Türkiye topraklarında düşürülen iki füze için, “Hedef İncirlik Üssü’ydü” deniliyor. İncirlik, “NATO Üssü” olarak biliniyor. Ama durum hiç de öyle değil. İncirlik’le ilgili yapılan açıklamalar, iddiaların önemli bir kısmının gerçeklerle ilgisi yok. 2019-2022 yıllarında İncirlik Ana Jet Üs Komutanlığı görevinde bulunan emekli Pilot Tuğgeneral Gürel Özusta, İncirlik’i SÖZCÜ’ye anlattı.
Gürel Özusta, Türk Hava Kuvvetleri’nde zorunlu hizmetini tamamladıktan sonra Türk Hava Yolları’nda 8 yıl kaptanlık yaptı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra, çok sayıda pilotun tutuklanması, ihracı sonucu pilot açığı doğdu. Özusta, gönüllü olarak TSK’ya döndü ve bir yıl sonra İncirlik Ana Jet Üs Komutanlığı’na Tuğgeneral rütbesiyle atandı. Göreve dönüşü için, “Ölene kadar bizim için geçerli olan yeminimiz vardı. O kritik süreçte kaptanlığı bırakıp o yüzden Silahlı Kuvvetler’ döndüm” diyor. Özusta, İncirlik’in Türkiye’de yanlış bilindiğini belirtti ve sorularımızı şöyle yanıtladı:

İNCİRLİK ÜSSÜ TÜRKİYE’YE AİT
Adana-İncilik Üssü, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, savaşa girmediğimiz halde, savaşa girmiş gibi Amerikalılarla diyaloğa girdik. 1950’li yılların başında anlaşmalarla kurulan bir üs, aslında Türk Hava Kuvvetlerimize ait. Sadece, Amerikalılara kullanım hakkı veriyoruz. Onlar bizden bir şey talep ediyor. Eğer biz uygun görürsek yapıyoruz. Örneğin bir üst yapı oluşturmak istiyorlarsa bunun onayını uygun bulursak biz veriyoruz. Sonra kullanıyorlar.
Kullanım amaçları bittikten sonra da anlaşmalar gereği aldıkları gibi teslim etmek zorundalar. Binayı yıkarak çevre düzenlemesi yapılmış, toprak olarak bize teslim etmekle yükümlüler. Savunma Ekonomik İşbirliği Anlaşması (SEİA) var. Bu bizim oradaki işlerimizi düzenleyen bir anlaşma. Birçok konuda bizim hakkımızı da koruyor. Ama zaman içerisinde ikili ilişkilere bağlı olarak bazı tavizler verilmiş. Sonuçta orada doğal olarak hayli üst yapı yapmışlar.
DENETİMİMİZDE, RESMİ ADI: 10. ANA JET ÜSSÜ
İncirlik artık bir Amerikan üssü değil. İncirlik’in şu an resmi adı 10. Ana Jet Üs Komutanlığı. Başında da bir generalimiz var. Yani bizim orada F-16’larımız, tanker uçaklarımız, İnsansız Hava Araçlarımız, arama kurtarma helikopterlerimiz var. Oldukça büyük üslerimizden birisi.
Bu üssümüzde anlaşma gereği hem NATO kapsamında hem de ikili anlaşma kapsamında bulunan Amerikalılar var. Başkaları da var. Örneğin İspanyollar da orada. Katarlıların bir ekibi var. Ben oradayken Polonyalılar da deniz karakol uçaklarıyla NATO kapsamında bize destek olmak için gelmişlerdi. Yani değişik ülkeler NATO kapsamında gelebiliyor. Yani İncirlik’in hem NATO şapkası var hem milli.
Bu anlaşmanın belli bir tarihi yok. Anlaşmalar zaman zaman güncelleniyor. Bu iki ülke arasındaki ilişkilere bağlı. Her yıl denetlemeleri olur. Bizim ilgili bakanlıklarımız. Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret ve Gümrük Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Silahlı Kuvvetlerimiz geliyor, anlaşmaya uygun hareket edilip edilmediğini de denetliyorlar. Genelde anlaşmalara uyuluyor. Yani siz isterseniz o anlaşma gereği onların uymasını çok kolay sağlarsınız. Uymazlarsa onların iznini iptal edebilirsiniz. Böyle bir yetkiniz ve hakkınız var.
ABD’NİN MUHARİP BİRLİĞİ YOK
İncirlik’in durumu çok yanlış biliniyor. Amerika’nın şu an İncirlik’te muharip herhangi bir birliği yok. Şöyle bir şey var: Adana için İncirlik farklı bir yer. Çünkü dolar var. Adamlar oradaki üssü işletmek, oraya gelen personelinin ihtiyaçlarını karşılamak, faaliyetlerini yürütmek için sosyal tesisler kuruyor. Bunları da taşeron olarak Türk firmalarına yaptırıyor.
Türkiye’den alışveriş yapıyorlar. Bunu yaparken de tabii ki bizim ülkemizin şartlarına göre değil, dolarla ödeme yapıyorlar. Adana’da birçok kimse İncirlik ile bir bağlantı kurmak ister.
Birliğin içerisinde Amerikalıların lojmanları da var, misafirhaneleri de var. Amerikalılar kendileri dışarıdan hizmet alıyorlar. Ama Türk tarafının onayını almak zorundalar. Bizim tarafımızdan onların güvenlik soruşturması yapılmak zorunda. Biz onay verdikten sonra oradaki esnafla anlaşıp, kendileri adına o tesisleri kurdurabiliyorlar. Orada sanıldığı gibi binlerce değil, bin civarında ABD askeri bulunuyor.
TÜRKİYE’NİN İZNİ OLMADAN
İncirlik, ABD askerlerinin kullandığı aktif bir üs değil. Kapatmıyorlar doğal olarak. Aldıkları bir hak var. Ama, soğuk savaş dönemindeki gibi kullanılan bir yer değil. Orada şöyle bir uygulama da var: Amerikalıların oraya getirdikleri muharip uçaklarıyla, muharebe görevi yapamazlar. Yapabilmeleri için mutlaka Türkiye’den izin almaları gerekiyor. Orada ancak belli şartlarda eğitim görevi yapabilirler.
Türkiye’de imha edilen iki füzenin hedefinde İncirlik Üssü olduğu yorumları yapılıyor. Ben; İncirlik’in bu haliyle hedef olacağını düşünmüyorum. Türkiye’de Amerika’yla ilgili bir şey olduğu zaman ilk akla gelen yer İncirlik. Bu geçmişten gelen bir birikim. Yani insanlar Amerika deyince, örneğin ben orada görev yaparken de, Amerika’ya ilişkilere giriliyor. Hemen İncirlik’in nizamiyesi önünde gösteri yapılır. Oradakilerin orayla bir alakası yok ki.
İRANLI OLSAM BURAYA ATMAM
İncirlik yanlış algılanıyor. İncirlik şu an Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Hava Kuvvetleri’ne bağlı 10. Ana Jet Üst Komutanlığı. Yaklaşık bir yıl önce bu ismi aldı. Daha önce 10. Tanker Üs Komutanlığı’ydı. Benim görev yaptığım dönemde de oydu. Ama yine F-16’larımız vardı.
15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Merzifon’daki bir filo İncirlik’e aktarıldı. F-16 birliğimiz var. Tanker uçaklarımız zaten geldiğinden beri orada konuşlu.
İHA’larımız var. Orada çok ciddi görevler de yaptık. Konum olarak da bizim için de çok kritik ve değerli bir üs.
Ben İranlı olsam, şu an orayı hedef almam. Çünkü oradan Amerika’nın, İran’a karşı yaptığı herhangi bir faaliyet yok. Sadece askeri var. Askeri var diye saldırıyorsan orada Türk askeri de var. Şimdi attığı füze belki de bizim oradaki birliğimize tesadüf edecek. O zaman ister istemez Türkiye ile İran kötü pozisyona gelecek. Yani çok mantıklı bulmuyorum ben İran’ın oraya saldırmasını.
BİZDEN HABERSİZ UÇUŞ YAPAMAZLAR
İncirlik bir Türk üssü. Amerikalılar orada misafir olarak bulunuyorlar ve sürekli Türklerin denetimindeler. Kurallara uygun olup olmadıkları her yıl sıkı bir biçimde denetleniyor. Şu anda da orada İran olsun ya da diğer harekâtlar olsun, Türkiye Cumhuriyeti izin vermeden herhangi bir şekilde muharebe uçuşu gerçekleştiremezler.
Bir ülkede, savaşı kazanmak için hava kuvvetleri çok öncelikli bir kuvvettir. Hava kuvvetleri olmadan olmaz. Ama tek başına hava kuvvetleri de bir işe yaramaz. Bunu şu an görüyoruz zaten. Siz uçakla vuruyorsunuz, vuruyorsunuz. Ama kontrol etmek için, orayı ele geçirmek için mutlaka kara harekatı gerekiyor. Ama hava kuvvetleri olmadan, kara kuvvetlerini gönderirseniz de sizin kara kuvvetleriniz telef olur.
ABD ASKERİ İÇİN BATAKLIK OLUR
Şu an İran’ın elinde öyle bahsedilecek bir hava kuvvetleri yok. Hani, İsrailler F-35 ile İran uçağını düşürdüklerini açıklıyorlar. O uçak düşmek için kalkıyor zaten. Yani F-35’e karşı bir şansın olmadığın biliniyor. Çünkü elindeki silah çok eski. Şimdi İran’ın elinde 1979 öncesi ABD uçakları ile Rusya’dan aldığı birkaç adet uçak var. Hiçbirisi şu an Amerika’nın ve İsrail’in elindeki modern savaş uçaklarıyla boy ölçüşebilecek kabiliyette değil. Attıkları mühimmatlar da değil.
O yüzden İsrail bu kadar kolay giriyor, Tahran’ı bombalıyor, çıkıyor. Karşı koyacak bir güç yok. İran’ın en güçlü olduğu alan füzeler. Onu da kullanıyor zaten. Kara kuvvetleri de güçlü.
O yüzden şu an Amerika girerse büyük bir bataklık olur onun için. Yani çok can kaybı verirler.
İran, Suriye ve Irak’la kıyaslanamaz. Vatanına sahip çıkıyor, vatanı için ölmeye hazır. Bu yönleri Türk milletine çok benziyor. Batılıların anlayamadığı da işte bu. İranlı, vatan için ölmekten geri durmuyor.”