Özel bir bankanın Levent Büyükdere Caddesi Şubesi’nde aralarında ünlü futbolcular, Arda Turan, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi dolandırdığı iddia edilen banka şube müdürü Seçil Erzan soruşturmasında Fernando Muslera ifade verdi. Menajeri Mert Çetin vasıtasıyla Seçil Erzan'a 1.2 milyon dolar verdiğini belirten Uruguaylı kaleci bu paranın 700 bin dolarını geri alabildiğini söyledi.

"TOPLAMDA 1 MİLYON 200 BİN DOLAR VERDİM"

Galatasaray'ın kalecisi Fernando Muslera, Seçil Erzan'ı 2011 yılından beri tanıdığını 2022 yılında ise Seçil Erzan tarafından yüksek kar getirili bir fon için sık sık arandığını söyledi. Muslera, "Bana telefonda her aramasında 'Yüksek getirisi olan bir fon olduğunu, bu fonun kurumsal bir fon olduğunu, Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu bu fonu yönetiyor' diyerek beni de bu fona para yatırmaya ikna etti. Aralık ayında 700 bin doları çekip, menajerim Mert Çetin'e şube müdürü Seçil Erzan'a teslim etmesi için verdim. Mert'te bu parayı alıp aynı gün Seçil Erzan'ın Levent Şubesi'ndeki odasında elden teslim etti. Şubat ayında ise başka bir bankadan 500 bin dolar çekip yine menajerim Mert Çetin' verdim. Mert Çetin bu kez Seçil Erzan'ın Levent'teki banka şubesinin önünde kendisine teslim etti" dedi.

"700 BİN DOLAR GERİ ALDIM"

700 bin dolarını geri aldığını belirten Muslera, "Seçil Erzan 1,5-2 ay sonra fonun getirisini almaya başlayacağımızı söylemişti fakat aradan vaad ettiği süre geçmiş olmasına rağmen tarafıma herhangi bir para ödemesi yapılmadı. Bu fonun başında Seçil Erzan bana fonun %35  getirisi olacağını söylemişti. Ancak Mart ayına girmiş olmamıza rağmen tarafıma ana para da dahil hiçbir ödeme yapmadı. Sonrasında Mart ayında bir gün menajerim Mert'i arayarak, 'Paralar fondan çıktı, sonunda stopajlar, vergiler ödendi, size de ödeme yapacağım' dedi. Sonrasında ben menajerim Mert'i Mart ayının son haftası Seçil Erzan'ın yanına gönderdim. Mert, şube müdürü Seçil Erzan'ın Levent'teki odasına giderek kendisinden vermiş olduğum ana paranın 700 bin dolarını iade etti" diye ifade etti.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Arda Turan, Nestor Fernanda Muslera, Emre Belezoğlu gibi birçok ünlü futbolcu ve Fatih Terim’in kızı Buse Terim Bahçekapılı ve damadı Volkan Bahçekapılı’nın da aralarında bulunduğu 18 kişiyi “yüksek kârlı gizli fon” vaadiyle dolandırdığı gerekçesiyle tutuklanan özel bir bankanın şube müdürü Seçil Erzan’ın da aralarında bulunduğu 8 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 62 sayfalık iddianamede 18 kişi müşteki olarak yer alırken, 7 kişi de şüpheli olarak yer aldı. Özel bir bankanın Levent Büyükdere Caddesi Şubesi müdürü olarak çalışan Seçil Erzan'ın müşteki Bülent Çeviker'den 31 Mart 2023 tarihinde kişisel güven ilişkisine dayanarak 2 milyon dolar parayı değerlendirmesi amacıyla elden alarak 3 Nisan 2023 tarihinde 3 milyon dolar olarak iade edeceğini bildirdiği anlatıldı. Bunun karşılığında da müşteriye yazılı bir evrak verdiğininin belirtildiği iddianamede, müştekinin şube müdürüne ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığını müşteki bankaya bildirdiği kaydedildi.

BANKA MÜDÜRÜNE ULAŞILAMADI, SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İddianamede, banka tarafından araştırma yapılmaya ve Seçil Erzan'a ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığı, bu nedenlerden dolayı Seçil Erzan'ın gerçekleştirmiş olduğu eylemlere ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturma işlemlerine başlanıldığı ifade edildi.

'ZİMMET'TEN TAKİPSİZLİK

İddianamede, banka bünyesinde 2023 yılının Nisan ayına kadar şube müdürü olarak görev yapan şüpheli Seçil Erzan hakkında bu dosyada yer alan eylemlere ilişkin olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda yer alan “Bankacılık Zimmeti” ve “Nitelikli dolandırıcılık” suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi. İddianamede, “bankacılık zimmet” suçunun oluşabilmesi için muhakeme şartını yerine getirmek üzere BDDK'dan rapor istenildiği, ancak ihbar şartı yerine getirilmediğinden ek takipsizlik kararı verilerek soruşturmaya “nitelikli dolandırıcılık” suçundan devam edildiği aktarıldı.

ODASINDAKİ KAMERALAR İNCELENDİ

Seçil Erzan'ın görev yaptığı şubeye ait 1 Mart-7 Nisan 2023 tarihleri arası kamera kayıt görüntülerinin incelenmesi neticesinde oluşturulan bilirkişi raporunda; banka müdürü odasını gösterir toplamda 77 adet güvenlik kamerası görüntülerinin incelendiği, Seçil Erzan’ın odasına ait görüntü kayıtlarında aynı kişilerin farklı günlerde giriş çıkışlarının tespit edildiği kaydedildi.  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekonomik Suçlar Büro Amirliğinden alınan fotoğraf bilgilerinde ise, fotoğraftaki kişilerin Seçil Erzan, Selçuk İnan, Musa Mert Çetin, İsmail İbrahim Çağlar, Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu isimli müştekiler olduğu tespit edildi. Savcılık, “Dolandırıcılık suçunu oluşturan hilenin belirli bir oranda yoğun ve ustaca olması gerektiği, ifade ediliş ve sergileniş tarzı açısından yöneldiği kimseyi etkileyerek doğurduğu güven ortami ile kişiyi istediği yöne çekebilecek nitelikte olması gerektiği, dolandırıcılık suçunu oluşturan hilenin nitelikli bir yalan olduğu, yapılan yalan açıklamaların dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturabilmesi için bu açıklamaların doğruluğunu kabul ettirebilecek böylece muhattabın inceleme eğlimini kıracak güçte olması ve gerektiğinde yalana dış hareketlerinde eklenmiş bulunması gerektiğini” belirtti.

KANUNA GÖRE AĞIR YAPTIRIMLARI OLDUĞU BELİRTİLDİ

İddianamede, 765 sayılı ve 5237 sayılı TCK bakımından kanun koyucu banka veya kredi kurumlarına duyulan güven nedeniyle, bunlar aracı kılınarak gerçekleştirilen eylemlerde, hilenin daha kolay gerçekleşmesi, bankaya duyulan güvenden mağdur ya da mağdurların araştırma eğliminin azalması ve tümü ile ortadan kalkması nedeniyle, eylemlerin aldatıcı nitelikleri göz önüne alınarak nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenerek daha ağır yaptırıma bağlandığı aktarıldı. Öte yandan tacir ve şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemlerininin de daha ağır yaptırımlara bağlandığı da ifade edildi.

YÜKSEK KAR GETİRİSİ BULUNAN GÜVENİLİR FON OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ

İddianamede, söz konusu olayda mağdurların kamuoyunda tanınmış sporcular, iş adamları, hekim gibi çeşitli meslek gruplarına sahip kişiler olduğu, fakat hepsinin alınan beyanlarında şüpheli Seçil Erzan'ın kendilerine yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve yine kamuoyunda tanınmış Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek bu fona para yatırmaya ikna ettiği şeklinde benzer ifadelerin bulunduğu belirtildi.

GERÇEKTE OLMAYAN FON

Gerçekte böyle bir fonun hiç olmadığının kaydedildiği iddianamede, şüphelinin dosya kapsamında incelenen banka ile imzaladığı hizmet sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere uzun yıllardır banka müdürü olarak görev yaptığı ve yine aynı banka tarafından özellikle sosyal medya da zaman zaman başarılarına yer verildiği anlatıldı.

BANKA MÜDÜRÜ SIFATIYLA GÜVEN SAĞLADI

Müştekilerin Şube Müdürü olan şüpheli Seçil Erzan'a teslim ettikleri paraları başından itibaren yatırım amacıyla ve banka müdürü sıfatıyla sağladığı güven sebebiyle verdiklerinin kaydedildiği iddianamede, şüphelinin yıllardır kazandığı bankacılık tecrübesinin sağladığı kolaylığı da kullanarak müştekilerle teker teker görüşerek aslında hiç olmayan bir fona, bu fon varmış gibi inandırarak yatırım yapmaya ikna ederek menfaat sağladığı aktarıldı.

İNANDIRICI OLMAK İÇİN MÜŞTEKİLERİN YANINDA TELEFONLA KONUŞTUĞU ANLATILDI

İddianamede, şüphelinin daha da inandırıcı olmak için zaman zaman müştekilerin yanında birileriyle telefonda konuşarak bankacılık literatüründe yer alan ISIN kodu gibi tabirler kullanarak karşı tarafa verdiği güveni daha da perkinleştirdiği anlatıldı. İddianamede, müştekilerin verdikleri paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup bu belgelere bankanın kaşesi vurup, ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiğine de yer verildi.

BANKA MÜDÜRÜNÜN 216 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

Savcılık, şüpheli Seçil Erzan'ın başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini değerlendirerek, Seçil Erzan hakkında “Özel Belgede Sahtecilik”, “Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında; Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında Dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapis cezası talep etti. Öte yandan diğer 6 şüphelinin ise “Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında; Kooperatif Yöneticilerinin Kooperatifin Faaliyeti Kapsamında Dolandırıcılık” suçundan 3 yıldan 65 yıla kadar değişen oranlarda hapis ile cezalandırılmaları istendi.