“İki ayyaş”tan nereye geldi!..
Tayyip, kaçak sarayda muhtarları toplamış konuşuyor...
Kafasında önümüzdeki seçimler var...
Onun için hayat memat meselesi...
Meclis’te “gerekli çoğunluğu sağlayamazsa” başkanlık hayalleri suya düşecek...
O sebeple Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın oyları yönlendirmek için tehditlere başvurabileceğini belirterek, lafı şöyle bağlıyor:
“Namuslu insanlar, namussuzlar kadar şerefli olmadıkça, cesur olmadıkça başarılı olamayız. Bu merhum İnönü’nün lafıdır ve bunu görmemiz lazım”
* * * *
İsmet Paşa “iki ayyaştan biri” idi, şimdi “merhum İnönü” oldu!..
Ayrıca, onun sözüne “şerefli” lafını ekleyerek, namussuzların da “şerefli” olduğunu vurgulamış oldu...
Lafa bakın:
“Namussuzlar kadar şerefli olmadıkça”
Oysa İnönü‘nün sözünün aslı şöyle:
“Bir memlekette namuslu insanlar da en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur”
* * * *
Ülkenin, şimdiye kadar hiç olmadığı kadar cesur insanlara ihtiyacı var!..
Mesela 4 bakanı aklama operasyonunda Yüce Divan yönünde oy kullanan 48 AKP’li milletvekili gibi...
Tayyip bu lafı Meclis’teki Yüce Divan oylaması için de söyleyebilir miydi?..
Ama şimdi başkanlık hayalleri içinde muhtarlara “namus ve cesaret” dersi vermeye çalışıyor!..
* * * *
Madem laf açıldı, geriye dönelim; Ekonomi eski Bakanı 700 bin liralık saatin parasını vermiş...
Bir otelin not kağıdına o İranlı çocuk “aldım” diye yazıp imzalamış... Biz de kabul ettik!..
İyi de, bir bakanın altın ticareti (!) yapan bir çocukla, İsviçre’den saat getirtecek kadar samimiyeti nedir?..
* * * *
İranlı Reza, Ekonomi Bakanı’na piyano hediye ediyor!..
Neden?..
Zafer Çağlayan, “Hediye etti ama parasını ödedim” diyor; onu da kabul ettik!..
İyi de, bir Ekonomi Bakanı ile altın ticareti yapan bir İranlı çocuğun piyano alış verişi yapacak kadar özel ilişkisi nasıl olabilir?
* * * *
AB eski Bakanı’na elbise filan hediye etmiş, ama ceplerinde dolar filan yokmuş; çikolata yollamış ama içinde dolarlar filan yokmuş; onu da kabul ettik!..
Peki bir bakanın bu adamla samimiyeti nedir?..
Aynı mahallede çelik-çomak mı oynamışlar?..
Bütün bunlar, Yüce Divan’a ret oyu veren AKP’li vekiller tarafından sorgulanmadı!..
* * * *
İsmet Paşa’nın o gün için söyledikleri bugün için de aynen geçerli...
“Bir memlekette namuslu insanlar da en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur”
Ancak, bugün ülkemizde kol gezen namussuzlar,
hırsızlar, rüşvetçiler itibar sahibi oldu, namusluların yerini de iktidar yalakaları aldı...
Namuslu kalanlardan cesaret bekliyoruz, cesaret!..
Uyu yavrum ninni!..
Ülkenin Adalet Bakanı dün açıklama yaptı:
“17 Aralık olmasaydı, Fethullah Gülen Pensilvanya’dan, Humeyni’nin İran’a dönüşü gibi Türkiye’ye gelecekti”
Bunlar 12 yıl boyunca ortaklık yapıp devleti bölüştükleri adamların ne mal olduğunu iktidara yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla anlamışlar...
Türkiye’nin ne kadar saf, ne kadar aymazların elinde kaldığına bakar mısınız?!.
Tam 12 yıl boyunca uyumuşlar, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasıyla karşılaşınca kafalarına “dank” etmiş...
Yani o da olmasa ortaklık halen devam edecekti, şu derin uykuya bakınız...
Meğer bunların idare ettiklerini zannettikleri devlet ellerinden çıkıp gitmiş, kendileri de bir sıfırdan ibaretmiş!..
Vah yazık bu ülkeye!..