YENİ LİSTE 2020’YE KADAR ÇIKARILACAK
Sayıştay’ın bu tespiti ile ilgili Boğaziçi Üniversitesi tarafından verilen yanıtta Boğaziçi Üniversitesi Vakfı üzerinden üniversiteye bağışlanan “Halet Çambel Binası” ile birlikte devredilen ev eşyalarının nadir eserler konusunda uzman olmayan bir komisyon tarafından hatalı bir şekilde toptan “Geleneksel Türk Süslemeleri” olarak nitelendirilip kaydedildiği kabul edildi. Şu anda sayım yapılmasının ve komisyon tarafından taşınırların durumuna ilişkin karar verilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek restorasyon işlemleri tamamlandıktan sonra uzman bir ekip tarafından mevcut eşyaların uygun tanımlarının yapılarak yeni bir envanter listesi oluşturulacağı kaydedildi. Günümüz ev eşyaları içinde mevcut olan nadir eserlerin ayrıştırılarak bunların eser olarak kaydedileceği anlatılarak çalışmanın; tasnif, onarım ve koruma gibi üç ayrı işlem gerektireceği için en az iki yıl boyunca yani 2020’ye kadar devam etmesinin öngörüldüğü ifade edildi.
1930’LARDAN BERİ ÇAMBEL AİLESİ KULLANIYOR
Geçmişi Sultan II. Mahmud dönemine dayanan 1. Grup eski eser tescilli yalı, 1930’lu yıllardan beri Prof. Dr. Halet Çambel ve ailesi tarafından kullanılıyordu. Türkiye'nin olimpiyata giden ilk iki kadın sporcusundan biri olan arkeoloji dünyasının duayen ismi Prof. Dr. Halet Çambel’in yarım asırdan fazla yaşadığı yalı, uluslararası Ağa Han ödüllü eşi Nail Çakırhan tarafından 2004 yılında “Halet Çambel ve Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırma Merkezi” olarak kullanılması için Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlandı. Boğaziçi Üniversitesi, Kalkınma Bakanlığı desteğiyle sürdürdüğü, “Tarihi ve Kültürel Miras” konulu araştırma projeleri kapsamında Kırmızı Yalı’yı amacına uygun olarak kullanmak üzere kısa bir süre öne restorasyon çalışmalarına başlandı.