Şöyle düşünün; Her ay 100 lira kazanıp 130 lira harcıyorsunuz. Nereye kadar böyle gider? Kredi kart limitiniz yettiği veya borç bulabildiğiniz sürece... Sonrası fena!
İşte bir ülkenin cari açığı da o hesap... Kazandığından fazlasını harcayınca ortaya çıkıyor. Devamlı cari açık verirseniz döngünün bir yerde tıkanması kaçınılmaz oluyor.
Kolay değil Türkiye’de kronik hale gelmiş cari açığı devirmek. Bir açıkladılar ki eylül ayında devirmişiz! Hatta ağustos ayını da düzelttiler. O ay da cari fazla vermişiz. İki ay üst üste! Dile kolay altı yıldır böyle bir tablo ile karşılaşmamıştık.

Cari fazla verdik ama...


Son iki ayda fazla vermemize karşın, ocak- eylül döneminde toplam cari açık 25.5 milyar dolar açıklandı. Yine de bu bir başlangıçtır deyip ayrıntıları incelemeye başladım. Meğer cari açık cephesinde değişen bir şey yokmuş!
Şöyle ki; geçen yılın eylül ayında 2 milyar 365 milyon dolar açık vermişken, bu yıl 95 milyon dolar artıya geçmişiz. Ne yapmışız da cari açığımız iyileşmiş? Biz bir şey yapmamışız, kendiliğinden olmuş!

Artılar ve eksiler


Dünyada üçte bir fiyatına düşen petrol büyük etken... İthalatına artık çok daha az ödüyoruz. Ona artı puan yazıp geçiyorum.
Ekonominin büyümesi çekilince, sanayinin yatırım iştahı tükenince, millet tüketimi azaltıp eve gidince haliyle harcamalarımız da azaldı. Buna da ülke ekonomisi adına eksi, cari açık adına artı yazıp devam ediyorum.
İhracat ve turizm gelirleri geçen yıla oranla ciddi anlamda düştü. Eksi...

Cari açığı kapayan noksan!


Şimdi gelelim en vurucu kısma... Hani demiştim ya; ocak- eylül döneminde toplam cari açık 25.5 milyar dolar oldu diye... Açığın yarısından fazlası, yani 13.4 milyar doları “net hata ve noksan” ile kapanmış.
Neydi net hata noksan? Ülkeye döviz gelmiş ama “nereden geldiğini bilmiyoruz” demenin teknik haliydi... Para sistemine giriş ya da çıkış yapan kaynağı belirsiz döviz miktarını, ödemeler dengesi tablosunda “net hata ve noksan” kaleminde görüyoruz. Coşmuş, gitmiş!

Neyin parası bu?


Uzun vadede bu durumun dengelenmesi, küçük çaplı olduğundan fazla da etkilemesi beklenir. Bizimki ülkenin cari açığının yarısını kapatıyor!
Genelde kayıt dışı ve turizm gelirlerinden oluştuğu düşünülür. Pekâlâ, gelen Suriyelilerin parası, IŞİD’in zulaları, vergi ödememek için ülkeye gizlice sokulan paralar, uyuşturucu paraları, aklanan kara paralar da olabilir.
Ancak işimize yaradığı için üzümünü ye bağını sorma diyemiyoruz... Çünkü biliyoruz ki tatlı tatlı yemenin acı acı çıkarması olur.