Ülke olarak ne hale geldik! Her taraf hırsızlık yolsuzluk kokuyor. Hani ünlü bir lâf vardır: “Et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa ne yapılır?” denir... Şu anda öyleyiz işte... Yine de ulus olarak çok kuvvetli bir bünyemiz var ki, büyük sıkıntı çekiyoruz ama yıkılmıyoruz! Dar gelirli insanlarımızın ıstırabını anlatmaya kalemimizin gücü yetmez! Onlar âdeta bir mucize yaratıyor, yaşamlarını acılı da olsa azimle sürdürebiliyorlar. Ancak... Bazen trajik olaylar da yaşanabiliyor... Ankara’da emekli bir polis memurunun “Geçinemiyorum” diyerek tabancasını kafasına sıkıp hayatına son vermesi gibi... ★★★ Ülkeleri yolsuzluklar ve adaletsizlik yıkar. Yaşanan bu tüm dramatik olaylara daha ne kadar dayanabiliriz bilemiyorum ama... Gidişat vahim! Sonunda ulusça duvara toslayıp şiddetli darbenin etkisiyle uyanır mıyız, yoksa tamamen mı “nakavt” oluruz, orası meçhul! ★★★ Ülkenin yalnız ekonomisi, siyaseti değil futbolu bile çamura batmış durumda. Merkez Hakem Komitesi Başkanı ve bazı millî futbol hakemleri yolsuzluklara bulaşmışlar! Türkiye Futbol Federasyonu lekelendi. Soruşturmalar sürüyor. Türkiye Futbol Federasyonu’nun eski efsane başkanlarından M. Kemal Ulusu “Bir futbol adamı ve eski bir başkan olarak utanç duyuyorum” dedi. Bu arada Fenerbahçeli bir arkadaşım da telefonla arayarak: “12 yıldır neden şampiyon olamadığımız anlaşılıyor!” diye dert yandı. Haklı mı bilmem ama Türkiye Futbol Federasyonu’nda yaşanan olaylar duyulan kuşkuları arttırıyor! ★★★ Hele son FON VURGUNU... Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’ndeki EN BÜYÜK SOYGUN olarak nitelendiriliyor. Buhar olan para 800 milyon dolar! Yarım milyon küçük yatırımcıyı soymuşlar! İnsanın tüyleri ürperiyor! Devletin denetimine güvenerek paralarını (batan) fonlara yatıran “Fon zedelere” bir miktar geri ödeme yapılıp zevahiri kurtarmaya çalışacaklar! Ülkede bir kısım sahtekâr açıkgözler küpünü doldururken, pahalılık ve sefalet hazin bir şekilde artıyor. Bazı bürokratların ve iktidar yandaşlarının da yer aldığı FON REZALETİ bir avuç insanı süper zenginliğe kavuştururken, dolandırılan vatandaşların payı yoksulluk ve eziyet oluyor. ★★★ Yaşanan skandala iktidar tarafından fazla bir yorum yok. Eleştiriler muhalefet kanadından yükseliyor. Meselâ İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu “FON SOYGUNU”nun tek başına işlenecek bir suç olmadığını, bunun örgütlü bir suç olduğunu, birkaç kişiyi sorumlu göstererek işin içinden çıkılmayacağını söylerken, YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan da “Milyarlarca dolar yurt dışındaki hesaplara gönderildi” diyor. Hal böyleyken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Her şey kontrolümüz altında. Aldığımız tedbirlerle sermaye piyasalarımız daha güçlü, daha sağlıklı ve dayanıklı bir yapıya kavuşacak” demez mi? Ne yazık ki, işler lâfla yürümüyor! Milletin paralarını yurt dışındaki hesaplara kaçıranlar bari yargıdan kaçamasınlar! “Hz. Ömer adaleti bekliyoruz” Ülkemizde adalete güven sürekli azalıyor. Oysa ülkeler adaletle büyür, adaletsizlikle yıkılır. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un önceki gün yaptığı açıklama durumumuzu bir kez daha gözler önüne serdi. Adli yargıda uygulanan orantısız cezaların hukuk sistemine zarar verdiğini anlatan Enginyurt: “İki dilim baklava çaldı diye 8 yıl hapis cezası yiyenlerin olduğu ülkede 2.2 milyar parayı götürenler neden hesap vermiyor?” diye sorarak şöyle devam etti: “Sayın Erdoğan iktidara geldiğinde ‘Fırat kıyısında bir kurt, bir koyunu kapsa, ilahi mahkemede hesabı Hz. Ömer’den sorulur’ demişti. Şimdi milyonlar Hz. Ömer adaletini bekliyor.” AKP’nin eski Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya fona 163 milyon lira yatırmış, dört ay sonra 2.2 milyar lira çekmiş, kısa bir süre sonra da fon batmıştı. Bakan hanım şimdiye kadar ne ifade verdi, ne de gözaltına alındı! GÜNÜN SÖZÜ Eleştiri ağrı gibidir ülkede yaşanan arızaları gösterir!