Ekrem İmamoğlu’nun lise yıllarına gidelim. Amatör ligde kalecilik yapıyor, okul takımında oynuyor. Antrenmanlar, turnuvalar oluyor, karma takımlarla maçlar oluyor. Dönemin çok ünlü futbolcularıyla birlikte oynuyor ve dolu dolu bir spor yaşantısı da sürdürüyordu.  Okul çantasında üç kitap var ama yanında koca bir çanta daha var. Arada kaçıp antrenman yapacak. Akçaabat Sebatspor da ikinci ligin önemli bir takımı ve İmamoğlu’nu profesyonel yapmaya da kararlılar. Futbolculuk O’nun kafasına yatıyor. Ama baba Hasan İmamoğlu, oğlunun niyetini anlayınca İstanbul’da bir iş adamı arkadaşıyla konuşmuş. O, çocuklarını Kıbrıs’a üniversiteye göndereceğinden söz ediyor.

Baba, İmamoğlu oğlunun futbolcu olmasını istemiyor. Ekrem İmamoğlu, üniversite sınavına girdiğinde İşletme fakültesini kazanabiliyordu. Fakat ailesi onun inşaat mühendisi olmasını istiyordu. Ancak, İmamoğlu, mühendisliği kazanamadı. Babası, “Kıbrıs’ta bir sınav var ona gideceksin” dedi. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin inşaat mühendisliğini yazmasını istedi. Girne’de Amerikan Üniversitesi de açılmıştı. Oranın da işletme ve ekonomi bölümü var. Amcası, onu inşaat fakültesini yazmaya ikna için uğraşırken, İmamoğlu üç gün içinde İşletme Fakültesi’ne kayıt yaptırma konusunda amcasını ikna etti. Artık o “İşletme Fakülteli Ekrem İmamoğlu” olmuştu. Üç arkadaşıyla birlikte Girne’de ev tuttular. Orada da futboldan uzak kalmadı. Kıbrıs Türk Ocağı futbol takımının kalecisi oldu. İki yıl orada futbol oynadı.

YATAY GEÇİŞ İÇİN BAŞVURDU

Okul arkadaşı Murat, İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yaptı, diğer arkadaşlarından da başka üniversitelere geçenler oldu. İmamoğlu da İstanbul Üniversitesi’ne geçiş için başvurdu. Ekrem İmamoğlu, o süreci şöyle anlattı:

“Başvurum kabul edildi ve İstanbul Üniversitesi işletme fakültesi İngilizce işletmeye geçecektim. Geçişte bir talihsizliğimiz oldu kabul edildik ama iki ders kabul edildi iki dersin dışındaki bütün dersleri sıfırdan alacağım. Yani ben 2. sınıftan, 20 dersle başladım. Başarılı oldum. Üniversite yaşamım devam ederken yoğun bir iş hayatım da başladı. Babamın işi olan inşaat işiyle haşır neşir oldum. Hatta eşimin yöneticisi oldum. Meşhur köfteci dükkanları açtım. Bu esnada yine duramadım hem fakülte takımında hem üniversite takımında futbol oynamaya başladım. İstanbul Üniversitesi ile Türkiye şampiyonalarına gittik, Türkiye dördüncüsü olduk. Üniversitede İşletme Fakültesi’nin de kalecisiydim. Takımımız iki yıl üst üste İstanbul Üniversitesi’nde şampiyon oldu. Böyle keyifli spor hayatım var okuluma da gidiyorum. Derslerim iyi derken üniversite bitti tabii iş yaşamım çok yoğun. Tam üniversite bitti, askerlik konusu var. Üniversitenin sosyal bilimler fakültesinin insan kaynakları sınavına girip kazandım. O dönem 3 ders verdim ama böyle askerliği de uzatınca biraz tembellik yaptım ve bıraktım. Sonra, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde af çıktı ve programı bitirdim. Dolayısıyla İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nden İnsan Kaynakları mastırım var.”

İŞTE DİPLOMAM

Ekrem İmamoğlu, hem futbolu, hem öğrenimini birlikte sürdürdü. 1994 yılında mezun oldu. Diplomasında dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Berkarda’nın, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Kurtuluş’un imzası var.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden aldığı Transkript belgesi 16 Ağustos 2017 tarihini taşıyor. Burada, diploma programının İşletme Anabilim Dalı İnsan Kaynakları Yönetimi, Tezli Yüksek Lisans Programı (Örgün Öğretim) olduğu belirtiliyor.

İmamoğlu, o dönem gerçekten tembellik etmiş. 10 Eylül 2014’de bu programa kayıt yaptırmış, Af Kanunu çıktıktan sonra öğrenimine devam etmiş ve 24 Nisan 2017’de ancak mezun olabilmiş.

DÜN FAKÜLTESİNDEYDİ

Ekrem İmamoğlu, dün İstanbul Üniversitesi’ne gitti. Gitmişken mezun olduğu İşletme Fakültesi’ni de ziyaret etti. Öğrencilik günlerini andı. Belediye yetkilileri, gidişin önceden planlandığını, diploma ile ilgili yazılanlarla bir ilgisinin olmadığını belirttiler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da adaylık sürecinde diploması gündeme gelmişti. Erdoğan’ın, fakülte kütük defterinde diplomasını elden aldığı belirtiliyor. Diplomayı kimin verdiği, kimin aldığı önemli. Bir YÖK yetkilisi, “Bunun belirlenmesiyle birlikte Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili tartışmalar da bitti” görüşünde.

Nevin Bilgin’in yeni kitabı: Devlet Bahçeli MHP’si

Gazeteci Nevin Bilgin, muhabir olarak yıllarca MHP’yi izledi. Galeati yayıncılıktan çıkan yeni kitabı “Küreselleşme ve Milliyetçilik: Devlet Bahçeli MHP’si (1997-2023)” raflarda yerini aldı. Kitap, 1990’ların sonlarından itibaren yükselen milliyetçiliği ve küreselleşmenin bu süreç üzerindeki etkilerini derinlemesine ele alıyor. Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’nin küreselleşmeye yönelik tutumları ve bu süreçte yaşadığı değişimleri içeren önemli bir başvuru kaynağı olma niteliği taşıyor.

Kitapta, 1997’den, 2023’e kadar partinin yayın organları, seçim beyannameleri, parti programları ve Devlet Bahçeli’nin göreve geldiğinden bu yana yaptığı konuşmalarındaki küreselleşme vurgusu da yer alıyor. Kitapta şu ayrıntı da dikkat çekiyor:  

“Küreselleşme, başta yoksul kesimler olmak üzere toplumlar üzerinde yarattığı kültürel, ekonomik ve sosyal hegemonya ve baskı unsurlarıyla milliyetçilik, köktendincilik gibi yerel unsurların da güçlenmesini beraberinde getirmiştir. Hem küreselleşme karşıtı hem de küreselleşme içinde gelişen milliyetçilik, küreselleşme ile bağlantılı ve diyalektik bir ilişki içindedir. MHP ve Türk milliyetçilik anlayışının başlangıçtan bu yana küreselleşmeyi kabul ederek, Türkiye’nin de küresel bir güç olarak içinde bulunduğu bir düzenden yana tavır koyduğu görülmektedir.”