, teneke ve teneşirlik görmek!